TAKİP ET
Mahmut Çebi

Mahmut Çebi

Bir bayan okurun ZAMAN’a dair feryadı

Bir bayan okurumuz kapanan gazetemizle ilgili olarak acımızı paylaşmış. Yüreğinden süzülen feryatları kelimelere dökmüş. Bana göndermiş. Ah keşke her okur onun gibi olsa. Olabilse… Sadece gazete değil, o okurlara sahip toplum bile ne kadar güçlü ve etkin olurdu.

Kültürü kadın yaşatır, sahip olduğumuz güzellikleri kadın taşır, onun dik duruşunu ve onu dik tutacak olanları kadın yetiştirir. Kadın güzeldir, ama sadece güzel değildir, aynı zamanda güçlüdür, gücün kaynağı, ab-ı hayatın taşıyıcısıdır. Onun sulamadığı ovaların yeşerme, hayat bulma ihtimali yoktur.

Bir bayan okurumuz kapanan gazetemizle ilgili olarak acımızı paylaşmış. Yüreğinden süzülen feryatları kelimelere dökmüş. Bana göndermiş. Ah keşke her okur onun gibi olsa. Olabilse… Sadece gazete değil, o okurlara sahip toplum bile ne kadar güçlü ve etkin olurdu. Belki de onun doğum sancılarıdır bu satırlar. Bana isimle geleni, aynı ailenin fertleri olan sizinle de malum sebepten dolayı isimsiz olarak, hayırlara vesile olması dileğiyle paylaşmak istedim.

“Lütfen bigane bilmeyin beni, tam tersi kelimelerce paylaşmak niyetinde, ama inanılmaz müteessirim. Akli melekelerini yitirmiş bu güruhla iki kelime de olsa laf düellosuna giremeyecek kadar da, güçsüzüm.

Size söylenenlerin bir nebzesi, minicik bir numunesi bana söylense, yaşamayı beceremeyebilirim. Duacınız bilin. Şu insan aklını ve kalbini zorlayan zamanda siz ayağa kalkanlara sesimi katmak istedim. Bu yüzden paylaşıyorum.

Tebrikler…

Almanya’da yaşayan Türk Toplumuna öyle veya böyle hizmet veren, ufuk gösteren bir girişimin de ötesinde misyonu olan bir gazetenin son baskısı bugün matbaayı terketti.

“Oh ne iyi oldu! Sesleri kesildi!” diye sevinç naralarınızı duyar gibiyim. Zaten sesinizi sağır sultan duydu da, can çekişen kendinize dahi ab-ı hayat sunmaktan acizsiniz!

Sevinin, sevinin! Mutlu olun. Oh misler gibi zafer sizin! Fakat: Zaferden değil, seferden sorumlu olduğunu bileni yenemezsiniz! Tekrar ediyorum: Zafer’den değil seferden sorumlu olduğunu bileni yenemezsiniz! Yorulur soluklanır, tekrar yola revan olur, zaferi değil, seferi yeğleyen! Yolda olmayı, varmaktan daha çok seven ve isteyeni; zaferi seven yenemez! Zaferin taliplisi heveskardır. Zafer sarhoş edicidir. Zaferiniz sarhoş etmişken sizi, sefere gider, seferi seven!

“Sefer düştü Cihanistan’a! Bizim ile gelen gelsin! Mert gelsin! Namert gelmesin, canı baştan geçen gelsin!” Aklı başında! Başı dik! Ve kararlıca.

Sen zaferin sarhoşu iken, ayılamamış içtiğini kusmamışken! Kendi bacağına kurşun sıkmak, kendi kalesine gol atmaya benzemez! Tam da bu sebepten, bir ayağınız topal bundan böyle!

Neden?

Kendi kalesine gol atan futbolcu değilsiniz siz, ne kadar benzeseniz de! Rus müzisyen Çaykovski’nin en son eseri yarım kalır. Hastalanır sanatkar ve hayatı son bulur. Son eseri böylelikle hem sahipsiz, hem de yarım kalır. Eserini öğrencisi tamamlar, altına Çaykovski imzasını atar. Çaykovski’nin eseri dünyayı dolaşır, öldükten sonra nam salar!

Dolayısıyla:

Müesseseler kapanır. Binlercesiyle. Yerle bir olur, hiç olmamış gibi olur! Ama o müesseselerden ilham alan insan? Ama insan, insan kapanmaz! Yerle bir olmaz! İnsan bitmez. Gönlüne ateş düşen insan, istese de o ateşi söndüremez!

Çiçek’te tohum bitmez, tükenmez! Hazanda yere düşen yapraklar şahit ki, çiçekte tohum bitmez. Öldüğü yerden dirilir çiçek! Hiç ölmemiş gibi olur! Tohumu yenemezsiniz! Çiçeklerin sonunu getiremezsiniz!

Ne kadar isteseniz de siz, size benzemek istemeyeni, buna insanca direneni, kendisinden edemezsiniz!

Tebrikler!

Gazete kapandı! Son baskı uğurlandı! Şimdi üzüleceksin “Gazete kapandı” diye sevinen kardeşim ama demeliyim: Her son bir başlangıç hükmünde! Son olmadan başlangıç olmaz. Eski olmadan yeni olmaz! Yaprak dalından düşmeden, savrulmadan, yeni bahar beklenmez! Ne ala, ne manidar: Kış mevsimindeyiz! Buz gibi hem de! Her anlamda!

VE: Gece’den sonra sabah, her kıştan sonra ilkbahar! Yarınlar, ah yarınlar! Yarına kaç var çocuklar? Almanya’da Türklerin güçlü bir seslerinin olmasının ne demek olduğunu, sen yarın acı acı farkedip, vaveyla edeceksin! Şimdi zafer senin! Şimdi sevin! Çok sevin! Topalım benim.

Bahar bekleyen, zaferi değil seferi seven, umudunu yitirmeyen tüm yüreklere yüreğimce SELAM olsun! Çünkü ne denmişti, “Selam Bahara Yolculuk” filminde, Sırp öğretmen Adem öğretmene: “Kılıçla geleni söküp atarsın! Ama Selam’la gelene ancak ‘Aleykümselam’ dersin!” Yakın takibe alınmış, böylelikle susmaya hüküm giymiş… Çok kelime birikmiş, bugünleri an be an, bilgisayarında sabitleyen Kardeşiniz, ki, Uhuvvetimiz en son kalkanımız ve sığınacağımız en emin limanımız!

02.12.2016 15:00