TAKİP ET

Yurtdışı seçmeni ve temsil meselesi

Türkiye dışında yaşayan vatandaşlarımız ikinci defa seçimlere katıldı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde katılımın % 8 gibi düşük kalması, çeşitli yorumlara konu olmuştu. Bu seçimler ile katılımın 4,5 misline çıkması “randevu” kuralının önemli bir sorun olduğunu belgeledi diyebiliriz.

Buna rağmen katılım % 36 ve hâlâ oldukça düşük. Aşılması zor önemli etkenler olduğu için yurtdışı katılımı hiçbir zaman Türkiye gibi yüksek olmayacaktır. Mesela sandığın seçmene kilometrelerce uzakta olması önemli bir etken. Ama Berlin gibi ulaşımı kolay ve Türklerin yoğun olduğu büyük bir şehirde bile katılımın düşük kalması, diğer sorunlara da işaret ediyor. Türkiye seçimleri yakından izlense de Berlin veya Hamburg’da yaşayan insanlar “seçim havası” içerisinde olmadılar. Yurtdışı seçmenin sorunları da gündemde değildi. Sanıyorum sadece Bülent Arınç yurtdışında sesini duyurabildi. “Bedelli askerlik 1000 Euro’ya inecek” diyerek AKP’yi çekim merkezi yaptı. Ekonomik sorunu olan, iş bulmakta zorlanan yüz binlerce genç için önemli bir mesajdı “bedel” meselesi.

Katılımı sınırlı kılan ve seçmeni sandığa soğutan önemli bir olgu da temsil meselesi idi. Yurtdışı seçmeni adaysız bir seçim süreci yaşadı. Temsil edilmediğinin bilincinde idi. Bu yüzden oylar genellikle “sempati” kaynaklı oldu. Seçim sonuçları da bu havayı yansıtır nitelikte. AKP’nin % 49,88 (519.473 oy), HDP’nin de % 20,28 (211.299) ile Türkiye ortalamasının üstünde oy alması bu yüzden tesadüf değil. CHP’nin % 17,21, (179.227) MHP’nin % 9,25’te (96.377) kalması bu partilerin yurtdışında örgütlü olmamalarından da kaynaklanıyor. Milli Görüş hareketi, özellikle camiler AKP için etkin örgütsel dayanaklar oldu.

Nereden bakarsanız bakın, 1 milyonun üstünde bir seçmen kitlesinin sandıklara adaysız gitmesi hem demokratik değil, hem işlevsiz. Yurtdışı oyları ile İzmir II. Bölge’den Kerem Ali Sürekli ile Amasya’dan Sait Yüce AKP’den, Kocaeli’nde de Ali Haydar Konca HDP’den Meclis’e girdiler. MHP 2, CHP 1 milletvekili kaybetti. 1 milyonun üstünde oyun Türkiye seçimlerine yansıması bundan ibaret. Biraz komik değil mi? Bu vekillerin yurtdışındaki vatandaşları temsil etmek bir yana, sorunlarını bildiği veya anladığı meçhuldür. HDP oylarının yüksek olması da adaylardan kaynaklanıyor olabilir. Türkçesi zayıf olsa da, Feleknaz Uca, Almanya’da tanınan bir isim. Almanya Alevi Dernekleri Federasyon başkanının da HDP listesinden aday olması önemli bir etken olmuştur.

Yurtdışı seçmeninin sandığa gitmesini istiyorsak, bu seçmenin Türkiye ile ilgili sorunlarını dillendiren, bu seçmenleri temsil eden adaylar için oy verebilmesini sağlamak zorundayız. Bu bir bakıma eşyanın gereğidir. Mesela 1 milyon civarındaki oyu ile Antalya vilayeti Meclis’te 14 milletvekili ile temsil ediliyor. En az bu sayı ile sandığa giden yurtdışı seçmeni de benzer bir rakam ile temsil edilmelidir. Seçmen sayısı değil, katılım ile orantılı yurtdışı milletvekili kontenjanı çözüm olabilir. Fransa ve İtalya’nın on yıllardır süren uygulamasına yakından bakmakta yarar var. Üniversitelerimiz, mesela Galatasaray Üniversitesi veya Türk-Alman Üniversitesi bu konuya eğilen, uygulamaları politikacılarımıza anlatan seminerler düzenlerlerse fena olmaz.

Yazımızı ilginç bir gözlem ile bitirelim. Yurtdışı seçmeni Türkiye seçmeninden pek farklı değil, zeki seçim yapan bir sosyal grup. AKP ve HDP’nin başarılı olduğu bu seçmen kitlesi, mesela Almanya seçimlerinde oldukça farklı oy kullanıyor. Türklerin nerede ise % 70’i CHP’nin kardeş örgütü SPD’ye oyunu verirken, Almanların % 10 civarında oy verdiği Yeşiller Türklerin % 20 gibi bir bölümü tarafından seçiliyor. AKP gibi muhafazakar CDU oy alamıyor. Yeşillere oy verenlerin HDP’yi seçtiğini varsayalım. Sol sendikalarda örgütlü, SPD seçmeni Türkler oyunu acaba neden CHP için kullanmıyor, AKP’yi tercih ediyor? Yeşiller ve SPD’nin ayrımcılığa karşı tavrı herhalde önemli bir etken, ama tek etken değil. Belki sosyal meselelerden kaynaklanıyor. İlginç değil mi?

Türkiye yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza seçme hakkı vererek olumlu bir süreç başlattı. Ama unutmayalım seçilme hakkı ve temsil de anayasal bir hak.

17.06.2015 21:30