TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Şartları biliyorsunuz, başka ne yapılabilir ki?

Hüseyin Tobi amcam babama Motivasyon Setinden Güvenilir Bir Geleceğe BAŞARI  KILAVUZU isimli kitabını imzalayıp göndermiş. Malum öğrencisi olur da…

Ama ben çok iyi biliyorum ki, bu benim için uygulanmış bir taktiktir. Çünkü doğrudan bana gönderse, bilir ki, ben bunu başarısız olduğum gerekçesiyle gönderilmiş birşey kabul ederek okumaya yanaşmam… Ama tezgah güzel. Babama gelecek, ben de merak edip okuyacağım. Bunları yutmuyorum ama belki bir şeyler bulurum diye okumadan da edemiyorum. Karşıma “Sarhoşun Çocukları” yazısı çıkıyor:

Uyuşturucu bağımlısı adamın çocuklarının öyküsünü aktarmak isterim. Bu adamın hayatının büyük bir bölümü hapisanelerde geçer. Hapiste olmadığı zamanlarda bile eviyle ve çocuklarıyla ilgilenmez. İki oğlu, anne ve baba terbiyesinden yoksun olarak büyürler. Oğullardan biri de babası gibi uyuşturucu bağımlısıdır ve hapisanede yatmaktadır. Diğeri büyük bir şirketin genel müdürüdür. Olay, gazetecilerin ilgisini çeker ve bu adamla röportaj yapmaya giderler. Röportaj sırasında adam, oğullarına asla farklı muamele yapmadığını söyler. Çünkü ikisiyle de hiç ilgilenmemiştir.

Gazeteciler, önce hapistekini ziyaret eder ve ona niçin bu durumda olduğunu sorarlar. Cevap üzücü fakat bir o kadar da açıktır:

“Babamı tanıyorsunuz, başka ne yapabilirdim ki?”

Olayın en çarpıcı yanı, şirket yöneticisi olanın düşüncesidir. Gazeteciler onunla da röportaj yaparlar ve ona  da nasıl bu duruma geldiğini sorarlar. Cevap çok ilginçtir:

“- Babamı tanıyorsunuz, başka ne yapabilirdim ki?”

Hayatını, çevresinde cereyan eden olayları biçimlendirdiğine inanan ve bunların tesiriyle kendisine negatif olumlamalarda bulunan büyük kardeş babası gibi olmuş; etrafındaki olumsuzlukları, daha iyiye ve ve daha güzele ulaşma yarışında önüne konmuş engeller olarak gören ve kendisine pozitif olumlamalarda bulunan küçük kardeş, bu engelleri bir bir aşarak gayet güzel bir noktaya ulaşmıştır.

Olumsuz gibi görünen herşeyden birşeyler elde etmeye meseleleri lehimize çevirmesini bilmeliyiz.

Mustafa Fidan amcam anlatmıştı. Bir ayakkabı firması Afrika’ya iki araştırmacı göndermişti. Birisi raporunda “Burada hiç ayakkabı satamayız; çünkü herkes yalınayak dolaşıyor.” yazmış. Öbürü de “Burada ayakkabıya çok ihtiyaç var  çünkü herkes yalınayak geziyor. Ayakkabı giymeyi öğrenince herkes ihtiyaç duyacaktır. Çok mühim ve bâkir bir alan.” yazmıştı.

Olaylara olumlu bakan gözlere sahip olalım. Yoksa bin çeşit mazaretle, iş yapmayan sadece mazeret üreten menfi insanlardan oluruz. Hiçbir mazeret ne kadar makul görünürse görünsün, hiçbir zaman başarının yerini tutmaz.

Allah’a dayanıp, olumlu yönde gayret göstermeli ve başarılılar kâfilesine iltihak etmeye çalışmalıyız.

11.10.2016 17:45