TAKİP ET

Neden İsviçre’de barış, bizde kavga var?

İsviçre’de, Avrupa’nın en kanlı tarihini yazan devletlerin ortasında Almanca, Fransızca, İtalyanca ve Romanca konuşan dört halkın yüz yıllardır birlikte olduğunu biliyoruz.

Bu halkların birliği bugün İsviçre’nin zenginliği ile açıklansa da, İsviçre’nin 19. yüzyıla kadar Avrupa’nın Almanya, İtalya, Hollanda ve Fransa, hatta Rusya’ya göç veren fakir bir ülke olduğu da biliniyor. Türkiye’nin sorunlarını “üst akıl”, “dış mihraklar” ile anlamaya çalışan AKP kadroları, Hitler veya Mussolini gibi en tehlikeli dış mihrakların, İsviçre’ye neden dokunamadıklarını araştırsa, iç barış, birlik ve demokrasinin önemini belki anlarlar. İsviçre’yi güçlü kılan, insanların dillerini konuştukları Almanya, Fransa veya İtalya ile birleşme rüyaları görmemelerinin en önemli sebebi, derinlemesine demokrasi ve temel insan haklarına saygıdan kaynaklanıyor.

Hayır, konuyu Kürtlere getirmek niyetinde değilim. İsviçre konusu Kürt meselesini tartışmak için ilginç de olsa, anadillerini okullarda öğrenemeyen Kürtlerin kavgası anlaşılır da olsa, kan akan bu günlerde zamanı değil. Sadece Kürtleri değil, tüm Türkiye’nin karşı karşıya olduğu bir soruna eğilmek istiyorum. Cumhuriyetin kurulduğundan beri süren, halkı eğitilmesi gereken cahil bir kitle olarak gören vesayet sistemi ve “Ankara” sorununa. AKP iktidarına kadar, laik asker vesayeti olarak yaşadığımız, AKP ile kurtulmayı umduğumuz, ama Milli Görüş vesayeti ile sürmekte olan soruna. Eğitim sisteminde imam hatipler, dağ başlarına cami, aile yaşamımızın sınırları ile kendini hissettiren vesayet sistemine. Laik vesayet gibi, iktidarını devlet kaynaklarını kullanarak empoze etmeye çalışan günümüzün vesayet sistemi üzerine. İsviçre’de koruma altında olan “Kesch” bölgesi, “Park Ela” ile, Türkiye’de “Milli Park” olan Kaçkar bölgesi üzerine.

Kesch bölgesi İsviçre’nin en zengin vadilerini süsleyen Davos ve St. Moritz arasında kalır. Bu bölgede dereler güney yamaçlarda Tuna Nehri, kuzey yamaçlarda Ren Nehri’ne akar. Kaçkarlar gibi 3500 metreye kadar yükselen, köy ve yaylalardan oluşan, hayvancılık ve dağ turizminin etkin olduğu bir bölge. Muhafazakar yaşamlarını sürdürmekte hassas olan, Almanca, İtalyanca ve Romanca konuşan yirmi civarında belde, bölgeyi ortak yönetiyor, yaşamlarının Davos veya St. Moritz’e dönüşmemesini, köy ve yaylaların fiili ve sosyal çöplük olmamasına özen gösteriyorlar. Değerlerine sadık, yüzyıllardır alışılmış yaşamlarını sürdürmekte ısrarlı bir toplum. Kesch bölgesi ve Park Ela da yaylalara çıkan yollar, yer yer asfalt, ama genellikle toprak. Yol çatlarında yaz aylarında yeşil zemin üzerine “açık”, kışın kırmızı zemin üzerinde “kapalı” yazısı aylarca değişmiyor. Yaylalar, köyler, yollar, meralar, her şey bölge halkının yönetiminde. Davos zenginlerinin, yayla ve meraları satın alıp, buzullara bakan hotel veya turizm projeleri yapması mümkün değil. Kesch bölgesinde yaşam barış içerisinde, dağların güzellikleri binlerce insanı yayla yollarında yürümek için çekiyor. Yaylalarda binlerce küçük ve büyükbaş, bölgeye özgü hayvan yayılıyor.

Kaçkarlar, Türkiye’nin en güzel bölge ve “Milli Parkında” ise kavga var. Ankara, “Yeşil Yol” adı altında 2350 km uzunluğunda zirveleri aşarak, yaylaları birbirine bağlama kararı almış. Hedef, “yabancı bir turistin bir haftada, vadilere inmeden 40 yaylayı gezebilmesini sağlamak”. Burada kullanılan “gezme” terimi sizi yanıltmasın. Yürüyüş değil, günde 7 yaylaya arabadan inmeden göz atmak. Yöre halkı, belediyeler, yayla sahipleri, yüz yıllardır meralarda hayvancılık yapan halka kimse sormamış. Kadastro ve tapu diye bir olgunun girmediği bölgede, köklü bir mülk transferi hayata geçiriliyor. Hazine üzerinden yayla ve meralar “taraf” şirket ve zenginlere peşkeş çekilmek için tüm hukuki altyapı hazırlanmış durumda. Bölge halkının yayla ve meraların el değiştirmesine sesiz kalması mümkün mü? İşte bu yüzden Kaçkarlar’da kavga var. Hayvancılık ölmek üzere, dağların tabii güzelliği yok ediliyor. Ankara ve vesayet temsilcileri, kavganın kaynağı olduklarının farkında değiller. Bölgeyi kalkındıracaklar? Halka rağmen…

30.08.2015 07:48