TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Köpek sevgisi evladı geçmiş

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki “Ahir zamanda insanların bazıları evlatlarından çok köpeklerini sevecekler.” Bunu Amerika ve Avrupa olarak bütün batı ülkelerinde görüyoruz. Onları taklit eden ülkelerde hatta Müslümanlar arasında da yavaş, yavaş yaygınlaşıyor.

Bunun psiko-sosyal izahını yapanlar: “İnsanların kölelik devrinde, her emirlerini yerine getiren kölelerinin, köleliğin kalkmasıyla artık emirlerini yerine getireceklerin kalmaması üzerine, insanlar kendilerine sadakatla bağlı ve emirlerini dinleyen köpeklere yönelmişlerdir. Söz dinlemeyen, sadakatsız ve vefasız evlatlara karşılık köpeklere sevgiyle bağlanan insanların bu tavrını normal görmek gerekir.” Diyorlar. İsabetli bir izah olabilir… Olmayabilir de…

Ama ben şimdi başka bir hayvandan bahsetmek istiyorum… Bir kaç sene önce içtimai seviyesi ve İslami bilgileri oldukça yüksek itibarlı bir amcanın, kızının kedisini tedavi için on bin dolar üstündeki masrafından bahsetti. Özel maması ve temizliği için her sene neler sarf ediyor, bilinmez… Bu benim çok garibime gitti… Afrika’da insanlar açlıktan ölüyor. Fransız fotomuhabirinin, bir akbabanın açlıktan ölmek üzere olan çocuğun başında beklerken çektiği fotoğraf dünyayı ayağa kaldırıyor. Fransız intihar ediyor da bizim vicdanlarda sanki tık yok. Bu bana dokundu ama pek birşey söyleyemedim.

Şimdi yeni birşey duydum. Eskiden himmet deyince coşan, başkalarını teşvik eden bir ağabeyimizin, öğrenciliğindeki bu fedakarlıklarından, paralel meselesinden sonra hizmetle limoni olunca, babasının imkanları ile de iyi bir zenginlik konumuna gelmekle evine uzak bir ülkeden asil bir kedi almak istiyor. Hayata yeni gözlerini açtığı andan itibaren büyük para vererek satın alıyor. Görüntülerle büyümesini takip ediyor. O ülkeden gelişini hava alanında elinde çiçeklerle karşılıyor. Büyük bir itibarla alıp evinin en mutena bir köşesine yerleştiriyor. Birgün bir işleri çıkıyor ailecek o kediyi yalnız bırakıp mamasını ve suyunu yanına koyup gidiyorlar. Öbür gün geldiklerinde kediyi kanlar içinde bir köşede büzüşmüş olarak buluyorlar. Hemen kedi hastanesine kedi psikologlarına götürüyorlar. Bu asil kediler, böyle ilgisizlik karşısında intihara yeltenirlermiş… Bizimkiler bunu anlıyor ve özenle, dikkatle muamele ediyorlar. Bütün masraflar çabası… Yani Afrikadaki aç ve muhtaçlar şöyle bir dursun bakalım…

Evet insanlar hizmet aşkını, İman – Kur’an davası ruhunu kaybedince yapacak iş arıyorlar galiba.

Bir zamanlar Endülüs’te de Müslümanlar böyle fantazilere dalmışlardı… Malum ana meseleyi unutunca oradan kovuldular. Kalanlar da diri diri mezarlara gömüldüler veya ateşlere atılıp cayır cayır yakıldılar. Hala yaralı yaralı asıldıkları duvarlardaki kanlı çengeller duruyor da, İspanyol turist rehberleri hiç utanmadan bunların ne işe yaradığını Müslüman ziyaretçilere bile anlatıyorlar…

İbret almak lazım… “İslami izzet ve namusun yaraları çok derin” diyor Üstad Bediüzzaman.

17.09.2016 23:46