TAKİP ET

Bayan Merkel’in zor misyonu

Son aylarda Bayan Merkel’in en sık ziyaret ettiği ülke olduk, zor bir misyon üstlenmiş görünüyor. Aslında misyonu tek değil, birkaç sorunu aynı zamanda aşmaya çalışıyor. Olayın sığınmacılar boyutunu yakından biliyoruz. Avrupa’da sorunlar bununla sınırlı olsa iş kolay çözülür, Ankara ile anlaşma yeterli olurdu. Olay çok boyutlu.

AB’nin köşe taşlarından biri olan bireylerin serbest dolaşımı, yani Schengen Anlaşması çökmüş durumda. Nerde ise tüm sınırlarda veya sınır gerilerinde kontroller var artık. Referanduma giden İngiltere zaten AB vatandaşlarına serbest dolaşımdan doğan hakları 8 yıl askıya aldı. İngiltere’nin olası AB’den çıkma kararı, sadece borsaları değil, AB’nin siyasi yapısını da kökünden sarsacağa benziyor. Statüsünde üyelikten ayrılmak gibi bir düzenlemenin olmadığı AB, ilk defa derin bir yara alabilir. Kopmalar İngiltere ile sınırlı kalır mı, bilmiyoruz. Euro krizi, Yunanistan iflası da aşılmış değil. Milyarlarca Euro transferini Alman vergi mükellefine anlatmak kolay değil.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Bayan Merkel “Erdoğan krizi” ile karşı karşıya. “Erdoğan meselesi” gerçi uzun zamandır Almanya kamuoyunu meşgul ediyordu. Ama, olay “Böhmermann krizi” ile zirve yaptı. Basın özgürlüğü artık sadece Türkiye’de değil, Almanya’da da tartışılıyor. Bir bölge televizyonunda eleştiri içerikli, “Erdowi, Erdowo, Erdowahn” şarkısı, bizim dışişlerinin ahmaklığı sayesinde milyonlarca insanın ilgi odağı oldu. Hakaret içermeyen bu melodi diplomatik bir soruna dönüştürülmese, “Böhmermann” için malzeme verilmemiş olurdu. Ama büyükelçinin Dışişlerine çağrılması, nota verilmesi olayı iyice merak konusu yaptı. Melodi Avrupa sosyal medyasında patladı. Zevksiz, rencide edici, aşağılayıcı, hatta rasist önyargıları öne çıkararak Böhmermann artık “mağdur”, Bayan Merkel iyice zorda. Programı “zevksiz ve rencide edici” olduğunu kamuoyu ile paylaşmıştı.

Haklı olduğu bu görüşü Ankara ikinci bir skandala dönüştürmese, her halde “hata yaptım” demezdi. “Hata” program üzerine düşünceleri değil şüphesiz. “şiirin” aşağılayıcı olduğunu yayınlayan TV kanalı da söylüyor. Kamuoyu Bayan Merkel’in bu cümlesini basın özgürlüğünü sınırlama girişimi, Erdoğan önünde eğilme olarak algıladı.

Almanya’da “hakaret” olgusunu düzenleyen, 185’inci madde yanında, yabancı ülkelerin devlet başkanlarına hakareti düzenleyen 103’üncü maddesi var. Bu maddeye dayalı soruşturma hükümetin iznine bağlı. Böhmermann’a karşı 185 madde üzerinden dava açan Ankara neden 103’üncü maddeyi de devreye sokup diplomatik sorun yaptı, bilmiyoruz. Ama Ankara’nın bu maddeye dayalı başvurusu Bayan Merkel’i koalisyon ortağı ve kamuoyu ile karşı karşıya getirdi.

Bayan Merkel son elli yıldır hiç kullanılmayan bu madde üzerinden dava açılmasını Türkiye’nin önemi ile açıklamaya çalıştı. Bunun temel haklara, basın özgürlüğüne, Türkiye’de yaşanan sorunlara duyarsızlık olarak yorumlanamayacağını ve bu konuda hassas olduğunu vurguladı. Olaydan ne kadar rahatsız olduğunu ise, Ceza yasasının bu maddesini iptal etme kararı aldıklarını paylaşarak gösterdi. Ama Bayan Merkel’in Ankara ile gereksiz bir siyası kriz istemediği belli.

Tüm bu sorunlara rağmen bu haftasonu Bayan Merkel Türkiye’de. Bu ziyaret Almanya kamuoyunda “sığınmacıları unutmadık” olarak okunsa da Türkiye’de durumun sanıldığı kadar kötü olmadığını da gösterme amaçlı. Bayan Merkel’in en zor misyonu ise Türkiye’ye vize muafiyeti. Birçok üye ülke karşı, ama vize kalkacak. Bayan Merkel kararlı. AB-Türkiye ilişkilerinde tarihi diyebileceğimiz bu karar Erdoğan’a rağmen geçekleşiyor. Umarım farkındasınız, sarayın gölgesi artık Almanya’ya kadar uzanıyor. Bayan Merkel’in misyonu bu yüzden de zor.

28.04.2016 20:15