TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Essiyase!.. Essiyase!..

Yaşlı bir amca, çömezlerine “Essiyase!.. Essiyase!..” diye birşeyler söylüyor. Ya benim bildiğim bu amca, siyasetten şeytandan kaçar gibi kaçar ama, acaba bu sözleri niye söylüyor, diyerekten kulak kabarttım…

Yok, yok, kabartmak değil: Kulak kesildim. Devamında bu sözün muhatabının un taşıyan hamallar olduğunu öğrendim. Benim gibi merak eden onlardan birisi de bu sözü söyleyene “Ya, un taşımanın da siyaseti mi olurmuş” diye sorunca “Evet evladım, un taşımanın siyaseti de toz kaldırmamaktır,” diye cevap vermiş. Biz, biliyoruz ki kıssa, hisse içindir. Böyle birşey oldu mu, olmadı mı diye kafa yoracağımıza, anlatılanların aslına değil, faslına bakalım” diye alacağımız ibrete dikkat edelim.

Şair “Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın!” demiş… “Fitne uykudadır, uyandırana Allah lanet etsin!” buyurmuş Efendimiz (S.A.S.) Hem de “ Ketumiyetle işlerinizi kolaylaştırınız” diye tavsiyede bulunmuş. Atalarımız acemi köpeklerin olur olmaz havlamalar ile sürüye kürt saldırtacağını söylerler. Evet aksiyonumuz, seslerimizin ve gürültülerimizin önünde gitmelidir. Onları duyan hasımlar arkada nal toplayıp “Atı alan Üsküdar’ı geçti” demelidirler… Bu münasebetle acizane, fakirane bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum:

Bizler de Kimse Yok Mu? Gibi Ensarin Muhacirlere sahip çıktığı gibi, ihtiyaç sahiplerine sahip çıkalım. Namaz ve oruç ibadetleri, yarın mahşerde nasıl kılan ve tutanlara şefaatçi olacaklar ise, açları doyurma ve ihtiyaç sahiplerinin hacetlerini giderme işi de aynen namaz-oruç gibi yarın ahirette hesap verirken en muhtaç olduğumuz zamanda şefaatçi olacaklardır.

Peygamber Efendimiz (S.A.S.) buyuruyorlar ki: “Oruç, namaz ve sadakanın derecesinden daha üstün olan birşeyi size haber vereyim mi? O şey, insanların arasını düzeltmektir. Çünkü insanlar arasındaki bozukluklar, fitneler ve fesatlar, herşeyi kökünden kazır.” (Tirmizi, Kıyamet) Cenab-ı Hak, ahirette hesap günü, bazı alacaklıların haklarından vazgeçmeleri için onlara, haklarını helal etme karşılığında, birşeyler verecektir…

Bir vilayetimizde mütevelliden iki kişi cüzi bir para için birbirlerine küsmüşler biraraya gelmiyorlar. Halbuki o cüzi paranın on katını himmet ediyorlar. Neyse bazı ağabeyler araya girip, “Biz o parayı size vereceğiz, barışın” deyince, dışarıdan hiç birşey kabul etmeden barıştılar. Aralarını bulup barıştıranlardan Allah razı olsun. Evet biz işimize bakalım… Bizi gözleyen müşterilerimizi de bekletmeyelim…

17.09.2016 23:35