TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Allahuekber teröristlerin değil, bayraklar da popülistlerin..

Dün akşam saatleri..

Berlin’de, tarihi Brandenburger Tor kapısının önünde, Pariser Platz’dayız.

Fransa Büyükelçiliği de burada.

İnsanların  buraya toplanmasının nedeni öğle saatlerinde gerçekleşen terör saldırısı.

Özellikle dikkat ettim:

Fazla pankart yok. Olan da tek. “Je suis Charlie“ (Ben Charlie’yim) pankartı. Saldırıya uğrayan dergi ile dayanışmanın, yalnız olmadığının ifadesi bu.

Hatırlarsak, 11 Eylül saldırısından sonra da dönemin Almanya Başbakanı Gerhard Schröder “Ben Amerikalıyım“ demişti. Onun öncesinde dönemin Amerikan Başkanı Kennedy’nin 1963’te, etrafı duvarlarla çevrili, bir açık hava hapishanesini andıran Berlin’i ziyaretinde dayanışma ifadesi olarak, “Ich bin ein Berliner“ sözü var.

Onun dışında insanların ellerinde mumlar var. Yerlerde, değişik noktalarda mumlar yakılmış. Büyükelçiliğin giriş kapısında da mumlar yakılmış.

Hıristiyan kültüründe mumun ayrı bir yeri var. Yanan mum ruhu temsil ediyormuş. Ölüm alemini aydınlatan bir ışık.. Paskalya dönemlerinde yakılan mumların yeniden dirilişi, dünyayı aydınlatan Hz. İsa’yı temsil ettiği de söyleniyor.

İslam’ı veya Müslümanları suçlayan pankart var mı diye bakıyorum. Yok.

Orada toplanan bazı Fransızlarla konuşuyorum. Bir çoğu Berlin’de okuyan üniversite öğrencisi Fransız.

“Bu saldırıyı yapanlar ekstremist, aşırı tipler. Bunların dinle alakası yok. Teröristler bunlar..“ türü şeyler söylüyorlar.

***

Ancak herkesin öyle düşünmediğini de görüyoruz.

Aşırı yapılı kişilerin, AfD’lilerin, Pegida’cıların bu saldırıyı kullandıkları da görülüyor.

Saldırıyı Müslümanlarla ilgili tezlerinin doğruluğu için kullanmaya çalışanlar var. Kişi nasılsa, dünyayı nasıl bir gözlükle görüyorsa, olayları da öyle okuyor. Aşırı yapılı, popülist yapılı insanlar böyle acılı bir olaydan kendilerine malzeme çıkarma peşinde.

Makul insanlar ise sözlerini aktardığım Fransız genci gibi düşünüyor.

Toplumda, her kesimde maalesef aşırı tipler var. İçi hayal kırıklığı ile düşmanlık ile dolu olup da saldırganlaşan tipler. Bu tiplerin, teröristlerin dini de yok. Her toplumdan çıkabiliyor bunlar.

Norveç’te Anders Behrung Breivik’in öldürdüğü 77 genç Norveçliydi. NSU çetesinin öldürdükleri Türkler, bir Yunanlı ve bir Alman kadın polisti.

Şimdi bu Paris saldırganlarının öldürdükleri de Fransız. Hatta öldürdükleri polislerden biri de Ahmed. Fransa devletinin otoritesini de orada savunan bir Müslüman.

***

Burada görülen manzara şu:

Bugün yaşadığımız hayat adına en önemli ayrım makul olanlar ile ekstremistler, aşırılar arasındaki ayrım.

Her kesimin aşırıları ortak hayati tehdit ediyor. Ya makul insanlar bu tehdidi yenecek, ya da hayat yaşanmaz hale gelecek.

Bugün bu aşırıların İslam’ın kutsal bildiği sözleri kullanmalarına veya Avrupalı sağ popülistlerin ülke bayraklarını taşımalarına kanmamak lazım.

Onlar bu değerlerin düşmanı!

Ne bu sözler onlarındır, ne de yaşadığımız demokratik ülkelerin sembolleri, bayrakları bu popülistlerin.  Öyle görülürse kaybederiz.

08.01.2015 19:30