TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Önce yemeği mi kılsak, namazı mı yesek?

Babamdan dinlemiştim:

“Bir Ramazan günü Paşa Dayım telefon etti: Ben de lisede dersim bitmiş Güzelyalı Yurduna uğramıştım. Oradan çıktım, doğruca Konak’a minibüs durağına geldim. Baktım tıp fakültesinde okuyan Kenan… ‘Kenan! Gerçi Paşa Dayım bana (Tıp!..) yani kimseye söylemeden gel, dedi ama sen tıplısın, senin benimle gelmen câiz olur, bir kişiden ne çıkar, gel beraber gidelim’ dedim… Gittik, Paşa Dayımın misafirleri varmış: Asistan, doktor, eczacı babaları öğretmen… ‘Bunlara bir şeyler anlatın’ dedi. Biz de başladık konuşmaya ama onlar habire gülüyorlardı. Sonra sebebini şöyle izah ettiler. Bana ‘Sen din bilgisi öğretmeni değil miydin?’ Kenan’a, da ‘Sen de tıp öğrencisi değil miydin?’ dediler. ‘Evet’ deyince ‘Nasıl olur, tıplı Kur’an âyetleri okuyor din bilgisi hocası da tıbbî bilgilerle tefsir ediyor!’ dediler. Neyse, ezan okundu. Paşa dayım aceleyle ‘Önce yemeği mı kılsak, yoksa namazı mı yesek?’ dedi. Hepimiz gülüştük…. Gerçekten bu durumda namaza dursak o namazı yerdik. Onun için yemeği önce yememiz gerekiyordu.

Hasan Dokgöz anlatıyor: “Babam şöyle anlatmıştı: ‘Bediüzzaman’ı Müşir (Mareşal) Zeki Paşa davet etti Erzincan’a. Zeki Paşa bana dedi ki: ‘Aşcıya söyle şu yemekleri yapsın.’ Ben de gittim söyledim, o yemekleri hazırladı. Ramazan ayı idi, iftara az vakit kalmıştı. İftar sofrasındayız. Saate bakıldı, vakit yakın… Orada Erzincan’da bulunan ulemalar vardı… Meşâyih yani şeyhler de var. Oruç açma mevzuunda ‘Önce namazı mı kılalım yoksa iftarı yaptıktan sonra mı namazı kılalım?’ diye Zeki Paşa ortaya bir soru attı. Bediüzzaman’a soralım dedik. Zeki Paşa ‘Hocam siz ne buyurursunuz?’ deyince, Bediüzzaman Hazretleri ‘Evvel TAÂM, sonra KELÂM’ dedi. Oradan Çermeli Hocaefendi de ‘Efendim bir delil, âyet veya hadis söylerseniz memnun oluruz’ dedi. ‘Ya molla, âyet yok hadis var’ dedi, Bediüzzaman: Cenab-ı Peygamber (S.A.S.) ashabı otururken, ‘Kim iki rekat kusursuz namaz kılarsa ona bir DEVE vereceğim’ diyor. Ashab kalkıyor, hepsi de namaz kılıyorlar. Artık kaç kişilerse… Kılamadıkları söylüyorlar. ‘Ya Ali, sen de mi kılamadın?’ diyor. ‘Ya Resulullah, ben de kılamadım. Acaba KUSVÂ ismindeki DEVE’sini verir mi, diye aklıma geldi.’ diyor. Bediüzzaman Hazretleri, ‘Nasıl? Tatmin oldunuz mu?’ diye sordu. Zeki Paşa ‘Efendim bizi müstefid ettiniz.’ dedi. Bediüzzaman ‘Onlar deveyi, düşünüp kılamadılar da biz mi kılacağız? Acaba hangi yemek gelecek, tatlı mı gelecek, diye’ diyerek onları ikna etmişti. Bunları bana babam böyle anlatmıştı.”

Tam birbirine benzeyen iki olay!..

07.09.2016 16:41