TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Bismillah, ‘afiyet olsun!’ demek öğretmenim!

Derste konu döndü dolaştı “bismillah” kelimesine geldi. Bakalım bu sefer hemen her öğrencinin kullandığı bu kelimenin manasını bilen çıkacak mıydı? Soru: “Bismillah” kelimesi ne demek, ne manaya geliyor? Sıkça kullandığımız kelimenin manasını da biliyorsunuzdur herhalde.”

Sanki hiç düşünmedikleri bir soruyla karşılaşmışlardı. Şaşkınlıkla bir müddet duraklayıp, başladılar akıllarına geleni söylemeye. “Çok şükür” demek, “başlangıç” olabilir… Değişik yorumlardan sonra öğrencinin biri “Guten Appetit” deyince bütün sınıf kahkahayı basıverdi. Haklılık payı da yok değil. Yemekten önce zikredildiğine göre olsa olsa “afiyet olsun!” mânâsına gelebilirdi.

Çocuklara verilen din eğitiminde bir çarpıklık var ama ne? Din algısı mı? Din deyince çocukların akıllarına ne geliyor, dersiniz; sadece namaz, abdest, oruç, hac, cami, başörtüsü vs. İslam, üç saç ayağından oluşuyorsa, itikat alanı oldukça zayıf, ibadet kısmı yüzeysel bilgi düzeyinde, muamelat ise dini alanın içinde sayılmıyor. Halbuki din hayatı kuşatır, ferdin iç dünyasından zihin dünyasına, kalp hayatından sosyal hayata kadar bir dizi prensipler vazeder. Din; tefekkür, ilim, bilgi, ahlak, haya, doğruluk, çalışmak, temizlik, israftan kaçınmak gibi hususları da kapsar. Hayatı, dinî ve din dışı özel hayat diye ayırmaz. Dini, bir iki ritüele hapsetmek eksik bir anlayış değil midir?

Ayrıca çocuklara, “hayatın manası” veya “niçin ibadet” diye de bir sorun… Verilen cevap genellikle “test” ve “cennete gitmek” şeklindedir. Halbuki ne ibadetlerin ne de diğer vazifelerin ifasında hedef cennettir. Müslümanlığın en mühim ve en yüksek mertebesinin “rıza” olduğunu söylüyor alimler. Yani Allahın rızası. Her hareket ve davranış “rıza” istikametinde yapıldığında bir mana taşır. Cennet sadece “rıza” sonrasındaki ödül.

Şimdi çocuklar cenneti hedefe koyduklarında ne oluyor biliyor musunuz? Farkına varmaksızın Allah’ı (cc) aradan çıkarıyor. Yüce Yaratıcıyı tefekkür etme, yakından tanıma gayreti gerçekleşmiyor. Yaratıcı odaklı düşünerek, O’nu bilmeyle (marifetullah) imanın ziyadeleşmesi ve O’na tazimle azabından kaçınmak arka plana itiliyor. Bir yandan yalnız bir takım ibadetlerle cennete gideceğini zanneden çocuk, diğer yandan da cehennemle ilgili yaklaşımlar nazara verilerek korku içine sokuluyor. Peki bu durum tesirli oluyor mu? Çocukların zihin dünyasına ve davranışlarına bakıldığında “evet” demek zor.

Bütünüyle cennete odaklanan ve cehennemden korkan çocuklarda manasını bilinmeden ezberlenen ifadeler bir şuur oluşturmuyor, “bismillah” kelimesinde görüldüğü gibi. Herşeye “Allah’ın adıyla” başlama yerine “afiyet olsun!” derecesine kadar kaymalar olabiliyor.

“Tevhid” merkezli, her yönüyle tutarlı bir din eğitimi gerekirken, din adına bölük pörçük yaklaşımlar çocuklardaki iman, ahlak, hayat algısını da olumsuz manada etkiliyor. Çözüm ne? İbadet ve muamelatla ilgili kısımları da iman temelinde inşa etmek. İman esaslarını anlamadan, enine boyuna ele alıp sağlam bir zemin oluşmadan ne ibadetler ritüelden öteye geçebilir, ne de dinî değerler muamelat alanında karşılık bulabilir.

Nitekim bulmuyor da… Hele hele internet çağında tevhid düşüncesini ilmik ilmik inşa etmeden, Erich Fromm’un ifadesiyle ‘sahip olma’ yerine ‘olma’dan öte bir çare de görünmüyor.

17.10.2014 18:30