TAKİP ET

PYD ve ‘arapsaçı’

Dünyanın büyük umutlarla baktığı Suriye Cenevre-3 görüşmeleri iki gün önce başladı.

Geri planda yüzlerce aktörün devrede olduğu görüşmelerin başlaması hayırlı bir vaka. Ama yaraların derin, köprülerin yıkılmış olduğu bir süreç ile “terör” kelimesinin çok anlam ve yorumunun olduğu, “devlet” kelimesinin yozlaştığı, halkını varil bombaları ile öldüren bir rejimin ağırlandığı bir salondan bahsediyoruz. Her şeyin masada olduğu bu görüşmelerde Kürtler ve PYD iki sandalye arasında kalmış durumda. Ankara ve Ankara’ya yakın Suriye muhalefeti, “PYD Esed delegasyonunda yer alsın, onlar muhalefet değil” diyor. Kürtler ise “muhalefet” saflarında katılmakta ısrarlıydı. Suriye görüşmeleri “arapsaçı”, cephe hatlarını seçebilmek kolay değil. İsterseniz ince bir tarak ile PYD’nin yerini bulmaya çalışalım…

PYD’nin iki sandalye arasında kalmasında Ankara, Erbil ve milliyetçi Arap muhalefet güçleri önemli etken olsa da, PYD de masum değil. Suriye krizinin başladığı ve Esed rejiminin çökmek üzere olduğu günlerde, rejimin Türkiye sınırında üç bölgeyi PYD’ye devrettiği biliniyor. PYD bu jesti Suriye devlet kurumlarının bölgede kalmasına destek vererek ödüllendirdi. Bu yüzden “kantonlarda” ortak bir Esed-PYD yönetimi hakim. Bu işbirliği sadece kantonlarla sınırlı kalmadı. Birkaç istisna dışında PYD, Esed güçleri ile çatışmaya girmekten de kaçındı.

Esed’in PYD sevgisi tamamen taktik bir pragmatizm kaynaklı. Askeri olarak savunamayacağı bölgede bir ittifak arayışı. Ankara’ya mesaj olduğundan da şüphe yok. Arap milliyetçiliğinin derin temsilcisi Esed-Baas rejimi, PKK ve Öcalan’a kapılarını açtığı yıllarda bile Suriye Kürtlerine karşı katı bir dışlama ve baskı politikası uygulamıştı. Bu milliyetçi damarın muhalefet saflarında da uzantısı var. PYD’nin olası bir barış süreci ile Şam’da Suriye’nin bütünlüğünü tehdit eden bir güç olarak algılanma ihtimali yok değil. Kürtler ve PYD bunun farkındalar. Ama günün şartları Kürtler lehine işliyor. Sadece Esed değil, Moskova, Washington, Berlin, hatta Paris de PYD ile dirsek temasında.

Suriye’de Washington-Moskova koalisyonunun kurulması ve bu iki başkentin PYD konusunda benzer bir bakış sergilemesi sadece IŞİD ile mücadelede etkin olmasından kaynaklanmıyor. Moskova ve Washington olası bir Suriye barış süreci ve devlet yapılanmasında da anlaşmış görünüyor. Bu iki başkent Türkiye benzeri “laik” ve demokratik bir yapılanma istiyor. Aleviler, Hıristiyan azınlıklar, Dürziler, laik Müslümanlar yanında Kürtler, PYD de laik bir düzenin yapı taşları olarak algılanıyor. Bu yüzden Batı’nın PYD’ye bakışı son iki yılda derinden değişti. Buna rağmen desteklese de, kucaklayamıyor. Kucaklayamıyor, zira sadece Arap milliyetçileri ile değil, Ankara ve Erbil ile sorun yaşamaktan çekiniyor. Bu yüzden Ankara, Erbil, PYD, PKK dörtgeni arapsaçının en karmaşık bölgesi.

Bu dikdörtgende herkes, Washington, AB, Moskova, Tahran… at koşturuyor. Hızla koşan atlara takılıp, yazıyı arapsaçına dönüştürmemek için ana hatlar üzerinde duralım. Ankara ve Erbil sahada Batı ile işbirliği içerisinde ve Nakşibendilik kültürüne dayalı muhafazakar bir İslam’ın etkin olmasını istiyor. PYD sol ve laik politikası ile bu iki başkenti rahatsız ediyor. Bu yüzden Esed, Moskova ve Tahran için PYD tabii bir müttefik. Ama çözüm dikdörtgenin bu köşesinde değil, Ankara, Washington, Erbil sahasında yatıyor. PYD’nin, daha doğrusu PKK’nın dramı da buradan kaynaklanıyor. PYD-PKK sadece Ankara ile değil Erbil ile de kavgalı. Kavga’nın tek sorumlusu mu? Değil. Ama arapsaçında kaybolduğu için, yolunu bulamıyor.

Suriye’nin barışa kavuşması için Ankara-Erbil hattı en etkin, hatta belirleyici aktör olabilir. Çok şey yapmalarına da gerek yok. Tüm eksikliklerine rağmen yüz yıldır Türkiye Cumhuriyeti’ni başarı ile taşıyan laik bir demokrasinin Irak ve Suriye için de çözüm ve barış olduğunu görmeleri yeter. Avrupa tarihi din kavgasının derinlikleri üzerine bir ibret aynası değil mi? PYD ve PKK’nın arapsaçında yolunu kaybetmesi ise laiklik değil, ama demokrasi konusunda kafalarının karışık olmasından kaynaklanıyor olabilir mi? Esed ve Putin ile dirsek temasında pek sorun yaşamıyorlar.

31.01.2016 16:50