TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Hediyeleşin ve birbirinizi sevin…

İçinde bulunduğumuz şu günleri ve geçtiğimiz günleri güzelce değerlendirerek çok iyi örnekler oluşturan bazı insanlarımızın numûne-misal davranışlarını İsmet Macit amcam yazıp göndermiş. Ben de sizlere takdim ediyorum:

Bugün yeryüzünde maalesef kirletilmiş bir İslam imajı var. Dünya medyasının taraflı yayınları Müslümanların temsil eksikliği tertemiz İslam Dini’ni terör üreten bir kaideler bütünü olarak gösteriyor. Sulh-u umuminin temsilcisi olan Müslümanlar kadınıyla, erkeğiyle, öğrecisi, akademisyeniyle bu imajı düzeltme adına seferberlik atmosferinde çalışmak gayret etmek mecburiyetinde. Tüm vesileleri değerlendirerek hele şu Avrupa coğrafyasında komşu, arkadaş ve tanıdık kim varsa kapılarını çalıp Müslümanların gülen yüzünü ve yüreklerimizdeki insan sevgisini onlara taşımak durumundayız.

25-26 Aralık Hıristiyanlık Âlemi’nde kutsal günlerdendir. Hıristiyanlar bu günlerde akrabaları ile bir araya gelir ve bayramlaşırlar, hediyeleşirler. İsviçre bayan abonelerimiz bu günler vesilesiyle “Hediyeleşin ve birbirinizi sevin.” hadis-i şerifini kılavuz kabul ederek bir kampanya düzenleyip Hıristiyan komşu ve arkadaşlarına hediyeler dağıtmışlar. Çok güzel geri dönüşümler olmuş.

Bir okurumuz şöyle yazıyor yaşadıklarını: “Paris’te ve dünyanın değişik yerlerinde yaşanan terör olayları nedeniyle kirletilen İslam imajını düzeltme adına karınca kararınca birkaç arkadaşımla birlikte dinimizin güzelliklerini etrafımızdaki insanlara nasıl anlatabiliriz diye düşündük ve bir karar aldık: Efendimiz’in (sas) ‘Hediyeleşin ve birbirinizi sevin.’ hadisinden yola çıkarak komşu ve tanıdıklarımıza onların bayramları olan Noel’de hediyeler dağıttık. Hediyelerimizi hazırlarken pakete Anadolu kültürüne ait bir hediye İsviçre kültürüne ait bir hediye ve bir de tebrik kartı koyduk. Çocuklarımızın öğretmenlerine, arkadaşlarının ailelerine ve tüm komşularımıza teker teker götürdük. Bir ablamız ise şöyle diyor: “Çok geç kalmışız zira bizi de hayrette bırakan çok güzel gelişmeler oldu. Mesela bir aile gittikleri kayak tatilinden ailece çekildikleri fotoğraflardan oluşan kartpostal yaptırıp gönderdiler. Komşularımız kapımızı çalıp çok mutlu olduklarını söyleyip büyük çantalarla (dolu dolu) hediye getirdiler.”

Diğer bir bayan abone gönüllümüz şunları naklediyor: “Bir komşum çok şaşırdı ve ilk defa böyle bir şeyle karşılaştım nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum, dedi. Diğer komşumuz ise şimdiden bizim Ramazan Bayramı’mızın hangi tarihte olduğunu kayıt etmiş, bize de o hediye verecekmiş.”

Ne mi oluyor bu gönül insanlarının gayretleri neticesinde? Bir hanımefendi gözyaşlarıyla anlatıyor: Bir İsviçreli komşum dedi ki: “Medyada İslamiyet’in ne kadar çirkin ve Müslümanların ne kadar tehlikeli insanlar oldukları söyleniyor, yazılıyor, çiziliyor. Ama ben kimi görsem hayır benim Müslüman komşularım var ve onlar bugüne kadar tanıdığım en iyi insanlar ve herkesin onlar gibi bir Müslüman komşusu olmalı, diyorum.”

Evet dünyaya barışı huzuru getirmek için tüm imkanlarımızı seferber etmek ve gayretlerimizi katlayarak artırmak zamanı…

04.02.2016 07:38