TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

İbretlik derin muhasebe

Bediüzzaman Hazretleri Yirmi İkinci Lem’anın Üçüncü İşareti’nin Hatimesinde diyor ki:

Kendince hayret uyandırıcı ve Allah’a şükretmeye vesile bir taarruz:

Bir fevkal’ade enaniyetli ehl-i dünyanın enaniyet işinde o kadar hassasiyet var ki; eğer onlar işin şuurunda olarak meselenin içinde olsalardı, keramet derecesinde veyahut büyük bir deha derecesinde olurdu. O muamele de şudur. Kendi, nefsim ve aklım bende hissetmedikleri bir parça riyakarane enaniyet vaziyetini, onlar enaniyetlerinin hassasiyet mizanı ile hissediyorlar gibi şiddetli bir surette, ben hissetmediğim enaniyetimin karşısına çıkıyorlar. Bu sekiz dokuz senede, sekiz dokuz defa tecrübem var ki, onların zalimane bana karşı muamelelerinin vukuundan sonra, kader-i ilahiyi düşünüp “Niçin bunları bana musallat etti?” diye nefsimin sinsi hilelerini arıyordum. Her defasında, ya nefsim şuursuz olarak enaniyete fıtri meyletmiş veyahut bilerek beni aldatmış olduğunu anlıyordum. O vakit, “İlahi kader, o zalimlerin zulmü içerisinde hakkımda adalet etmiş.” Bu cümleden olarak: bu yazın arkadaşlarım güzel bir ata beni bindirdiler. Bir seyrangaha gittim. Şuursuz olarak nefsimde, kendimi öne sürüp övünürcesine bir keyif arzusu uyanmakla, ehl-i dünya öyle şiddetli o arzumun karşısına çıktılar ki, yalnız o gizli arzuyu değil belki çok iştihalarımı kestiler. Hatta bu cümleden olarak, bu defa Razamandan sonra eski zamanda gayet büyük, kudsi bir imamın bize karşı gaybi kerametiyle iltifatından sonra kardeşlerimin, takva ve ihlasları, ziyaretçilerin hürmet ve hüsn-i zanları içinde –ben bilmeyerek –nefsim ihtihar edercesine güya manevi şükür perdesi altında riyakarane bir enaniyet vaziyetini almak istedi. Birden ehl-i dünyanın hadsiz hassasiyetle ve hatta riyakarlığın zerrelerini de hissedebilir bir tarzda, birden bana iliştiler. Ben Cenab-ı Hakka şükrediyorum ki, bunların zulmü bana bir ihlas vasıtası oldu… “Ya Rabbi şeytanların vesveselerinden ve onların yanımda bulunmalarından Sana sığınırım.” (Müminun Suresi, 23/97-98) “Ey Hafız ve koruyanların en hayırlısı olan Allahım! Beni ve arkadaşlarımı nefsin ve şeytanın şerrinden, cinlerin ve insanların şerrinden, dalalete düşmüş ve azgınlık yapanların şerrinden koru. Amin, amin amin…

Gerçekten Üstad Hazetlerinin bu çeşit derin tesbitleri bizleri de uyanıklığa sevk edecek güzellikte… Yani bizlere alarm veriyor: “Aman dikkat! Nefsinizin oyununa gelmeyin. Zalimlerin hücumlarında dahi nefsinizin bir hissesi olabilir. Siz kendinizi kontrol edip düzeltmeye bakın!” diyor.

31.08.2016 20:10