TAKİP ET
Süleyman Bağ

Süleyman Bağ

Bir ihtimal daha var

Terörle mücadele Almanya ile Türkiye arasında en tartışmalı ve ihtilaflı konu haline geldi. Gerçi Türkiye artık Konrad Adenauer Vakfı (KAS) gibi Alman siyasi vakıfları terörü desteklemekle suçlamıyor. Aksine KAS son bir yıl içinde AK Parti iktidarı ile Almanya arasında sağlıklı siyasi iletişimi kurmak için aktif görev bile üstlenmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde Berlin’i ziyaret eden Devlet Bakanı Bülent Arınç siyasi temasları dışında birçok Türk kurumunu ziyaret etti ve KAS Vakfı’nın Berlin merkezinde de bir konuşma yaptı.

İki ülke arasında aslında üzerinde en kolay anlaşma sağlanması gereken terör başlığının neden bu kadar ihtilaflı olduğu konusunu Alman İç İstihbarat Teşkilatı’nda görevli üst düzey bir yetkili ile değerlendirme imkânım oldu.

Ankara’da ABD elçiliğine DHKP/C’nin terör saldırısından sonra gerçekleşen bu görüşmede Türkiye ile istihbarat işbirliğini de konuştuk. Türkiye’yi de belli aralıklarla ziyaret ederek MİT yetkilileri ile de görüşen Verfassungsschutz yetkilisi görüşmede sık sık ilişkilerle ilgili yaklaşımlarını, ‘Bizim herhangi kötü bir niyetimiz yok’ şeklinde dile getirdi. Yetkili Türkiye ile işbirliğinin temelde çok iyi yürüdüğünü belirttikten sonra sorunlu alanlar olarak üç başlık saydı:

1) Almanya ve Türkiye arasındaki mevzuat farkı: Çoğu kez Türkiye’deki güvenlik ve terörle mücadele mevzuatında suç olarak geçen eylem Almanya’da farklı değerlendiriliyor.

2) Türkiye’nin iadesini talep ettiği terör zanlısının suçunu sabit kılan belgenin hukuki değeri üzerinde yorum farkı var. Yetkili Türkiye’nin sunduğu belgelerin Alman mahkemeleri tarafından delil olarak kabul edilmediğini belirterek bu durumda Türkiye’nin talebine olumlu karşılık veremediklerini söyledi.

3) İki istihbarat birimi arasında diğer bir sorunu ise iletişim konusu oluşturuyor. Türkiye’den zaman zaman Almanca yazılmış mektuplar aldıklarını belirten Alman yetkili metnin anlaşılmaz olduğunu belirterek, ‘Keşke Almanca değil de Türkçe gönderseler. Tercümeyi biz yaptırırız.’ dedi.

Sağcı terör örgütü NSU ile ilgili tartışmalardan hareketle bu değerlendirmeye en azından bir ihtimali daha eklemek gerekiyor. Todays Zaman’ın haberine göre Türkiye’nin Almanya’dan iadesini talep ettiği terörist sayısı yaklaşık 170. Türkiye’nin tüm çabalarına rağmen Almanya bunlardan sadece ikisini iade etmeyi kabul etti.

Alman istihbaratının terör örgütlerinin iç dünyalarından haberdar olmak için denetimi sorunlu çok karmaşık bir köstebek sistemi var (V-Mann-System). İstihbarat çevrelerinin dediklerine bakılırsa en kolay köstebek PKK ve DHKP/C gibi Almanya’nın yabancı terör örgütü olarak sınıflandırdığı örgütlerden kazanılabiliyor. Daha kolay olanı ‘İslamcı’ köstebek bulmak.

Acaba NSU konusunda tartışıldığı gibi, PKK ve DHKP/C konusunda da bu örgütlerin orta ve üst kademesinde görevli tipler Alman istihbaratına bilgi mi aktarıyor? Yani köstebek olarak mı çalışıyor? Yani Alman istihbaratından aldıkları parayla örgütlerini ayakta tutuyor ve eylemlerini mi gerçekleştiriyor? Elbette ki bunu en iyi bilecekler de yine istihbarat yetkilileri. Ancak şu ana kadar tatmin edici bir cevap dile getirilmedi.

24.03.2013 19:15