TAKİP ET

Korku

Sabah erken saatte kapınıza dayanıyor polis. Ellerinde arama ve tutuklama emri var.

Ereğli Demir Çelik’in, İskenderun Demir Çelik’e yapmak istediği transfer, size yakın bir kuruma gitmiş. Transfer gerçekleşmemiş. Banka hatasını görmüş. Benim Taksim şubesinde çalışan banka memurunun taşıt vergisini öderken plakayı 31 (Hatay) yerine 34 olarak not etmesi gibi. Para hâlâ banka ile vergi dairesi arasında bir yerlerde. Türkiye’de sorun Koza-İpek Grubu’nun bugünlerde yaşadığı bu tür hata veya kazalar değil. Keyfilik, kötü niyet ve hukuksuzluk. Devlet gücünü iktidar mücadelesinde baskı aracı olarak kullanmak. Vergi müfettişleri, savcılar, polis hukuksuzluğun kol gezdiği bir ülkede araçtan ibarettir. Dünya bu keyfiliği Moskova’da Putin ile yaşıyordu. Artık Ankara’da da aynı ruh etkin. Herkesin başına gelebilir. Kumpas bugün Koza-İpek, yarın diğer bir gruba musallat olur. Saray büyük, tayfası küçük firmalarla uğraşır. Mal güvenliği yok, korku kol geziyor.

Avrupa basınında geniş yer bulan “terör, “iç savaş” haberlerinin etkisinde, beni arayan bir dostum gibi. İstanbul’a gitmenin tehlikeli olup olmadığını bilmek istiyor. Biletini iptal etmekle, gitme arasında bocalıyor. Korkuyor. İçimden “gitme” demek geçiyor. Sorumluluk alacağım. “Git, İstanbul’da trafik kazasında ölme riski daha büyük.” diyorum. Gülüyor, ama korkuyor.

Yüz binlerce asker, polis, çocuğunu siyasi gruplara kaptırmış, geçlerin annesi de korku içerisinde. Çocuğunu mezara taşıyan annelerin yürek yakıcı feryadını izliyor, acıyı yaşıyor. Rüyalar artık kâbus. Terör ve şiddet kol geziyor. Her yerde korku hakim. Sokağa çıkmak tehlikeli, ölüm her an gelebilir. Fırının önünde oynayan çocuklar “terör” zanlısı diye öldürülmedi mi? Suruç faciası her an, her yerde mümkün değil mi? Ceylanpınar’da iki polis yatağında, Yunus Koca caddenin ortasında… Can güvenliği yok artık.

Sigmund Freud, bireyin iç dünyası veya değerlerle çelişkiden kaynaklanan korkular yanında, üçüncü “reel korku” olarak tanımladığı hissin, tehlike karşısında tabii bir savunma duygusu olduğunu söylüyor. “Aşırı korkunun” hastalık sınırına kadar uzanan bir his dünyası olduğu da biliniyor. Türkiye’de aşırı korku var.

Freud’un deyimi ile Türkiye bugünlerde kolektif “reel korku” yaşıyor. Sadece şiddet ve terör değil, ekonomik kriz yüz binlerce insanın günlük yaşamını gölgelediği gibi, gençlerde “gelecek korkusu” hakim. Terör ve şiddetin tekrar devreye sokulmasının bazı yorumcular AKP’nin seçim stratejisi olduğunu savunuyor. “Korku” karşısında seçmenin tekrar AKP saflarına döneceği beklentisi yani. AKP kadrolarının “korku” gibi bir duygunun yönetilemeyecek kadar zor bir his dünyası olduğunu bilecek kadar zeki olduğunu düşünmek yanlış olmaz. Ama AKP’de rasyonellik ne kadar etkin? His dünyalarını “korku”, daha doğrusu “iktidarı kaybetme korkusu” belirlemiyor mu? Bu korkunun etkinliğini belgeler işaretler de var.

AKP 7 Haziran seçimleri ile hiç hazır olmadığı bir siyasi yenilgi aldı ve meclis çoğunluğunu, kısmen de olsa, iktidarı kaybetti. Üç ay boyunca AKP’nin 7 Haziran’da seçilen Meclis’i, yani halkın iradesini devre dışı bırakan manevralarını izledik. Cumhurbaşkanı Davutoğlu’nu hükümeti kurmakla görevlendirdi. “Başaramayınca”, anamuhalefet partisine hükümet kurma görevini vermesi gerekiyordu. Vermedi. Meclis’ten beklemediği bir çözüm çıkar korkusu yaşadığı için vermedi. Meclis’i tıkamayı yeğledi. AKP’ye musallat olan aşırı korku yeni değil.

AKP’de etkin “korkuyu” “çözüm” sürecinin devrede olduğu cumhurbaşkanı seçimlerinde de izledik. Cumhurbaşkanı Erdoğan haftalarca başbakan, AKP genel başkanı ve milletvekili şapkalarını çıkarmadı. Niçin mi, ne olur ne olmaz, dokunulmazlık boşluğu doğar, bir şeyler olur korkusu yaşadığı için. Bu korkuyu havuz medyası AKP safları dillendirmekten de çekinmedi. “Mazlum” edebiyatı. “Aşırı korku” dürtüsünün “cadı avına” dönüştüğü, hukuk devletini askıya alan bu korku nereden kaynaklanıyor dersiniz? Meclis çalışmaya başlarsa yolsuzluk soruşturmalarından, mahkemelerden, adaletten korkuyorlar. İktidarı kaybetmekten. Suçluluk duygusu yaşıyorlar. Türkiye’de korku hakim. Türkiye’yi korku yönetiyor.

03.09.2015 16:43