TAKİP ET

Türkiye’nin Erdoğan sorunu

Cumhurbaşkanı seçimlerinden birkaç hafta önce İstanbul taksilerinden birinde seçimleri konuşuyoruz.

Taksi şoförünün seçimlerde ne beklediğine yönelik sorumuza yanıtı, sohbetin yönünü değiştiriyor. Erdoğan’ın kazanacağından şüphesi olmadığını söyledikten sonra ekliyor: “Ama benim Cumhurbaşkanım olmayacak”. Yadırgıyorum. Türkiye demokrasisi açısından kaygı verici bu cümleyi şoförün kimliği üzerinden anlamaya çalışıyorum. Yozgatlı, suni ve tipik bir AKP seçmen profili var. Gerekçeleri oldukça düşündürücü. “Erdoğan’ın diline baksanıza” diyor. “Böyle bir politikacının Türkiye’yi kucaklayacağına inanıyor musunuz?” diye soruyor.

Bugün artık bir yıldan fazladır Cumhurbaşkanı makamında oturan Erdoğan’ın dili, üslubu ve siyasi tutumunda zerre kadar değişiklik yok. Bir siyasi parti lideri gibi seçim kampanyası yürütüyor, muhalefet partilerini sadece eleştirmiyor, rencide ediyor. “Alçak” kullandığı sıfatlar arasında hafiflerinden. Toplumun geniş kitlelerinde etkin Doğan Medya Grubu, Hizmet Hareketi ve HDP’yi vatana ihanet etmekle suçluyor. Erdoğan, Türkiye’nin cumhurbaşkanı seçildi, ama hâlâ bir siyasi parti militanı gibi konuşuyor. “…..ya!” ile biten cümleleri nefret dolu. Memur-Sen toplantısında yapmış olduğu konuşmayı okurken Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak üzülüyorum, utanıyorum. “Ülkemiz böyle bir cumhurbaşkanı hak etmedi” düşüncesi geçiyor kafamdan.

Üzülüyorum, çünkü Yeşil ve çevreci bir hareketten gelmeme, AKP ile siyasi yakınlığım olmamasına rağmen Erdoğan ve AKP’nin reform politikalarını desteklemiştim. Türkiye muhafazakâr kitlelerinin AKP ve Erdoğan gibi bir siyasi olguyu iktidara taşıyarak geç de olsa Türkiye’de demokrasiyi getireceğini umut etmiştim. Askeri darbelere çanak tutan İstanbul-İzmir burjuvazisinin düştüğü hataya, Anadolu iş çevrelerinin düşmeyeceğini düşünüyordum. Çünkü onlarda askeri darbelerin mağduru idiler. Ülke kalkınıyor, AB’ye doğru yol alıyor, Ortadoğu’da Türkiye’deki gelişmeler ilgiyle izleniyordu. Türkiye “model mi, ilham kaynağı mı” tartışması yapılıyordu. Erdoğan despotizmin mağduru Arap sokaklarının kahramanı, hürriyet, dünyaya açılımın adresi, idoldü. “Türkiye’de oluyor, bizde de mümkün” bilincinden kaynaklanan bu umut, bizde de vardı. “Yetmez, ama evet” kampanyası bu umudun sonucu idi. Bugün artık oldukça bariz bir şekilde gördük ki, Erdoğan tüm bu programa bir gün bile inanmadı. Tüm çabası iktidar savaşında umut sömürüsünden ibaretti. Bu “Sivil bir anayasa” için ne kadar geçerli ise, “çözüm süreci” için de o kadar geçerli idi.

Erdoğan sorununun bu boyutu artık anlaşılmış, hatta aşılmış bulunuyor. Haziran seçimleri bu açıdan bir cevaptı. Ülkeyi bugün meşgul eden, kaygılandıran en önemli soru, 1 Kasım sonrası gelişmeler ve siyasi belirsizlik. Seçimler beklendiği gibi sonuçlanır, 7 Haziran tablosu çıkarsa Erdoğan, demokratik süreci bir kez daha tıkar, Meclis’in çalışmasını engeller mi, sorusu gündemde. Bu soru bu günlerde en sık sorulan soru ve cevabı yok. AKP’nin seçim kampanyasında umut değil, kriz endeksli. “Bizden sonra kaos” tehdidi ile kazanmaya çalışıyorlar. Ama seçmen bir kez daha kriz kaynağı AKP ve Erdoğan’ı cezalandıracak. İşte bu yüzden “Erdoğan ne yapacak?” sorusu düşünce ve analizlerin merkezinde.

Erdoğan’ın sandıktan ibaret sandığı demokrasiye de inanmadığı 7 Haziran seçim sonuçlarına karşı tavrı ile belgelenmiş bulunuyor. TBMM, halkın iradesi bir gün olsun çalışamadı. Meclis tıkandı. Tıkandı, çünkü çalışabilir duruma gelecek bir Meclis’in ilk oturumunda yolsuzluk dosyaları gündeme gelecekti. Çünkü Meclis çalışabilse 1 Kasım’da seçimler olmayacaktı. Erdoğan, Türkiye demokrasisini rehin aldı. İşte bu yüzden 1 Kasım seçim sonuçlarına, sandığa, seçmen ve halkımızın iradesine sahip çıkmak zorundayız. Erdoğan’ın Meclis’i bir kez daha tıkama girişimi, siyasi kriz ve tansiyon politikası ile karşı karşıya kalabiliriz. Cevabımız demokrasi, hukuk, adalet ve tüm Türkiye’yi kucaklayan temel haklara saygı olmalı. Erdoğan’ın Türkiye’de, terörün Güneydoğu’da empoze etmeye çalıştığı “fiili” durumu aşmak için 1 Kasım önemli bir fırsat.

29.10.2015 16:16