TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Nusret Hoca

Ağrı’da Nusret Hoca’nın yanında uzun müddet kalmış olan Bilal Bey, Nusret Hoca’dan nakletti:

“Ben bir tarikatta idim. Askerde iken bir komutanım benimle Barla’ya Üstad’a kitapları gönderdi. O kitapların ne olduğunu bilmiyordum. Sonradan Risale-i Nur olduğunu öğrendim. İlk giderken, ‘Acaba benim Şeyhim Küfrevî Hazretleri mi, yoksa bu zat mı daha büyük diye içimden geçirdim. İlk götürüşümde bir şey demedi, ikinci defa da bir şey söylemedi. Ama üçüncü gidişimde içimdeki tarikat sevgisi azalmıştı. Bir nevi kopmuştum. Şimdi bu Üstad da beni talebeliğe kabul etmezse ne olacağım, diye düşünüyordum.

Kitapları verip dönerken Zübeyr ile Üstad beni çağırttı: ‘Seni talebeliğe kabul ettim’ dedi. Ağrı’da Nazım ile ittifak ederek hizmet edin ve Patnoslu Nadir’e (Kör Hüseyin Paşa’nın oğlu), selam söyle dedi. Patnos’a gittim, sordum. Bana ‘Ona buralarda Nado Ağa derler’ dediler. Kaldığı yeri gösterdiler. Parkta oturmuş. Ayak ayak üstünde, sarhoş… Etrafında 5-6 tane koruması var. ‘Seyda’nın selamı var’ dedim. ‘Kim Seyda?’ dedi. ‘Seyda Üstad Bediüzzaman’ deyince birdenbire ayağa fırladı asker gibi durdu, ağlayarak selamı aldı: ‘Ben layık mıyım o selama… Ben kim o kim’ dedi. O zaman ben ‘Yazıklar olsun ben Üstad’ı bir sarhoş kadar anlayamamışım’ dedim.”

Nusret Hoca, şöyle bir rüya görür: Hocaefendi kendisine bembeyaz koyunlar gönderir ve bunları Nusret Hoca muhafaza etsin der. Nusret Hoca, bunları kendi ağılına yerleştirmek ister, bakar ki, sayıları pek çok, kardeşinin ağılına da kalanları doldurayım, der. Fakat çoban, “Gerek yok, ben onların hepsini senin ağılına yerleştireceğim, sen hiç telaş etme” der ve gerçekten hepsini de Nusret Hoca’nın ağılına aldırır ve ağılın kapısını kapatır. Bunun üzerine Nusret Hoca uyanır. Bunu Bilal Bey’e anlatır ve Amerika’ya gittiğinde tabirini Hocaefendi’den sormasını ister.

Bilal Bey Amerika’ya gittiğinde Doktor Ağabey’in odasında otururken oraya Hocaefendi girince, kendisine bu rüyayı anlatıp, tabirini sorar. Hocaefendi, “Bu güzel bir rüya… Koyun berekettir. İnşallah oralarda bereketli hizmetler olduğuna ve olacağına işarettir. Eğer koyun yerine sığır olsaydı sıkıntı olurdu.” diye tabir eder.

Gerçekten Uhud Savaşı öncesi, Peygamber Efendimiz (sas) rüyasında bazı sığırların boğazlandığını görmüştü, bunlar, bazı sahabe efendilerimizin (r. anhüm) Uhud’da şehit edileceklerinin işaretiydi. Yusuf Aleyhisselam, Melik’in rüyasında gördüğü yedi arık, zayıf ve yedi semiz ineği, kıtlık ve sıkıntılı yıllar olarak tabir etmişti.

Nusret Hoca bu süreçte hep Hocaefendi’nin tarafını tuttu, tehditlere rağmen vazgeçmedi. Meşveret toplantılarında hep Hocaefendi’yi müdafaa etti… Hocaefendi’nin, bizzat Tahirî Mutlu Ağabey tarafından yerine vekil bırakıldığını anlattı…

02.02.2016 16:22