TAKİP ET

İran’da istikrar ve Laricani Kardeşler

Batı’dan bakıldığında İran önemli bir açılım ve reform süreci yaşıyor. Cumhurbaşkanı Ruhani seçimi ile başlayan bu ikinci bahar sanki daha sağlam temellere dayanıyor.

Açılım sürecinden rejimin ve siyasi kadroların da nasibini aldığı izlenimi hakim. Nükleer meselede ABD ile imzalanan anlaşma, ambargoların kaldırılması, istikrar arayışının iç politikaya da uzandığına işaret ediyor. Son parlamento seçimleri de bu dönüşümü belgeleyen bir süreçti. Seçimleri, “reform kanadı kazandı, radikaller parlamentodan silindi” gibi haberlerle okuduk.

Gelişmelere biraz yakından baktığımızda dönüşümün sanıldığı kadar radikal, aktörlerin de pek yeni olmadığını görüyoruz. Eski Devrim Muhafızları komutanı Mohsen Rezai’ye yakın haber sayfası Tabnak’ın seçilen milletvekilleri üzerine yaptığı bir araştırma da, genel algının gerçeklerle örtüşmediğini gösteriyor. İran’da siyasi partiler olmadığı için seçimler “reform” ve “radikal” kanatlar arasında bir süreç olarak analiz ediliyor, veya isimler öne çıkıyor.

“Umut” hareketinin öne çıkan ismi Mohammad Reza Aref’in parlamento başkanı seçileceği, yıllardır parlamento başkanlığını bırakmayan Ali Laricani’nin döneminin sona ereceği bekleniyordu. Aref 2013 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ruhani lehine adaylıktan çekilmiş, reform hareketinin kalbini kazanmıştı. Ama 29 Mayıs’ta yapılan başkanlık seçimlerinde pek reformcu kimliği ile tanınmayan Ali Laricani bir kez daha seçildi. Parlamento kompozisyonuna biraz yakından baktığımızda bu sonuç pek şaşırtıcı gelmiyor. Parlamento’da Ruhani’ye yakın “Umut” gurubunun 119, Muhafazakarların 83 milletvekili olduğu, geri kalan 81 milletvekilinin bağımsız, 6 milletvekilinin azınlık dinlerden geldiği söyleniyor.

Muhafazakarların etkin olduğu dönemde yine başkan seçilen Ali Laricani’nin bu defa reformcuların da desteği ile seçilmesi, sadece ilginç değil İran’da güçler dengesine de ışık tutuyor. Ali Laricani’nin Parlamento başkanı seçilmesi Ruhani ile başlayan “istikrarlı dönüşüm” olarak niteleyeceğimiz sürecin kurumsal yansıması niteliğinde. Bir başka deyimle Cumhurbaşkanı Ruhani açılım için ne kadar önemli ve sembol ise, “Laricani” de istikrar için o kadar önemli bir isim. Bu yüzden “Umut” grubundan milletvekillerinin de Aref yerine, Ali Laricani’ye desteği sürpriz değil deniyor. Bu milletvekilleri Ali Laricani’nin Devrim Muhafızları geçmişi, Ayetullah Hamaney’e yakın ilişkisi, Ruhani’ye açık desteği ile daha etkin bir meclis başkanı olacağını düşünmüş olmalılar.

“Laricani” ismini ilginç kılan sadece “Ali” değil. Diğer kardeşler de sistemin içerisinde. Mesela adli yapılanmanın başında olan kardeşi Sadegh Laricani en az Ali kadar önemli bir konumda. Cumhurbaşkanı Ruhani, Ayetullah Hamaney ve radikallerin güç merkezi olan Devrim Muhafızları üçgeninde Sadegh Laricani en önemli denge unsuru, güç merkezidir diyebiliriz.

Hamaney’in dış politikada en yakın danışmanı olduğu söylenen küçük kardeş Mohammad Javad Ardashir Laricani de önemli bir isim. Üniversite eğitimini ABD’de alan Javad, Cumhurbaşkanı Ruhani, Dışişleri Bakanı Zarif gibi Batı kültüründe yoğrulmuş bir politikacı. Laricani kardeşleri ilginç kılan sadece temiz İngilizceleri, entelektüel birikimleri değil. Irak doğumlu, Arap bir anneden olmaları Arap kültürü ile yoğrulmuş olduklarını da söylüyor. Laricani’lerin konumu ilginç, ama sürpriz değil.

İran’da istikrar ve açılım sadece Türkiye için değil, alevler içerisindeki Ortadoğu için de çok önemli. İran istikrar unsuru olabilir.

Mollalar ne zaman insanları kırbaçla cennete göndermekten vazgeçer, kadınları rahat bırakırlar, bilemiyoruz. Ama Tahran’da Laricani’leri dinlerken zaman alacağı izlenimi edinmiştim…

19.06.2016 16:45