TAKİP ET

Angela Merkel’in Türkiye sınavı

Dünyanın en güçlü kadını Bayan Merkel. Tam 10 yıldır Almanya Başbakanı. Başarılı bir politikacı. Avrupa kriz depremi ile sallanırken, ekonomisi yükselen, refah ve iç barışı derinleşen bir ülke Merkel’in Almanya’sı.

Ama bugünlerde Bayan Merkel siyasi yaşamında nükleer enerji ve Yunanistan krizlerinden sonra, üçüncü büyük bir kriz olan Suriye sığınmacıları ile karşı karşıya. Kendi partisi Hıristiyan Demokratlar tarafından sorgulanıyor, baskı altında. “Üst sınır” fikrine sıcak bakmaması, Cenevre Konvansiyonu’nun ruhunu savunan tutumu, muhafazakarların hoşuna gitmiyor. Hıristiyan Demokratları da kucaklayan, “gerçekçi” ve “başarılı” bir politika sunmak zorunda. Bayan Merkel için Suriyeli sığınmacılar konusunda Türkiye “anahtar” konumda, haksız değil. Doğru kapıda ama Türkiye’de yanlış ata oynuyor.

Berlin’in inisiyatifi olan sığınmacılar konusunda AB-Türkiye zirvesi ile doğru “anahtarı”, doğru kapıda kullandığına işaret ediyor. Bugün, 29 Kasım’da Türkiye ile üyelik müzakereleri başladığından bu yana bir ilk, “zirve” gerçekleşecek. AB Rusya ile son yıllarda 20’nin üstünde “zirvede” buluşmuş, tüm sorunlara rağmen Putin’i Brüksel’de ağırlamış, AB liderleri Putin’e misafir olmuştu. Kore, Meksika gibi ülkeler zirvelerde ağırlanırken, “aday” Türkiye’ye “zirve” kapısı kapalı kalmıştı. Sarkozy ile kapanan bu kapıyı Merkel’in açmış olması anlamlı.

Zirvede gündem malum, Suriyeli sığınmacılar. Paris saldırılarından sonra, sadece sosyal bir mesele değil, güvenlik boyutu ile de masada. AB ile Türkiye arasında bu konuyu düzenleyen bir anlaşma da var. AB Suriye sığınmacılarının en ağır yükünü taşıyan Türkiye’ye mali destek vermek istiyor. Beklenti sığınmacılar Türkiye’de kalsın, AB sınırlarına dayanmasınlar.

Bayan Merkel’in Macaristan, Polonya gibi ülkeleri sığınmacılar meselesinde kazanması mümkün değil. Ama Türkiye’yi kazanabilir. Türkiye ile sürmekte olan üyelik müzakerelerine işlerlik kazandırır, Türkiye için üyelik perspektifine sahip çıkarsa, Ankara ve Brüksel’de doğru anahtarı, doğru kapıda kullanmış olur. Türkiye’nin üyeliğine sıcak bakmadığı bilinen Bayan Merkel nükleer enerji konusunda gösterdiği “öğrenme kapasitesini” Türkiye konusunda gösterebilir, gölgesini aşabilir mi, göreceğiz. Anlaşmalar ona bu kapıyı açık tutuyor. Türkiye AB süreci ile istikrarı, iç barışı ekonomik kalkınmayı yakalamıştı. Ortadoğu’da istikrar unsuru idi. Tekrar olabilir. AB, Kopenhag kriterleri demokratikleşme, hukuk devleti olduğu için çekici idi. Bu süreç Türkiye’yi değiştirebileceği gibi Ortadoğu’yu da etkileyecek potansiyele sahip bir politika idi. Tekrar olabilir.

Bayan Merkel’in anahtarı doğru kapıda kullandığını ikinci bir haber ile de izliyoruz. Önümüzdeki günlerde en ağır yükü taşıyan Ankara, Atina ve Berlin’in buluştuğu bir nevi “mini zirve” konuşuluyor. Biliyorsunuz AB-Türkiye ilişkilerinde en önemli sorunlardan biri Kıbrıs ve Atina kaynaklı. Berlin Duvarı düştü, Lefkoşa duvarı duruyor. Lefkoşa duvarı düşmeden AB-Türkiye ilişkilerinde mesafe almak oldukça zor. Kıbrıs’ta kendini çözüme adamış iki cumhurbaşkanı için Doğu Almanya kökenli Bayan Merkel önemli bir aktör ve şans. Önümüzdeki aylarda Kıbrıs sorunu aşılabilirse AB-Türkiye ilişkilerinde en büyük engel kalkmış olur.

Ama Bayan Merkel Türkiye’de AB sürecine inanmayan, hatta karşı olan AKP aktörleri ile biraz para vererek meseleyi çözerim sanıyorsa, yanılıyor. Belki geçici bir çözüm bulur, ama kalıcı olmaz. Hak, hukuk tanımayan, keyfîliğin havaya göre değiştiği bu güçler “baskı” politikasına inanıyor. Tatmin etmek zor.

Willy Brand, İspanya politikası ile Avrupa tarihi yazmıştı. Bayan Merkel de Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti misyonu ile, Kıbrıs sorununu çözerek tarih yazabilir. AB, Türkiye’de milyonlarca insan için demokrasi vaat ettiği için çekim merkezi olmuştu. Türkiye’nin geleceğini AB’de gören kadrolar AKP içerisinde de var. Saray’da değiller. Bayan Merkel, Brüksel’de müzakere kapısını açar, Ankara’da doğru adrese giderse, kazanır. Altın kaplama kiç koltuklarda gülünç duruma düşmez. Ankara’nın mütevazı art deco koltukları oldukça güzel.

29.11.2015 06:58