TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Kedi mırıltısı üzerine araştırmalar ve mırıltının faydaları

Babam, Koca Dedem’den naklen kedilerin hırhır ve mırmırlarının “Yâ Rahîm” demek olduğunu yazmıştı. Halbuki meselenin bir de ilmî yönü var. Şimdi ben o cihetini yazacağım:

İnsanlarda, rahatlama ve sevgi duygusu geliştirir. Kedilerin vücut ısıları, insan vücut ısısını da yükseltir. Kedilerde mırıldama, insan vücudundan benzer duyguları uyandırdığı için sevgi bağı hissettiriyor. Bu durum ise, dolayısıyla stresi azalmaya yardımcı oluyor.

Her canlının bir iletişim şekli vardır. Kedilerinki ise mırlama, miyavlama gibi çıkardıkları seslerdir. Kişi yalnız kaldığında, birinin ona buradayım, yanındayım demesi iyi gelir. Kedilerin çıkarttığı sesler de, kişiye gelecektir.

Kedilerin çıkardığı ses, soft bir müzik yapısına sahiptir. Bu tür sesler beyinde, hem oksijen hem de glikoz tüketiminin artmasıyla kişide olumlu hisler ve mutluluk meydana getirir.

Rahatlatıcı etkisi, devamlı bir uğultu şeklinde olduğu için, alçak seslerde sakinleşen insanlara iyi gelmektedir. Sakin ve düşük ses tonuyla konuşan insanların, sakinleştirme etkisi bulunmaktadır. Aynı durum kediler için de geçerlidir.

Kediler 20-140 Hz aralığında ses çıkarırlar. Bu aralıktaki bir titreşim birçok hastalığın tedavisinde de etkilidir. Kedi sahibi olan kişilerin, daha az kalp krizi riski vardır. Kas sakatlıklarında iyileştirici etkisi bulunur. Bir kediyi sevmek,insanı sakinleştirir ve buna bağlı olarak stresi azaltır. Vücutta oluşan enfeksiyon ve şişliklere iyi gelir. Kedi mırlaması duymak, kan basıncını düşürür. Kedilerin çıkarmış olduğu ses seviyesi, kemik sağlığını korumada faydası olan en uygun aralıktadır.

Kediler, yalnız olduklarında, ne kadar mutlu olursa olsun mırlamazlar. Yalnızca yanında biri varken ses çıkardıkları kanıtlanmıştır. Bunu, bir iletişim dili olarak kullanmaları, yanında insan yokken mırıldamamasından anlaşılabilir. Bilim adamlarına göre kediler, mırlamayı insanlarla iletişim kurmak için geliştirmişlerdir. Kedilerin, ağır ağrılı hastalara yaklaşarak saatlerce mırladıkları ve buna bağlı olarak ağrılarda hafifleme olduğu, hekimler tarafından gözlenmiştir. Acılarınızda veya üzüntülerinizden kurtulmak için, birçok ağrı kesici, anti-depresan ilaçları kullanırken, kediler bunu doğal yol-
lardan yapabilmekteler.

Bir çoğumuzun anlam vermediği mırlama öyle faydalı bir şeymiş ki okudukça bana hak vereceksiniz.

Vahşi, evcil tüm kedigiller familyası mırlama yeteneğine sahip. Bildiğiniz gibi mırlama ile beraber bir titreşimde meydana geliyor. Mırlama kedilerin gırtlaklarındaki kasların titreşimleri ile başlıyor. Buna tüm nefes yolundaki kaslar ve diyaframda eşlik ederek dakikalar süren senfoni başlıyor. Mırlama sonucu saniyede 20-50 arası titreşim (20-50 hertz) oluşuyor. Bu süreçte kediler normal nefes alıp vermeye devam edebiliyorlar. Bu ses frekansının olumlu etkileri olabileceği ile ilgili ilk araştırmaların başlangıcı 1950’li yıllara kadar uzanıyor. O yıllarda çok ciddiye alınmayan çalışmaların sonuçları günümüzde artık bilim insanlarınca tartışılmıyor. O günden bugüne kadar yapılan birçok araştırma, kedilerle bir arada yaşamının zihin ve beden sağlığı üzerinde birçok olumlu etki
yaptığı şeklinde sonuçlanmıştır.

GELELİM MIRMIRLARIN BÜYÜLEYİCİ ETKİSİNE…

İngilizce “purr therapy” diye tanımlanan bu tedavi şekline biz de “mırr terapi” ismini verelim. İlk önemli çalışma Amerika’dan. Uluslararası Fauna İletişim Araştırma Enstitüsünde yapılan çalışmalar sonucu kedilerin mırlayarak doğal bir iyileştirme yeteneğine sahip oldukları kanıtlanmış. Çeşitli nedenlerle yaralanmış sokak ve ev kedilerinde yapılan çalışmalarda, mırlamanın kedilerin kemik ve organları üzerinde iyileştirici özelliğe sahip olduğu anlaşıldı. Dr. Elizabeth Muggenthaler başkanlığında yürütülen çalışma sonucu kedilerin kendilerini mırlayarak tedavi ederken çıkardıkları seslere benzer frekansta (2050 hertz) sese tabi tutulan insan kemiğinin de güçlendiğini saptanmış. Aynı çalışmada bu etkinin sadece kemiklerde değil kas, eklem, tendon ve bağ doku yaralanmalarında da başarılı olduğu görülmüş.

Bir diğer çalışma Fransa’dan. Çalışma sonucu kedi mırıltısının, kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan serotonin, prolaktin ve oksitosin hormon düzeylerimizi artırdığı, stresle baş etmekte, hatta depresyona karşı savaşmakta bu hormonal değişikliklerin son derece yararlı olduğu bilimsel olarak ortaya konulmuştur. Meslektaşım Jean Yves Gauchet, mırr terapinin etkisinin kedinin göğüs kafesinin boyutuna bağlı olduğu ve genişledikçe stres giderici etkinin çoğaldığını saptadı. Demek ki büyük kedisi olanlar daha şanslı (minyon kedi sahipleri üzülmeyin aradaki farkı ikinci bir kedi sahiplenerek kapatabilirsiniz).

Son çalışma Avusturya’dan. Burada KST2010 adını verdikleri bir cihaz geliştiriyorlar. Cihazın özelliği komik ama gerçek, kedi mırıltısını elektronik olarak taklit etmesi (Avusturya’da kedi yok galiba). Cihazın mucidi Dr Fritz Florian’a göre bu alet, sporcularda kas ve dolaşım sistemini canlandırmak için başarıyla kullanılabiliyor.

Mırr terapinin kas ve kemikler üzerine olumlu etkisinden yola çıkan bazı bilim insanları şimdi de, aynı iyileştirici mekanizmanın menopoz döneminde kemik erimesinden şikayetçi olan kadınlarda uygulanıp uygulanmayacağını araştırmaya başlamışlar (bu arada benim tanıdığım hiçbir kedici teyzenin böyle bir şikayeti yok).

Günümüzde bir çok ülkede kediler çok çeşitli hastalıkların tedavisinde tamamlayıcı terapi amacıyla sağlık kuruluşlarınca kullanılmaktadır. Ne diyelim darısı kedinin anavatanı ülkemizin başına… Dr. S.Tarkan Özçetin

06.04.2016 19:54