TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Bilge ve Münekkid

Çok sevilen ve sayılan bir bilge şahsiyet varmış. Öğrencileri ve halk ona çok değer verirmiş. Ama bir öğrencisi hariçmiş… O her fırsatta itiraz eder, zayıf taraflarını dile getirir, sivri dille tenkit edermiş. Herkes ona kızmasına rağmen bilgenin onu ciddiyetle dinleyip asla aleyhinde söz etmeyişinden dolayı herkes öfkesini bastırıyormuş.

Bu öğrenci birgün hastalanıp ölmüş. Herkes rahatladık, derken bilge ciddi şekilde üzülmüş. Talebeleri, hem de cehenneme gideceğinden dolayı üzülüyordur diye düşünürlerken, bilge, “ Hayır ben onun için değil, kendim için üzülüyorum. Bana sevgi ve saygı ile bakanlar, asla hatâlarımı söylemiyor, gelişmemi sağlayacak eleştirileri getirmiyorlar. Ama o, benim zayıflıklarımı görüp bana meydan okuyordu ama, daha iyi insan olmamı sağlıyordu. Korkarım ki, ben artık kendimi geliştiremeyeceğim.” demiş.

Biliyorsunuz şimdi büyük şirketler kendi hatâlarını gösterecek münekkitler tutuyorlar ve kendilerinin nerede hatâ yaptıklarını söylemeleri için para veriyorlar. Bu eleştirmenlere “ şeytanın avukatı ”  dense de gerçekte onlar şirketlerin geliştirmecileridir. Tenkit daha mükemmele yükselmek ve gelişmek için lüzumludur. Zaten firavunlaşan, nemrutlaşan zalimlerin,nasihatçıları, yanlışlarını düzeltmek için gayret edenleri yoktur. Bizim sevdiğimiz dostlarımıza, hoşlanmasalar bile böyle bir hizmetimiz olmalıdır.

Meşhur Prof. Doğramacı hocaya kendi özelliklerinden bahsetmesini istiyorlar. Diyor ki:

“1- Yardımcılarımı, devamlı o işte benden daha iyi bilenleri seçerim. Yerine göre, benim karşıma çıkıp öyle değil demeleri lazımdır…

2- Düşmanlarımın bile tenkitlerini dinlerim. Çünkü benim farkında olmadığım hatalarımı söylerler. Ben istifade ederim.

3- Düşmanlarıma, çok pahalı olan yok etme projesiyle muamele etmem. Ucuz proje anlaşma yoludur…”

Gerçekten başarılı olmada çok güzel özellikler…

21.07.2016 20:03