TAKİP ET
Süleyman Bağ

Süleyman Bağ

Çin’le Orta Asya, Türkiye ile iç siyaset

Birinci Dünya Savaşı’ndan önce diplomasi neden iflas etti? Hangi hatalardan dolayı savaş çıktı? Ve 20 .yüzyılın ilk yarısının felaket yılları olmasına, İkinci Dünya Savaşı’nın doğmasına sebep olan Birinci Dünya Savaşı engellenebilir miydi?

Savaşın 100. yıl dönümünde bu sorular artık sadece tarihçileri değil siyasetçiler ve geniş kamuoyunu da ilgilendiriyor.Hükümette ilk adımı Federal Dışişleri Bakanlığı attı ve “1914 – Diplomasını İflası” konulu bir tartışma programı düzenledi. Programın açılış konuşmasını Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier’i yaptı. İkinci defa (ilki 2005-2009 ilk büyük koalisyon dönemindeydi) bakanlık koltuğuna oturan Steinmeier, Orta Asya Cumhuriyetleri ile ilişkileri önemsiyor. Bunu heyetinde basın mensubu olarak eşlik ettiğim Kazakistan’ın yeni başkenti Astana’ya Mart 2007 yaptığı ziyaretten biliyorum.

Muhalefet yıllarından sonra tekrar bakanlık koltuğuna oturan bakanla sohbetimizde girişi bu konudan yapıyorum: “Ondan sonra da o konu unutuldu.” diyor ve tekrar gündemine alıp almayacağı sorusunun cevabı net oluyor:Evet. Belli ki kendisinden sonra koltuğa oturan Liberal Partili Guido Westerwelle’nin konuya öncelik vermemiş olmasından rahatsız. Orta Asya ile ilişkilerin gelişmesinde eğitim, ekonomi ve diplomasının önemi üzerinde duruyor Steinmeier. Orta Asya deyince Almanya için aklıma muhtemel iki aktör geliyor: Rusya ve Türkiye. Bani şaşırtan bakanın Orta Asya sözkonusu olunca ne Rusya ne de Türkiye ile işbirliğinden söz etmesi oldu. Steinmeier’in AB/Almanya’nın Orta Asya’daki etkinliğini arttırmak için gösterdiği adres Çin.

İster istemez söz haftaya Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’la yapacağı ziyarete geliyor. Alman Bakan Erdoğan’lahangi konuları konuşacaklarını soruma Türk iç siyasetindeki gelişmeleri ele alacaklarını belirterek: “Bir çok konuda farklı düşünüyoruz” diyerek ayak üstü sohbetimizi bitiriyoruz.

Bir kaç gün önce görüştüğüm başka bir bakanlık yetkilisi şunu dedi: “Biz Türkiye’de yaşananları hukuk devleti ilkesinin sınavı olarak değerlendiriyoruz.”

Benim son günlerde Türkiye ile ilgili hükümet çevreleri ile yaptığım görüşmelerden elde ettiğim izlenim şu: Brüksel’de olduğu gibi Berlin de Başbakan Tayyip Erdoğan’a mesaj net olacak. Almanya/AB daha sonra Anakara’yı yakın takibe alacak. Eğer Türkiye AB normlarından uzaklaşmaya devam ederse Berlin’den daha sert açıklamalar hatta üyelik sürecini daha da zora sokacakadımlar gelebilir.

Birinci Dünya Savaşı’nın ele alındığı konferansta dışişleri bakanlığının yeni kadrosu adeta görücüye çıkmıştı. Bakan sözcüsü görevine yeni getirilen Filistin kökenli Savsan Chebli uzaktan gördüklerim arasında.Bir diğer ise daha önce uyumdan sorumlu devlet bakanı koltuğunda oturan Maria Böhmer. Merkel uyum konusunu SPD’ye istemeyerek teslim etti. Yeni dönemde dışişleri bakanlığında devlet müsteşarı olarak görev yapacak olan Böhmer’le yeni çalışma alanını konuşuyoruz. Yeni görevine konuşmaya gelmeden önce CDU’lu siyasetçi: “Eski görevimden devralacağım çok şey olacak” demeden edemiyor.

Böhmer’in dışişleri bakanlığındaki görevini Almanya’nın yurtdışı eğitimve kültür politikaları oluşturuyor. Bu daha önce geçen yıl Türk Alman Kültür Olimpiyatları’nı himayesine alan Cornelia Pieper’in (FDP) görevi idi. Steinmeir’e de Böhmer’e de yeni görevlerinde başarılar diliyorum.

29.01.2014 19:56