TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

CSU Osmanlıca çıkışıyla şaşırttı

Sayın seyirciler, iyi günler.

Haber Merkezimiz’in hazırladığı ana haber bültenini sunuyoruz.

Münih.

Bavyera devlet partisi SeEsU (CSU) Osmanlıca çıkışıyla şaşırttı. SeEsU Almanya’da yaşayan Türklerin Osmanlıca öğrenmesini istedi.

Parti Genel Sekreteri Andreas Scheuer önümüzdeki hafta sonu Nürnberg’de düzenlenecek parti kurultayı için bu konuda bir önerge sunma hazırlığı içinde olduklarını söyledi. Eyalet başkenti Münih’te basının karşısına çıkan Scheuer Osmanlıca çıkışları ile ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Partimiz Almanya’da yaşayan Türklerin Osmanlıca bilmediğini tespit etti. Osmanlıca bilmeyen Türklerin tarihi metinleri okuyamadığını, tarihi mirasları ile temasa geçemediğini ve tarihlerinden koptukları için de güçlü bir medeniyet bilinci geliştiremediklerini, bu nedenle özgüvenlerinin de zayıf olduğunu saptadı. Partimiz bu durumun modern hayata uyumu da zorlaştırdığını gördü” dedi.

Andreas Scheuer bu nedenle SeEsU kurultayında “Sürekli olarak Almanya’da yaşamak isteyenlerin günlük yaşamlarında Osmanlıca konuşmaları gerekir” ibaresini içeren bir önerge sunacaklarını kaydetti. Andreas Scheuer ayrıca yeni önerilerine soğuk bakan çevrelere de meydan okudu. Scheuer, “İsteseniz de istemeseniz de Osmanlıca öğrenilecek” dedi.

Ancak SeEsU’nun çıkışı bazı kesimlerde tepki de çekti. “Das ist doch be-Scheuert” ifadesini kullanan bir vatandaş devlet adamına hakaretten tutuklandı.

Eee.., Sayın seyirciler, özür diliyorum. Metinde karışıklık olmuş. SeEsU sürekli Almanya’da yaşamak isteyenlerin günlük hayatlarında da Almanca konuşmalarını istedi..

Düzeltiyor, tekrar özür diliyorum.

***

Ne dersiniz..

Bu haber sizde de farklı duygular uyandırdı mı?

Birinci bölümdeki Osmanlıca geçtiğinde içiniz ısındı mı? Almanca geçtiğinde devlet benim evimde konuştuğum dile ne karışır diye düşündünüz mü?

Maalesef bu tutum yaygın.

Türkiye’de iktidarın dayatmalarını alkışlıyor büyük bir kesim. Ama aynı dayatma buralarda oldu mu tepki gösteriyor. Birden hak hukuk aklına geliyor.

Bu da bizim çelişkimiz.

***

Sanıyorum şunu görmek durumundayız:

Ben yaptım oldu, ben ne diyorsam o, isteseniz de istemeseniz de olacak tavrı Türkiye’yi giderek zayıflatıyor.

Haberlerde okumuşsunuzdur. Binlerce kişi torpille işe alınmış.

Benden söylemesi: Bu daha başlangıç. Çalıyorlar ama çalışıyorlar noktasında gösterilen tolerans daha büyük usulsüzlükleri de beraberinde getirecek. Artık itiraz edemeyeceksiniz. Tek diyebileceğiniz: “Yakınlarını kayırıyorlar ama çalışıyorlar..“; “Milletin parasını israf ediyorlar ama çalışıyorlar..“; “Zulmediyorlar ama çalışıyorlar..“

Evet, bu savunmalar böyle devam edip gitmek zorunda. Ölçü kaçmış bir kere.

Yanlışa göz yummak dışarda da Türkiye’nin elini zayıflatıyor.

Hiç şüpheniz olmasın. CSU’nun günlük hayatınızda Almanca konuşun, hatta evinizin içinde de Almanca konuşun baskısı bugün için Almanya’da kabul görmeyecek. Ama uzun vadede burada yaşıyorsan günlük hayatında Almanca konuşmalısın fikrini de kafalara işleyecek, belli bir baskıyı oluşturacak.

Ancak Türkiye’nin bu konuda itirazları da pek inandırıcı bulunmayacak, etkili olmayacak.

Neden?

Zaten kendisi otoriterleşen, kendi vatandaşlarını tepelemeye çalışan bir yönetimin hak hukuk, demokrasi ikazına kim kulak asar ki?!

***

Ey vatandaş, bir yerde haksızlığa arka çıkarak aslında kendi ayağına sıktığının farkında mısın? Bugün Türkiye’de feda ettiğin hak hukuka yarın burada senin de ihtiyaç duyacağını neden görmezsin?

09.12.2014 18:30