TAKİP ET

Sarkozy, Kuzu, Aktar, Münir,….

Bugünlerde ilginç bir koalisyon ile karşı karşıyayız.

Son on yılın AB-Türkiye ilişkilerinde en önemli kararların alındığı ilk zirve sonuçları üzerine ilginç saflar oluşuyor. Çok farklı siyasi ve kültürel geleneğin çocukları aynı koroda, aynı parçayı seslendiriyor. Sarkozy “Türkleri kandırmayın” diyor. Koronun diğer ucunda yıllardır okuduğum, sempati duyduğum, Cengiz Aktar, Metin Münir ve daha birçokları, “inanmayın”, “olmaz”, “bizi kandırıyorlar” melodisi ile Sarkozy’ye eşlik ediyor. Aynı korada saf tutmaları farklı düşüncelerden kaynaklansa da, melodi aynı melodi. “Türkiye Küçük Asya’da, Avrupa’da değil” diyor Sarkozy. “Müslüman” bir ülke demiyor artık ama bu düşüncesi biliniyor. Hayır, yanlış anlaşılmasın. Aktar ve Münir; Refah çizgisinde olan, AKP içerisinde etkin Burhan Kuzu gibi AB karşıtı insanlar değiller. Sadece AB ve Türkiye’ye güvenmiyorlar. Kötümserler.

Haksız değiller. Avrupa Birliği son on yıldır, Türkiye’nin kalkındığı, demokratikleştiği, anayasa reformlarını gerçekleştirdiği, Kıbrıs’ta Annan Planı’na evet dediği yıllarda bir adım olsun atmadı. Üyelik müzakerelerini sürdüren Türkiye’yi aile fotoğrafında görmek mümkün olmadı. Romanya, Bulgaristan’a müzakereler başlar başlamaz bugünkü Türkiye şartlarından daha kötü durumda olmalarına rağmen vize uygulaması kalktı. ‘Üyelik müzakereleri sürdürdüğümüz bir ülkeye vize uygulamak, eşyanın tabiatına aykırı’ inancı gerekçe oldu. Üyelik müzakereleri başlamamış Balkan ülkelerine vize uygulaması kalktı. ‘Vize, Balkan gençleri ile AB gençliğinin buluşmasında engel’ olduğu için. Tüm bu doğru mantık ve düşünceler nedense Türkiye için uygulanmadı. On yıl ‘çifte standart’ eleştirisini belgelercesine, sorumsuz bir Türkiye politikası izledik. Ve AB, Türkiye’de umut kaynağı, demokratikleşme sürecinde etken olma özelliğini, inandırıcılığını tümden kaybetti. Gazetecilerin zindanlara konulduğu günlerde Ankara’ya ‘sığınmacılar için’ el uzatması AB’nin imajını iyice sorgulanır kıldı.

Münir, Aktar ve diğerleri sadece AB’yi samimi bulmadıkları için değil, Türkiye’ye güvenmedikleri için de kötümserler, ‘inanmayın’ diyorlar. İlerleme raporlarını çöp kutusuna atan Kuzu gibi, ‘bizi’ istemiyorlar algısına çanak tutuyorlar. Erdoğan, Kuzu vs. için AB zaten hedef, demokratikleşme amaç değildi. İktidar yolunda sadece araçtı. Erdoğan, Kuzu ve daha birçok AKP önde gelenleri için de AB bir ‘Hıristiyan kulübü’. Sarkozy haklı. Zaten hiçbir zaman demokrat olmadılar. Nasıl Sarkozy demokrasiyi Hıristiyan kültürüne özgü bir olgu olarak görüyorsa, Erdoğan, fetvasına kulak verdiği Hayrettin Karaman’dan farklı düşünmüyor. Karaman sadece demokrasi değil, ‘eşitlik’, ‘eşit haklar’ gibi demokrasiye özgü temel kuralların İslam ile ‘bağdaşmaz’ olduğunu vazediyor. (Yeni Şafak 29/5/2014)

Münir, Aktar ve diğerleri için müzakerelerde 17’nci faslın açılması önemli değil. Merkez Bankasının bağımsızlığı para politikasında temel şartlardan biri. “Saf olmayın, Merkez Bankası Erdoğan ile mümkün mü?” diye soruyorlar. Erdoğan ve Türkiye örtüşüyor satırlarda. Vize konusu da aldatmaca. “AB vizeyi ne gelecek ekimde, ne de hiçbir ekimde kaldıracak.” diyor Münir. Cengiz Aktar bir adım daha ileri gidiyor ve son Brüksel buluşmasını ‘müzakerelerin sonu’ olarak görüyor. Münir, milyonların Avrupa’ya akın edeceğini öngörüyor ve bu yüzden vizenin kalkmayacağını savunuyor. Sarkozy ve Avrupa aşırı sağı ile aynı çizgide olduğu için rahatsız değil.

Suriyeli sığınmacılar krizi ile ‘açılım’ devreye girdiği için ‘ahlak’ sorunu da gündemde. AB’nin son yıllarda 2 milyonun üstünde sığınmacı kabul eden Türkiye’ye yardım elini uzatmadığı gerçeği değil sorun. “Türkiye, AB’nin bekçisi mi?” sorusunu tartışıyorlar. AB’nin kayıtsız kalması sanki ahlak kurallarına sığar bir tutumdu. Çocuk cesetlerinin kıyıya vurması, AB’nin seyretmesi, sanki çok ahlaki idi. Türkiye’de 400 bin Suriyeli çocuk okula gidemiyor, on binlerce öğretmen işsiz. Bunu tartışmıyorlar. Münir, Aktar gibi aydınlarımızın Batı düşmanları ve Sarkozy ile aynı çizgide buluşması ilginç. Hayal kırıklığı, aşağılık kompleksi mi onları aynı melodiye zorluyor, bilmiyorum. Ama AB süreci Türkiye’de sahipsiz artık.

13.12.2015 08:06