TAKİP ET

Ceza davasında kendi kendini savunmak

Kimin başına bir hukuki olay gelse, ilk yaptığı değerlendirme, ‘Acaba avukata gitmesem mi?’ olur. Zira avukata gitmek, masraf demektir. Bazı durumlarda avukata gitmeyi, bazı durumlarda ise avukata gitmemeyi tavsiye ediyoruz. Ceza davalarında özellikle bilinmesi gereken önemli noktalar kısaca şunlardır:

1- Normal hukuk davasında hukuk sigortanız (Rechtsschutz) var ise avukata gitmeniz mantıklı olabilir. Çünkü sigortanız muhtemelen dava masraflarını karşılayacaktır. Ceza davalarında ise durum biraz farklı. Hukuk sigortanız olsa dahi muhtemelen masrafları karşılamayacaktır. Çünkü ceza davaları (genelde) kasti yapılan olaylardan kaynaklanan masraflar doğurduğu için sigorta tarafından masraflar karşılanmaz.

2- Normal hukuk davasında birisinin sizden bir talebi varsa ve bundan dolayı sizi mahkemeye verdiyse mutlaka o dava dilekçesi tam olarak size iletilecektir. Net olarak ne istediğini ve isteğini neye dayandırdığını göreceksiniz. Ceza davasında ise ancak size polisten bir davetiye gelir ve bir cümle ile neyle suçlandığınızı görürsünüz. Hakkınızda tam olarak hangi deliller var ve kim ne söylemiş görmezsiniz. Aradaki en önemli farklardan birisi budur.

3- Normal hukuk davasında duruma göre avukat tutmadan kendinizi savunabilirsiniz. Dava Asliye Mahkemesi’nde (Amtsgericht) görülüyorsa avukat tutmak zorunlu değildir. Mahkemeden size gelen dilekçede bu durum ayriyeten yazmaktadır. Avukatın zorunlu olup olmadığı bildirilir. Ceza davalarında siz suçlanıyorsanız muhtemelen size iddianame gelecektir. İddianamedeki suç durumuna göre avukat zorunludur. Size mahkemeden gelen yazıda avukatın zorunlu olup olmadığı yazmaktadır.  Avukat tutmazsanız mahkeme sizin için bir avukat atayacaktır.

4- Normal hukuk davasında dilekçe vererek kendinizi savunmak istiyor ya da bir talepte bulunuyorsanız bunu çok detaylı açıklamak ve delil sunmak zorundasınız. Suçlanan kişi suçlu olmadığını ispatlamak zorunda değildir. İddia eden makam, yani savcılık kişinin suç işlediğini ispatlamak zorundadır.

5- Normal hukuk davasında kaybeden taraf tüm dava masraflarını karşılamak zorundadır.  Ceza davasında ise duruma göre değişir. İddianame hazırlanırsa mahkemeye sunulursa ve siz mahkemede beraat ederseniz ancak o zaman mahkeme sizin masraflarınızı karşılar. Ama hakkınızda soruşturma var ise ve bu soruşturma ilerde kapatılsa bile o ana kadar oluşan masrafları kimse ödemez.

Örnek:

Birisi size ya da şirketinize bir suç atfediyor. Polis ve savcılık hakkınızda soruşturma başlatıyor. Bu iş dünyasında duyuluyor, kimse suç işleyen biri ile iş yapmak istemediğinden dolayı işleriniz kötüye gidiyor.  Aradan bir kaç ay geçiyor ve polis ‘Kusura bakmayın bir şey yapmamışsınız ‘ diyor. Evet, şirketiniz battı ve belki özel hayatınızı da olumsuz etkilendi ama bu soruşturma aşamasında olan masrafları hiç kimse karşılamayacaktır.

Soru:

Geçen sene çalıştığım iki ayın maaşını alamadım. Artık patronun sözüne de güvenmiyorum ve mahkemeye gitmek istiyorum. Ne yapmalıyım?

Cevap:

İlk etapta iş anlaşmasına bakmak gerekir. Birçok iş anlaşmasında, ‘İş anlaşmasından kaynaklanan hak talep etme’ kılavuzu vardır. Buna göre iş anlaşmasında iş ile ilgili bir hak talebinin (izin parası, maaş v.s), en kısa zamanda işverene yönlendirilmesi öngörülür. Muhtemelen siz haklı olsanız da artık maaşınızı, fazla beklediğiniz için isteyemeyeceksiniz. İşveren mahkemede, ‘Çok geç kaldı, zaman aşımına uğradı’ dediği takdirde haklı olsanız dahi bir şey alamazsınız. Ama işveren size maaş bordrosu vermiş ise zaman aşımı süresi geçersizdir. Çünkü maaş bordrosu vererek ödemeyi kabul etmiştir.

12.07.2015 21:00