TAKİP ET
Süleyman Bağ

Süleyman Bağ

Aydan Özoğuz doğru bir tercih

Sosyal Demokrat Parti SPD’nin son 15 yılda (1998-2013) iki önemli hatası oldu. Bunlardan biri geleneksel tabanı olan sendikalarla çatışmaya girmek, ikincisi ise göç ve uyum politikalarını bütünü ile Birlik Partileri CDU/CSU’ya teslim etmektir. Sendikalarla çatışmanın en önemli sebebi işçi haklarına ciddi sınırlandırma getiren Ajanda 2010 kapsamında yürürlüğe konan reformlardır.

Bu iki hata 150 yıllık köklü bir geçmişi olan SPD’nin kitle partisi olma özelliğini tehlikeye sokacak oranda ciddi soruna dönüştü. Partinin Genel Başkanı Sigmar Gabriel 2009 yılında göreve geldikten sonra iki sorunu da çözüme kavuşturmak için kolları sıvadı. SPD koalisyon müzakere sürecini sendikalarla yakın istişare içinde yürüttü. Yeni bakanlar kurulunda ekonomi ve enerji bakanı olarak görev yapacak olan ‘Süper Bakan’ Gabriel’in asgari ücret konusunda ısrar etmesinin tek hedefi sendikalarla barışı sağlamak olmazsa da en önemli hedefinin bu olduğu söylenebilir.

Göç ve uyum politikalarına gelince: SPD 2005-2009 yılları arasında koalisyon hükümetinde yer almasına rağmen göçmenlere yönelik siyasetin şekillendirildiği içişleri bakanlığına CDU’lu Wolfgang Schäuble’nin ve yeni ihdas edilen uyum ve göçten sorumlu devlet bakanlığına ise diğer bir CDU’lu Maria Böhmer’in gerilmesine ses çıkarmadı. Yeni dönemde dışişleri bakanlığında siyasi müsteşar olarak görev yapacak olan Böhmer devlet bakanı olana kadar göç konusu ile ilgilenmiyordu. Görev döneminde ise göçmenlerin duygu ve düşüncelerine tercüman olmaktan çok, göçmenlerin karşısında devletin temsilcisi gibi davrandı.Böhmer’in siyaset tarzının çok fazla vesayetçi ve resmi bir kokusu vardı.

SPD sendikaları ve göçmenleri ihmal etmenin bedelini 2009 yılında çok ağır ödedi.

Şimdi elinde iki önemli argümanla göçmenlerin karşısına çıkacak. Bunlardan biri opsiyon modelinin kaldırılması, diğeri ise uyum ve göçten sorumlu devlet bakanlığına Türk kökenli bir sosyal demokratın getirilmesi: Aydan Özoğuz.

Özoğuz’un görevlendirilmesi ile Alman siyasetinde başarılı Türk kadın siyasetçi örneğine bir yenisi daha eklendi. Alman siyasetinde Türk kadınların neden erkeklerden daha başarılı olduğu bir doktora çalışma konusu olabilir. Türk kadınlarının başarı sebepleri bir tarafa, Aydan Özoğuz doğru bir tercih. Bunun sebebi kadın veya Türk kökenli olması değil. Elbette ki başarısında bunlarında etkisi vardır. Ancak Türk kökenli olduğu halde Almanyalı Türklerin hissiyatına tercüman ol(a)mayan ve çıkarlarına öncelik vermeyen siyasetçi sayısı hiç de az değil.

Eğer bakanlık koltuğu Özoğuz’u değiştirmezse – ki ben buna pek ihtimal vermiyorum –Böhmer’den farklı, daha kucaklayıcı bir çizgi takip edeceğini söyleyebiliriz.

SPD Özoğuz’u bakanlık konumuna getirmekle şu mesajı veriyor: Her ne kadar eyalet düzeyinde ilk Türk bakanı Hıristiyan Demokrat Parti atasa da federal düzeyde öncelik bana ait. Çünkü Türkler başta olmak üzere göçmenlerin siyasi adresi benim, CDU veya Yeşiller değil.

İlk bakışta doğru gibi gelen bu mantığa ikinci bir bakış atfetmekte fayda var. CDU’lu Böhmer tekrar dışişleri bakanlık koltuğuna oturacak olan SPD’li Frank Walter Steinmeier’in altında müsteşar olacak. SPD’li Özoğuz CDU’lu başbakan Angela Merkel’e bağlı devlet bakanlık koltuğuna oturacak. Kısacası SPD ile CDU arasında göç politikaları konusunda fazla fark yok.

Göç ve uyum politikalarının temellerini 2005 yılından bugüne kadar Birlik Partileri CDU/CSU attı. Özoğuz’la beraber bu politikalarda köklü bir değişim beklemek abartılı bir beklenti olur. Bundan dolayı, başında Türk kökenli bir isim de olsa, siyasi makamlara fazla güvenmek yerine katılımcı demokrasinin gereği olarak kendi çıkarlarımızı seslendirmeli ve siyasete karşı reşit bir tutum içinde haklarımızı talep etmeliyiz.

Cumhurbaşkanı Joachim Gauck’dan görev mektubunu alıp başbakanlık binasında bakanlık koltuğuna oturacak olan Aydan Özoğuz’a yeni görevinde başarılar diliyorum. Allah yardımcısı olsun.

16.12.2013 19:14