TAKİP ET
Süleyman Bağ

Süleyman Bağ

Alman Çin Stratejik İşbirliği

Geçen hafta Almanya Başbakanı Angela Merkel Çin’e bakanlar kurulunun yarısının beraberinde götürerek Çin’e gitti. İki günlük gezide normal tarihinden bir yıl önce ikinci ortak bakanlar kurulu toplantısı yapıldı ve toplam 13 yeni anlaşma imzalandı.

Elbette ki gezinin en önemli konusu Euro krizi idi. Önümüzdeki yıl görevden ayrılacak olan Çin Devlet Başkanı Wen Jiabao krizle mücadele konusunda Çin’de AB’nin tartışmasız lideri olarak görülen Merkel’e destek sözü verdi. Almanya Euro sorunun çözmek için bir kriz siyaseti yürütüyor. Ancak buna ek olarak bir de kriz içinde geliştirilen yeni siyaset var. Bu siyasetlerden biri de Almanya Çin stratejik işbirliği oluşturuyor. Almanya çok az sayıda ülke ile ortak bakanları kurulu toplantısı düzenliyor.

Ortak Bakanlar toplantısı iki ülke arasında iyi ve derin ilişkilerin göstergesi olduğu gibi, bir ülkenin gelecek stratejisinde yer alan ülkelere de işaret ediyor. Türkiye ile ortak bakanları kurulu toplantısına sıcak bakmayan Almanya bu düzeyde ilk işbirliğini 1963 yıkında Fransa ile gerçekleştirdi. Bugün Almanya’nın belli dönemlerde ortak bakanlar kurulu toplantısı düzenlediği ülkeler şunlar: Fransa, İtalya (toplam 28 ortak toplantı), İspanya (23 toplantı), Rusya (12 toplantı), Polonya (11 toplantı), İsrail (üç toplantı), Hindistan (bir toplantı) ve Çin (İki toplantı). Son üç ülke (İsrail ile 2008 yılında, Çin ile Hindistan ile ise 2011 yılında) ile üst düzey işbirliğine Merkel döneminde ve kriz süreci içinde geçildi. Kriz içinde siyasetten kast ettiğim de bu. Euro krizi AB’ye bakan yönüyle Almanya’yı belirleyici aktör olarak öne çıkardığı gibi, on yıllarca ABD merkezli Batı ittifakı içinde yer alan Almanya’ya 21. Yüzyılda küresel aktör olma özelliği kazanacak olan güçlerle yeni işbirliği yolları açıyor.

Elbette ki bu işbirliğinin temelini ortak değerlerden çok karşılıklı çıkarlar ve özellikle de ekonomik ilişkilerin hacmi belirliyor. Merkel’in iktidara geldiği 2005 yılından beri altıncı kez ziyaret ettiği Çin ile Almanya’nın 2011 yılındaki ortak ticaret hacmi 144 Milyar Euro.

Kendisi ile İstanbul’da ofisinde görüştüğüm bir Alman gazeteci Almanya için önemli beş ülkeyi şu şekilde sıralamıştı: ABD, Fransa, Polonya, Rusya ve Türkiye.

Kriz sürecinde Almanya bu ülkelerde ABD ve Türkiye’den hayli uzaklaştı. Almanya elbette ki Batı ittifakı içinde yer alıyor. Bunda şüphe yok. Ancak NATO gibi eski ittifakların önemini kaybettiği, Almanya’nın geçen hafta güvenlik kurulunda dönem başkanlığını üstlendiği Birleşmiş Milletlerin temsil keyfiyetinin gerilediği bir dönemde temeli atılan işbirliklerin ileride siyaseti de etkileyip etkilemeyeceği önemli bir sorudur.

Özetleyecek olursak: Almanya Merkel iktidarında İsrail, Hindistan ve Çin ile işbirliğini ortak bakanlar kurulu toplantısı düzeyine çıkardı. Bu düzeyde işbirliği ABD, İngiltere ve Türkiye ile yok. Almanya tartışmasız Batı ittifakı içinde yer alan bir ülke. Ancak şu anda temelleri atılan yeni işbirliklerine bakılırsa Almanya ABD ile ilişkileri fazla derinleştirmeden korurken bunda 40 yıl önce diplomatik ilişkileri başlattığı Çin ile ilişkileri derinleştirmeyi hedefliyor. Bunun şimdilik iki ülke arasında ortak siyasi bir duruşa dönüştüğü söylenemez. Ancak bugün olmayan bir şeyin ileride olamayacağı anlamına gelemez.

04.09.2012 13:11