TAKİP ET

Suriye meselesinde Moskova neden devrede?

Suriye’nin Salkın kasabası, Amanos Dağları’nın doğu yakasını süsleyen zeytinlikler arasından görünen en seçkin beldedir.

Suriye krizi ile karanlıkta kaybolan kasabanın, Şeker bayramı günlerinde eski parlaklığı ile görünür olması, Asi Nehri’nin bu yakasında kimsenin gözümüzden kaçmamıştı. Muhalefet güçlerinin elindeki bu kasabanın sadece elektrik sorunu çözülmüş değil, hava saldırılarına hedef olma korkusu da yok diye yorumlandı durum. Türkiye sınırına birkaç kilometrede olması mı, “bayram” günlerinin verdiği özgüven mi, bilmiyoruz ama ışıklar normalleşme belirtisi olarak algılandı.

Ama, sınır bölgesindeki bu “normal” havanın Suriye gerçeklerini yansıtmadığını görmek için haberleri üstünkörü okumak yeter. Şam’ın göbeğinde Suriye hava kuvvetlerinin geçen hafta varil bombaları ile onlarca çocuk, kadın ve sivili öldüren saldırısı, Suriye’nin derinden kanamaya devam ettiğini belgeliyor. Yeni olan gerçek muhalefet güçlerinin kontrol ettikleri bölgelerde yerleşmiş olduklarını ve geçici de olsa bir nevi “denge” kurulduğunu izliyoruz. Rejim kan kaybetmeye devam ediyor. Lübnan’dan gelen Hizbullah birlikleri ve Esed’in “danışman” dediği İran devrim muhafızları olmasa, Lazkiye kıyı şeridi dışında hiçbir bölge Esed güçlerinin elinde olmazdı. Şam-Halep arasında ince bir koridoru elinde tutan rejim, IŞİD tehdidi sayesinde ayakta duruyor diyebiliriz.

Türkiye’nin tüm baskılarına rağmen ABD, (Fransa’da bu konuda hizaya gelmiş görünüyor), “Esed gitsin” tezine sıcak bakmıyor artık. Esed’i tutmak istedikleri için değil, “Esed sonrası senaryo” konusunda önlerini göremedikleri için. Irak’ta yaşanan “devlet” sorunu ve yapılan hatayı, Suriye’de tekrarlamak istemiyorlar. Devlet ve kurumları, harabe bir kalıntıdan ibaret de olsa, ayakta dursun istiyorlar. Bunun farkında olan Esed ılımlı muhalif güçleri varil bombaları ile yok etmeye çalışırken, El Nusra ve IŞİD saflarına hâlâ dokunmuyor. “Ehven-i şer” seçiminde Batı’nın kendisini tercih edeceğine inanıyor.

Batı, Türkiye’nin “Esed gitsin” tezine sıcak bakmıyor ama alternatif de sunmuyor. Bir bakıma çaresiz. “Devlet” ve kurumsal yapıyı ayakta tutma hedefi ile Suriye krizinin mimarı, kaynağını muhatap almak zorunluluğu ile karşı karşıya. IŞID vahşeti karşısında, Esed artık “medeni” bir güç olarak algılanıyor. Ama Suriye sorununun kaynağı ve on binlerce insanın katili olduğundan şüphe yok. Çözümün parçası değil.

Moskova, durumun farkında olacak ki, dengeler bir kez daha değişmeden inisiyatif almaya karar vermiş, Suriye muhalefeti ve Arap başkentlerini Moskova’da ağırlıyor. 2012 Cenevre prensiplerini hayata geçirmeyi hedefleyen Moskova’nın ana hedefi Esed ve rejimini kurtarmak. Sürecin dışında kalma korkusu da bir gerekçe olabilir. Ortadoğu’da dengeleri yeniden yapılandıran gelişmeler var.

Türkiye’nin, üsleri ABD’ye açması, IŞİD konusunda kullanmaya başladığı yeni dil, sürpriz değil ama önemli. Çok daha önemli gelişmeler ise İran’la ilişkilerden kaynaklanıyor. Nükleer meselede anlaşma imzalandığı gün, Hamaney’in keskin kelimelerle Lübnan ve Suriye’deki müttefiklerini yatıştırmaya çalışması tesadüf değildi. İran Suriye’de oyun kurucu bir güce sahip. Esed sadece İran’ın para ve silah desteği ile değil, cephede çarpışan silahlı “danışmaları” sayesinde ayakta duruyor. Tahran ile Washington Viyana’da sadece Nükleer meseleyi konuşmamışlardır. Patriot füzelerinin Türkiye’den çekilmesi de tesadüf değil. Suriye’den gelecek olası füzelere karşı konuşturulmadıkları ilk günden biliniyordu. Patriot füzelerini geri çekmek İran’ın artık tehlike kaynağı olmadığını söylüyor. Moskova bu gelişmeleri herhalde yakından izliyordur.

Ama hangi amaçla olursa olsun Moskova’nın Suriye inisiyatifi olumlu bir adım. Kimsenin önünü göremediği Suriye krizinde en büyük sorun kayıtsızlık. Kayıtsızlığın ölümlerin sürmesi, milyonlarca insanın yerinden yurdundan olması anlamına geldiğini her gün yaşıyoruz. Moskova krizin mimarı ve derinleşmesinin ana sorumlusu Esed ve rejimi olduğunu da göz önünde bulundurursa, sadece inandırıcı değil, çözüm yolunda etken de olur. Yapar mı, dersiniz?

23.08.2015 09:30