TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Bu destan bitmez

Ali Hocamız diyor ki: “Rus-Fin, babadan doğmuş bir Rus Profesör bizlerle Türkiye’ye geldi, gezdi dolaştı,  bilhassa gazeteyi gezdikten sonra ‘Bu haliniz çok güzel, samimiyetinizi bozmayın.’ dedi.

“Bu Profesör,  her zaman herhangi bir  mesele ile ilgili ya bir ayet veya bir hadis okuyordu. Bu sefer de ‘Siz kendinizi. Değişikliğine uğramadıkça Allah, size verdiklerini geri almaz’  ayetini okudu. Sonra bana, ‘Bir evladımıza söyleyeceğimiz hatta emredeceğimiz rahatlıkla bu hizmet için yapabileceklerimi söyleyebilirsiniz. Buyurun.’  dedi.”

“Kırgızistan’a gittik. Cengiz Aytmatov’u adına okulun kapanış programına çağırdılar. Başka yerde toplantıya sözü varmış ama geldi. Onu görmek için millet birbiri üzerine yığıldı. Öbür tarafa bir saat geç gitmek zorunda kaldı.”

“Daha sonra bir Türk-Kırgız Kız Kolejinin programına katıldı. Manas Destanını çok güzel okudular. Bunu Kırgız Eğitimcilerine anlattı. Onlar da tekrar öğrencilerden dinlemek için geldiler. O günlerde ısrarla Mustafa Kemal’in 120. Doğum yılı toplantısına çağırdılar. Orada, bu okullardan ve bu okullara sahip çıkılmasından bahsetti.”

“Prof. Tevfik İsmail Bey (Mimar Sinan Üniversitesi öğretim üyesi): dedi ki:  ‘Ali hocam ile bu hizmeti tanıdım. Bir gün baktım ki, o Azerbaycan Kafkas Üniversite’sinin bir problemi çözülmediği için üzüntüsünden dolayı ağlıyor. Benim ülkemin bir derdiyle ağlayan bir insan bana çok değişik geldi. Çok hayret ettim. Sonra diğer okulları ve öğrencileri tanıdım. Bir Rus hoca hanıma sordum; ‘Bu okulları nasıl buluyorsun?’ ‘Ben bu müesseselerden hiç ayrılmak istemiyorum. Bir gün avluda oturmuş çekirdek yiyordum. Bir öğrenci geldi. Edep ve terbiye nezaketi içinde ‘Efendim çekirdeklerin kabuklarını bu kağıdın içine atsanız. Çünkü buraları temizleyen bir kadın var. Ona çok zor olacak gelip buraları temizlemek  zorunda kalacak. Ona yazık olur.’ diye bana istirham etti. Çok hoşuma gitti. Ben öğrenciden bir şey öğreniyordum.’ dedi.”

Edremit Avcılarda Ambarlının yerindeki kampta gece 12 yaşlarında bir öğrenci teheccüde kalkmış. Mescid yerinde namaz kılarken, bir bakmış, her taraf asker dolu… Komutanları gelip başını okşamış. “Korkma evladım. Ben Hamza (Resulullah’ın amcası), bu askerler de Bedir ve Uhud şehidleri, burada sizi koruyorlar.” demiş. O bölgenin komutanı iyi bir insan imiş… Solcuların şikayetlerini hep hasır altı etmiş. Fakat onları üstlere şikayet etmeye başlamışlar. Onun için üstten görevli iki araba dolusu kişi baskın için yola çıkmışlar. Oraya yaklaşınca bir rüzgar, bir kasırga, (talaz-döner) hortumu gelip arabaları havalandırmış ve birbirine çarpmış. İki kişi ölmüş birkaç kişi yaralanmış… Geri dönmüşler.

04.08.2016 23:57