TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Endülüs’e ne oldu?

Üstad Hazretleri, geri kalış sebeplerimizi, himmet ve gayretleri köstekleyip engelleyenleri madde madde saydıktan sonra, sekizinci olarak en büyük belâ ve engeli şöyle dile getiriyor:

Bütün meşakketlerin anası ve umum rezaletlerin yuvası olan “meylürrahat” yani “rahat düşkünlüğü” geliyor. Himmeti bağlayıp sefillik ve gerilik zindanına atar. (Bütün yıkılışlar ve dağılışlar, hayat tutkusundan, rahat düşkünlüğünden ileri gelmiştir. Osmanlı’nın da ondan çok önce Endülüs’ün başına gelenler de aynı derttendir. Elhamra’yı gezerken de diğer Endülüs mekânlarında dolaşırken de hep bunları seziyorsunuz. Sanki Cennet’i yeryüzüne indirmek için uğraşmışlar. Bir taraftan böyle bir şey güzel görünse de esas vazife unutulmuş. Endülüs’te her Müslüman, “Benim her sene için hedefim, en az bir yerliye bir İspanyol’a İslamî güzellikleri anlatmak” diye niyet edip önce güzellikleri fiilen yaşayıp kendinde gösterseydi, onlar ve şimdi onların torunları, o Müslümanlar için Allah’a dua edecek ve hayırla yâd edeceklerdi. Ama bunu hedeflemedikleri ve zevke ve dünyaya daldıkları için, kendilerine dua edecek insanlar onların katilleri ve cellatları oldular. Aslında asıl kâtilleri, rahat düşkünlüğü idi. Bunu Sicilya’daki eyalet başşehri Palermo’da da gördüm. Müslümanlar bir zamanlar burada 300 tane cami ve mescit yapmışlar, buna yakın medreseler bina etmişler. Ama biz geçen sene (2009) gittiğimizde namaz kılacak bir yer bulamadık. İtalyan Müslüman Yusuf Ali, Bengladeşlilerin bir mescidinden bahsetti ama sokak aralarında bütün aramalarımıza rağmen bulamadığımız için namazımızı otelde kılmak zorunda kaldık.

711’de Endülüs’e giren Tarık bin Ziyad ruhuna ne olmuştu? Hatta Hicret’ten (622) altı sene sonra 628’de tâ Valensiye’ye ulaşan sahabe ruhu nereye gitmişti? Evet iki sene önce Valensiye’ye uğradığımızda oradaki arkadaşlarımız, 628 tarihinde vefat etmiş bir sahabenin mezar taşının bulunduğunu bize anlatmışlardı… Ama o ruha ne olmuştu? Evet aşk-şevk, ihlâs, Allah rızası, gönlündeki güzellikleri başkalara boşaltma azmi yok olmuş, rahat düşkünlüğü sihirbaz bir cellat gibi, her şeyi yok edip öldürmüştü; hem de kendilerini sağlam zannede zannede… Siz de “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm Sûresi, 39) âyetini âlicenap bir mücahid olarak o sihirbaz cellada yani rahat düşkünlüğüne gönderiniz. Evet size meşakkatte büyük rahat var. Zira fıtratı, heyecanla dolu olan insanın rahatı, yalnız çalışma ve mücadelededir.

29.08.2016 14:14