TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Gönüller Rûşen ve keyifler Çakır olur

Olayların dillerini okuyup geleceği görme, te’vil-i ehâdis ile yani rüya tabir eder gibi gelişen olayları yorumlama ile olur. Bahar gelmeden önce, gelişinin işaretlerini verir…

Cemrelerin art arda düşmesi de baharın müjdecilerindendir. Lâfı uzatmayayım. Gazeteci Ruşen Çakır bey ABD’li Türkiye uzmanı, Lehigh Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Henri Barkey ile Gülen Hareketi üzerine Periscope’da canlı yayın yapmış. Bu yayındaki konuşmalar beş maddede toparlanmış. Çok hakperest bulduğum bu ifadelerini okuyunca ne demek istediğimi umarım anlamış olursunuz:

Cemaat‘in bu süreçte dikkat çeken 5 yönü

1. Hiçbir gayri kanunu yola başvurmadılar. Terörize edilmeye çalışılma çabalarına rağmen ne toplu ne de bireysel bir an bile hiçbir fevrilik taşkınlık yaşanmadı. Bu, Cemaat mensuplarının sahip oldukları kültürü gösterir, terörizmle şiddetle anılamayacaklarının kanıtıdır.

2. AKP ve Erdoğan, ara ara özel aracılar da göndererek, özür dilesinler vs. gibi pazarlık içeren çağrılar yapmasına rağmen, Cemaat’in tüm kurumları işletilemez hale gelmesine rağmen, gördükleri onca zarara rağmen, dik durup, özür dilemeyip, geri dönmeyip, mücadelelerini sürdürdüler. Bu durum, bu hareketin diğer tüm yapılardan farkını gösterir. Motivasyonları çok iyi incelenmeli. Eğer Cemaat yerine başka bir yapı olsaydı, zorda kaldığında aman diler, zaman kazanmaya çalışır, yumuşatmayı denerlerdi, bunu hiç yapmadılar.

3. (Süreçten önce Cemaat’ten kopmuş kimseler dışında), kendi has tabanlarından “geri dönelim, yanlış yoldayız, barış yapalım” diyen, kamuoyuna böyle beyanat veren, liderini eleştiren vs. de hiç kimse çıkmaması, insan potansiyeli açısından önemlidir. Ev hanımları, 80 yaşındaki yaşlılar bile tutuklandı, Cemaat’te dağılma değil kenetlenme görünüyor. Bir gazete kapanıyor, yenisini açıyorlar, bir tv kapanıyor yenisini kuruyorlar.

4. Türkiye‘de gündem olmasa da Cemaat tüm dünyaya kendini kabul ettirmiş. Türkçe Olimpiyatları farklı bir isimle, bu kez dünyaya yayılmış, bir tür olimpiyat havasında devam ediyor. Erdoğan ve bürokratlarının Cemaat aleyhine hazırladıkları onlarca dokümanı hiçbir ülkenin kabul etmemesi, hiçbir ülkenin okulları kapatmaması ve Cemaat’e karşı tavır almaması Türkiye‘de var olan Cemaat algısının dünyada tam tersi olduğunu ve büyük bir inandırıcı ve ikna edici güce sahip olduklarının göstergesidir. 70 milyonluk Türkiye tüm gücüyle ABD ve dünyada lobi yapıp, Cemaat’in tek bir etkinliğini bile iptal ettiremiyor, Türkiye‘ye teslim edilmesi istenen hiçbir ferdini geri alamıyor. Dünya lobileri çok sağlam.

5. Mitinglerde oy için ABD ve batı aleyhine beyanat verse de Erdoğan, net şekilde, hem İsrail hem ABD ile iyi olmak, Avrupa ile ilişkileri bozmamak istiyor. Onların eleştirilerini öyle ya da böyle kaale alıp, onlardan çekiniyorlar. “One minute” süreci çok geride kaldı, Türkiye, özellikle Erdoğan çok yalnızlaştı. Hatta Erdoğan yalnızlaşmanın bedeli olarak İsrail’e yaklaşmak zorunda bile kaldı. Eğer Cemaat iddia edildiği gibi, ABD projesi, CIA, MOSSAD bağlantılı olsaydı, bunun hiçbirisini yapamazlardı. AKP‘nin Türkiye‘de Cemaat’e karşı yaptığı sistematik harekete uluslararası arenadan karşı çıkan olmaması, Cemaat’i kimsenin savunmaması dahası AKP‘nin tüm bunları yapabilmesi, Cemaat’in milli olduğunu, dünyayla ilişki kurmayı iyi bilmesine rağmen hiç bir ülkeye dayanmadığını gösterir.

Eğer canlı dinlemek isterseniz ilgili sohbeti ( https://www.youtube.com/watch?v=EpgsH1dTeV4 ) bu linkten izleyebilirsiniz.

24.05.2016 17:03