TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Sahipsiz, desteksiz kalmak

Altın Kurbağa ödülüne lâyık İrfan amcam anlatmıştı: “Liseyi bitirene kadar cuma ve bayram namazlarımı kılardım. Aileden gelme bir imanım vardı. Üniversitede biyoloji bölümünde okuyordum. Evrimci, Darwinci bir öğrenci bana musallat oldu.

İlim kıyafetine bürünmüş iddialarına cevap veremiyordum. Bir gün son darbeyi vurdu. Birden Allah inancım yok oldu. Ama dünyam karardı. Sahipsiz, desteksiz, çaresiz bir insan olarak ortada kalakaldım. O anda intiharı düşündüm. Artık, yaşamanın bir mânası yoktu. Yanıma birisi sokuldu. ‘Birkaç gündür sizi takip ediyorum. Onun sözlerini çürütecek, imanî gerçekleri isbat edecek kitaplar var.’ diyerek cebinden Tabiat Risalesi’ni çıkardı ve izah ederek okumaya başladı. Yeniden dünyam aydınlandı. Çok güçlü fikirlerle inkârcı görüşleri çürütüyor iman hakikatlarını gönlüme yerleştiriyordu. İslam inancının gerçekten aklî ve mantıkî esaslara dayandığını isbat ediyordu.”

Akşam-yatsı arası okunması pek çok faziletli bulunan Tevhid cümlesini Yirminci Mektup’ta izah eden Üstad Hazretleri, Birinci Kelime olan “Lâ ilahe illallah” için diyor ki: “Hadsiz ihtiyaçlara mübtelâ, nihayetsiz düşmanların hücumuna hedef olan insan ruhu şu kelimede öyle bir medet ve imdat noktası bulur ki, bütün ihtiyaç ve hâcetlerini temin edecek bir Rahmet hazinesi, kapısını ona açar. Öyle bir dayanma noktası bulur ki, bütün düşmanlarının şerrinden emin edecek Mutlak bir Kudretin Sahibi olan kendi Mabudunu ve Yaradanını bildirir tanıttırır, Sâhibini gösterir, Mâliki kim olduğunu anlatır. O gösterme ve bildirme ile, kalbî, mutlak vahşetten, yalnızlıktan, ruhunu elem ve acı veren hüzünden kurtarıp, ebedî ferahı ve dâimî bir süruru temin eder.

“İkinci kelime olan ‘Vahdehû’da şifalı, saadetli bir müjde vardır. Şöyle ki: Kâinatın, nevi ve türlerinin çoğu ile alâkadar ve alâkadarlık yüzünden perişan ve keşmekeş içinde boğulmak derecesine gelen insan ruhu ve kalbi ‘Vahdehû’ kelimesinde bir sığınak, bir kurtarıcı bulur ki, onu bütün o keşmekeşten, o perişaniyetten kurtarır. Yani ‘Vahdehû’ mânen der: “Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlar karşısında zillete düşüp minnet çekme, onlara yaltaklanıp boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünkü kâinatın Sultanı birdir, her şeyin anahtarı O’nun yanında, her şeyin dizgini O’nun elindedir, her şey O’nun emriyle halledilir. O’nu bulsan, her istediğini ve arzuladığını buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun.”

Gerçekten “Lâ ilahe illallah” ve “Vahdehû” kelimelerindeki müjdelere insanlığın, kalbi ve ruhu ne kadar muhtaç… Bunlardan haberi olmayanlara da ne kadar bîçare ve şaşkın… İşte yaşadığımız şu Avrupa ülkesinin sokakları…. Bizim bir an önce bu insanları bu gerçeklerden haberdar etmemiz ve ellerinden tutmamız gerekir. Öyle değil mi?

20.01.2016 16:39