TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Bir himmet ve arkasından olanlar

New Jersey’den Savaş Ağabeyin bana anlattıklarını inşaallah aynen aktarmaya çalışacağım: Amerikan toplumunda “fundraising” olarak adlandırılan; bizim kültürümüzde “himmet” diye adlandırdığımız, Newark ve civarındaki yardıma muhtaç öğrencilere ihtiyaçlarını karşılamaları için vakıf merkezimizde himmet programı tertip ettik.

Himmet programımızı vakfımızın merkezi olan “Compassion Action Foundation” (Şefkat ve Hareket Vakti) toplantı odası idi. Vakfımız Amerika Birleşik Devletleri , New Jersey Eyaleti, Newark şehrinde 2016 yılının ocak ayında kuruldu. Vakfımız daha çok African American diye adlandırdığımız Afrika kökenli Amerikalılar ile programlar ve aktiviteler organize etmekte. Vakfımız, Amerika ve New Jersey eyalet kanunlarına göre hizmet vermekte. Himmet için tarih ayarlandı broşür ve davetiyeler hazırlandı. Newarklı abilerimizle ve ablalarımızla beraber herkes eşini, dostunu ve yakın arkadaşlarını davet etti. Himmet toplantımızın spikerliğini ve açılış konuşmasını bizim gençler koordinatörümüz Emir AbdülWâli’nin yapmasına karar verildi. Emir ile tanışmamız başlı başına hizmetimizin kerameti, yani 10. Lem’adaki hizmetimizin kerametlerinin üç olduğu ve birincisi olan hizmetlerin hazırlarnıp hizmet edeceklerden sevk edilmesi meselesine çok güzel bir örnek. Emir’in açılışını ve spikerliğini yapacağı himmet programımızda ona konuşmacı Walıda ablamız güzel bir sunum yaptı ve çok güzel mevzulara değindi. Vakfımızı o anlattı katılımcılara himmet konuşmasını da emekli belediye meclis üyesi Zaima ablamız yaptı. Program bütünüyle onların kontrolünde oldu. Biz de arka tarafta yemeklerin ve ikramların hazırlanması ile uğraştık. O gün çok güzel bir himmet toplantısı olmuş biraz dar gelirli de olsa katılımcılarımızın programa katılmaları çok önemli idi. Sizin yanınızda olduğumuzu göstermek için davetinize icabet ediyoruz gibi bir ruh haleti içinde idiler.

Zaima ablamız çok duygulu ve güzel bir himmet konuşması yaptı. Herkese vakfımızı ve onlar için kurulduğunu anlattı. Herkesi ayağa kaldırdı. Cebinizde ne varsa buraya yardım için ceplerinizi boşaltın dedi. O gün cebinde 50 centi ile 50 doları olanlar yardımlarını yaptılar. Himmet bildiğimiz manada yüz binler ifade etmedi birkaç bin dolarlık bir himmet oldu. Ama oraya gelme ve sizinle beraberiz demenin ne manaya geldiğini bu davanın ilkleri çok iyi bilir. Biz de lise, üniversite yıllarımızda 80-90’larda Kurban bayramında evlerimize tatile gitmez kurban toplamaya çıkardık, bir kapıdan iki-üç kurban derisi aldığımızda şeker bulmuş çocuklar gibi sevinirdik.

Haddi zatında küçük ya da büyük himmet toplantısı diye ayırmamak lazımmış. Bizim yakın dostumuz olan kendisi üniversitede hoca Prof. Mikayil Bey gelirken yakın arkadaşlarından Prof. Yâsin Beyi de davet etmiş. Prof. Yâsin abimiz çok sevinmiş yaşadıklarına konuşulanlara. Prof. Mikayil Bey bizi Prof. Yâsin Beylerle tanıştırdı program bitiminde. Biz de muhabbet ettik vakfımızı anlattık. Kendisi ben size yardım edeceğim şu anda yanımda çek defterim yok ama posta ile göndereceğim dedi. Gerçekten de posta ile gönderdi. Biz de kendisine yardım yaptığına dair bir teşekkür mektubu gönderdik.

17.05.2016 16:44