TAKİP ET

Yurtdışı oyları kör kurşun gibi

Artık alıştık. AKP ‘iyi bir fikri kötü uygulayan’ bir siyasi parti oldu. Yeni bir anayasa fikrinin, önce “sivil anayasa” söylemi ile çalınıp, otoriter, tek adam, “başkanlık” projesine dönüştüğü gibi.

Örnekleri çoğaltabiliriz, ama yazımızın konusu yurtdışı oyları, konumuza girelim. Yurtdışında yaşayan milyonlarca vatandaşımızın seçimlere katılması iyi bir fikir ve demokrasinin gereği. Dünyada yaygın bir uygulama ve farklı teknik çözümler getirilmiş. Mesela Almanya yurtdışında yaşayan veya seçim günü seyahat etmek zorunda olan, yani sandığa gitmesi mümkün olmayan vatandaşları için “mektupla oy” sistemini uyguluyor. Bu sistem ile seçmen “memleketinde” oy kullanma olanağı buluyor. Berlin kökenli ise oyu Berlin sayımlarına giriyor. Fransa, İtalya vatandaşlarına yaşadıkları ülkelerde oy kullanma olanağı öngörmüş. En başarılı uygulamayı Fransa yapıyor. Almanya gibi mektupla ve internet üzerinden oy vermek yanında seçim günü sandık kuruluyor. Sadece seçmen değil, adaylar da var. Meclise 2 milyon dünya Fransızlarını temsilen 11 milletvekili (12 senatör) giriyor. Fransızlar seçim günü geniş alanları kiralayıp, (Brüksel’de fuar salonları gibi) vatandaşın seçim günü oy kullanmasını ve sayımı organize ediyor. Yani seçim süreci Paris ve Brüksel’de farklı değil.

Bu uygulamanın en önemli getirisi, oturmuş ve denetimi kolay bir uygulama oluşu. Seçmen seçim günü oyunu kullanıyor ve sayım yapılıyor. Oy gizli, sayım açık. Şaibe olanağı oldukça zayıf. Biz üç hafta boyunca genellikle konsolosluklarda sandık kuruyoruz. Üç hafta boyunca açılıp kapanan sandığın güvenliği, konsolosluk personelinin vicdanına kalmış. Dürüst olanlar olabileceği gibi, partizan, hükümete yaranmak isteyenler de olabilir. Katılımın düşük olduğu yurtdışında, sandığa gelmeyen yüz binlerce oy, verilmiş gösterilse, kim denetleyecek? Nitekim 7 Haziran seçimlerinde bazı görevliler tam bunu yaparken yakalanmadı mı? Sandıklar sayım için bir siyasi parti şirketi gibi çalışan THY ile Türkiye’ye gidiyor. Size havuz medyası dışında gazete bile vermeyen böyle bir şirkete güvenilir mi?

Sandıkların üç hafta boyunca açık kalmasına rağmen katılım oldukça düşük, % 36. Bu seçmen profili ve zaman meselesinden kaynaklanıyor. Konsoloslukta sandıklar iş günlerinde açık, pazar günleri değil. Yani vatandaşın seçim için zaman bulabileceği günlerde kapalı. Birçok seçmen konsolosluğa yüzlerce, Avustralya, ABD veya İsveç’te binlerce kilometre uzakta olduğu için, oy vermesi nerede ise imkânsız. Bu yüzden Fransızların fuar alanında organize ettiği gibi, seçim günü oy kullanma ve sayım her bakımdan iyi bir çözüm olabilir. Sadece konsolosluklar değil, pazar günü boş olan okullar da sandık için alternatif olabilir. Seçmene yakınlık birçok merkez ile gerçekleşebilir. Sayım Türkiye gibi aynı gün gerçekleşirse denetim sorunu olmaz. Son iki uygulama “güvenlik” sorunu olmadığını da gösterdi.

Ama temel sorun temsil meselesinde yatıyor. Yurtdışında yüz binlerce insan oy veriyor, ama kimi seçtiğinden bihaber. Oyu kör kurşun gibi, kimi vuracağı belli değil. Mesela 7 Haziran seçimlerinde Amasya’da MHP bir milletvekili çıkarabilecek oy almıştı. Ama yurtdışı oyları sayıma eklendiğinde birkaç yüz oyla MHP Amasya’dan milletvekili çıkaramamış, AKP’den Sait Yüce seçilmişti. HDP bu oylarla Kocaeli’nde bir milletvekili kazanmış, ama birkaç oyla Batman’da AKP’ye bir milletvekili kaptırmıştı. Bu 1 Kasım seçimleri için de geçerli. Yurtdışı oyları kimi vurur bilmiyoruz. Son seçimlerde yurtdışında AKP 519.473 oy (% 49,88), HDP 211.299 (% 20,28) CHP 179.227, (% 17,21) MHP 96.377 (% 9,25) aldı. Türkiye seçim sonuçlarından farklı bu yapıya ayrıca eğileceğiz. Ama bu bir milyon seçmen için 15 milletvekili Fransa veya İtalya’da olduğu gibi meclise girse, ne kaybederiz? Böylece seçmenin iradesi demokratik bir süreçle Meclis’e yansımış, temsil meselesi çözülmüş olmaz mı? Bugünkü uygulama temsilde adalet ilkesini zedelediği gibi, Türkiye seçim sonuçlarını da olumsuz etkiliyor, çarptırıyor. Paraşüt oylar Amasya’da MHP’yi, Batman’da HDP’yi, İzmir’de CHP’yi, bir başka ilde AKP’yi vuruyor. Kör kurşun gibi….

11.10.2015 16:50