TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Bahşedilen tohumları iyi yetiştir

Atalarımız “Ne ekersen onu biçersin” demişler. R. Louis Stevenson “Günlerimi biçtiğim hasatla değil, ektiğim tohumla yargıla” der.

Burası, âhiretin tarlası… Cennet ve Cehennemin bütün malzemeleri burada yetiştirilip götürülüyor. “Elhamdülillah” diyor burada, orada Cennet meyvesi yiyorsun. Cehennemlikler ateşi de buradan oraya, yaptıkları günahlarla taşıyorlar.

Yabancı klasiklerde, bu gerçek onların kültürlerine göre şöyle anlatılıyor:

Pazardan dönen adam, yolunun üzerinde, tabelasında “Tanrı’nın Dükkanı” yazılı bir yer görüp içeri girmiş, “Eğer gördüklerim doğru ise, buradan ne istersem alabilir miyim” diye sormuş. Ona “Elbette, sen sadece kalbinden geçeni söyle” denilmiş. Adam bu sefer “Kendim, ailem ve arkadaşlarım için, mutluluk, para, sevgi, akıl…” diye başlayıp listesini uzatmak isterken sözü kesilip, “Herhalde sen yanlış anladın… Burada meyve bulunmaz; sadece tohumlar verilir” denilmiş.

Aslında bu temsili bir hikayecik… Kıssa, hisse içindir. Biz hissemizi alıp gerçeği kavramaya çalışalım.

Üstad Hazretleri, İşârâtül-İ’caz’da “Ey insanlar! Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz ne yapacaksınız?” sorusuna, Efendimizin (S.A.S.) dilinden şöyle cevaplandırıyor:

“Biz mevcudat kâfilesi, yokluk karanlıklarından Cenab-ı Hakkın kudretiyle çıktık. Biz insanlar ise, büyük bir emanet ve hilafet vazifesiyle diğer varlıklar içinde imtiyazlı bir rütbe ve memnuniyetle bu kâinat sergisine gönderildik. Buradan âhirete doğru ebedî saadeti kazanmak gayretiyle meşgulüz. Bizim sermayemiz olan istidat ve kabiliyetlerimizin tohum ve çekirdeklerini sümbüllendirmeye, iman ve Kur’an ile geliştirmeye çalışıyoruz.”

Evet bizim işimiz, Cenab-ı Hakkın bize bahşettiği kabiliyet tohumlarını geliştirip ebedî saadeti kazanmaya çalışmak…

29.06.2016 16:25