TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Babanın evladına nasihatı

Evlatlar, anne babalara Allah’ın birer emaneti ve nesillerinin devamının vesilesidir. Gözlerinin nuru, gönüllerinin süruru olan bu emanetlere sahip çıkmak, dünyaya geliş gayelerini onlara öğretip anlatmak, yaratan Rabbimizi kainatın yaratılış vesilesi olan Nebiler Sultanı Efendimizi (s.a.v) ve Ashab-ı Rasulullah’ı, Kur’an’ı, sünneti ve davayı İslam’ı tanıtıp sevdirmek anne babanın en birinci, en önemli vazifesidir.

Asırlar var ki, maneviyattan yoksun, kalb ve ruh yönüyle erozyona uğramış, Allah’ı peygamberi unutmuş perişan bir nesil. Bu nesil sahipsiz, terkedilmiştir. Bu insanlar mutluluğunu alkol, uyuşturucu, başkalarının mal, can ve namusuna saldırmakta aramaktadırlar. Nefsinin esiri olmuş ve cinni ve insi şeytanların oyuncağı durumuna düşmüş ve düşürülmüş bu gençliğimizin ilk sorumluları anneler, babalar, öğretmenler ve devlet büyükleridirler.

Anneler, babalar, evlatlarının dünya hayatının tehlikeye girmemesi, mutlu ve huzurlu olması için her türlü fedakarlığı göze alırken, ahireti, Allah’ı, peygamberi, hak ve hukuku, hesap ve kitabı unutursa, yavrularına dünyaya geliş gayesini hatırlatmazsa, ahirette evlatlar anne babasından şikâyetçi olacaklar. “Niçin benim imanımı, takviye etmedin bu helaketime sebebiyet verdin.” deyip yakalarını tutacaklardır.

Nasıl anne baba çocuklarının belli dönemlerde gıdasını takip ediyor, mesala evvela süt, sonra mama, sonra çorba vs. veriyor, mevsimsiz et, ekmek vermiyorsak, aynen öyle de yavrusunun yaş durumuna göre mevsiminde, hazmedeceği kadar dinin temel gerçeklerini öğretmek ve sevdirmekle mükelleftirdirler.

Bunlar yapılmaz da, mevsimi geçirilirse, çocuk söz dinlemez hale gelecek, anne babaya dünyayı zehir edecektir. Ve neticede altından kalkılamaz sıkıntılara maruz bırakacaklardır.

Allah (cc) terbiye ve rehberlik adına model olarak başta kainatın Efendisi olmak üzere diğer peygamberleri ve hususiyle açık ve net olarak Hz. Lokman (as) örnek gösteriyor.

“Hz. Lokman oğluna nasihat ederken: “Evladım, sakın Allah’a ortak koşma; çünkü şirk, pek büyük bir zulümdür.” (Lokman 13)

“Evladım yapılan iş; bir hardal tanesi kadar küçük olsa, bir kayanın içinde saklı da olsa, yahut göklerin veya yerin herhangi bir noktasında bile bulunsa, mutlaka Allah onu meydana çıkarır. Allah; Latif, Habirdir.” (Lokman 16)

“Evladım, namazı hakkıyla ifa et, iyiliği yay, kötülüğü de önlemeye çalış, başına gelen sıkıntılara sabret! Çünkü bunlar azim ve kararlılık gerektiren işlerdendir.” (Lokman 17)

“Evladım kibirli davranarak insanlara yüzünü dönme, yerde çalımlı çalımlı yürüme! Çünkü Allah kibirle kasılan, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez.” (Lokman 18)

“Yürürken ölçülü, mutedil yürü: Konuşurken sesini ayarla, bağırarak konuşma; Unutma ki seslerin en çirkini, avazı çıktığınca bağıran eşeklerin sesidir.” (Lokman 19)

“Ey insanlar; Rabbinize karşı gelmekten sakının. Öyle bir günden çekinin ki, o gün hiçbir baba evladına asla fayda veremez, evlat da babasına fayda sağlayamaz.

Allah’ın vâdi elbette gerçektir. O halde sizi dünya aldatmasın ve çok hilekar şeytan da sizi Allah ile aldatmasın, Allah’ın affına güvendirmesin.” (Lokman 33)

Allah’ın kelamında, Hz. Lokman’ın (as) nasihatından daha güzel çocuklarımıza yapacak bir nasihatımız olamaz.

Abdullah b. Ömer (ra)’in naklettiği bir hadiste Allah Rasûlu şöyle buyurdular: “Hepiniz çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Yönetici bir çobandır. Erkek, aile halkının çobanıdır. Kadın, kocasının evi ve çocukları için çobandır. Hepiniz çobansınız ve hepiniz çobanlık yaptıklarınızdan sorumlusunuz.” (Buharî, Nikah, 91)

12.01.2015 15:50