TAKİP ET

G-20, G-7, G-8 ve Şanghay grubu

Ülkemiz geçen hafta sonu çok önemli bir uluslararası buluşmaya ev sahipliği yaptı.

Obama G-7 ve G-8 grubunun yetersizliğini gördüğü için kurulmuştu G-20. Haklıydı. Çin, Hindistan gibi ülkelerin masada olmadığı bir toplantıda dünya ekonomisini konuşmak anlamsızdı. Dünya ekonomisi ve sorunlarının konuşulduğu bu platform önemli bir kazanım. Ama dünya ne yazık ki “ekonomik ortak akıl” ekseninde değil, siyasi ilişki ve çıkar ekseninde şekilleniyor. Avrupa ve Kuzey Amerika’yı kapsayan G-7’nin Rusya’yı da davet ederek G-8’e dönüşmesi, soğuk savaşın, iki kutuplu dünyanın sonu olarak yorumlanmıştı. Kırım işgali ile Rusya’nın dışlanması G-8’in sonu, yeni bir kutuplaşma döneminin başlangıcıdır. Putin sadece Ukrayna ve Kafkaslar’da değil, Suriye’de de silah ile etkinlik arayışında. Batı, G-7’nin ekonomik ambargo ile cevap verdiği bu sürece, Putin dünya ekonomisinde Şanghay İşbirliği Örgütü ile direnmeye çalışıyor. Suriye, Ukrayna krizinin seyri bu kutuplaşmayı derinleştiriyor. Artık G-20 içerisinde G-7 ve Şanghay grubu diyebileceğimiz iki çekirdek grup var. Bu yüzden G-20 bu iki blokun buluştuğu önemli bir platforma dönüşmüş bulunuyor. Soğuk savaş gibi derin bir sistem savaşı değil, siyasi değerler mücadelesi sürüyor.

Sadece Rusya’nın Batı ile buluştuğu G-8 değil, İran sorunu üzerine eğilen P 5+1 de yok artık. Batı, İran’la doğrudan görüşüyor. Anlaşmalar imzalandı, İngiltere Tahran’a büyükelçi atadı. ABD’nin de bu adımı atması zaman meselesi. Bu yüzden G-20 sadece dünya ekonomisi için değil, giderek kutuplaşan dünya siyasetinde liderlerin buluştuğu tek platforma dönüştü. Antalya’da kabul edilen sonuç bildirilerinde Paris’te yaşanan terör ile Suriye meselesinin öne çıkması tesadüf değil. Türkiye’nin G-20 içerisinde olması, ev sahipliği yapması önemli bir şans. Bu şansın etkin bir şekilde kullanılması içinse AB sürecine tekrar dönmek, Batı ve G-7 kampında yerini almak zorunda. Dünya siyasi ve ekonomi haritasını okumaktan aciz saray danışmanlarının Şanghay trenine binme hevesi ülkemizi son dört yıldır sadece ekonomik olarak değil, politik olarak da krize sürükledi, yalnızlaştırdı. AB müktesebatı demokratikleşme sürecinde bir nevi program olduğu için önemli bir pusula. Son dört yıl kayıp yıllar oldu. Salı günü yayınlanan AB Türkiye “ilerleme” raporu son dört yılda yaşanan kayıpları tüm çıplaklığı ile gösteriyor. Hukuk devleti değiliz artık, yolsuzluk suç değil, keyfilik kol geziyor.

Şaka değil, G-20’nin ana gündem maddelerinden biri yolsuzlukla mücadele. Dünya ekonomisinin en büyük sorunlarından biri yolsuzluk. Sadece rüşvet ile adil rekabet şartları çarptırıldığı için değil. Yolsuzluk milyonlarca insanın emeği ile üretilen zenginliğin dar bir zümre tarafından gasp edildiği, çalındığı için de büyük bir sorun. Sadece Türkiye’ye özgü bir sorun değil yolsuzluk. Her yerde var. Ama dünya haritasına biraz yakından baktığımızda, yolsuzlukla en başarılı mücadeleyi veren ülkelerin hukuk devletinin etkin olduğu, demokratik denetimlerin işlediği ülkeler olduğunu görürüz. Yolsuzlukla mücadeleyi görev bilen, görev ihmalinin de suç olduğu ülkeler bunlar. AB kapsamında OLAF gibi yolsuzlukla mücadele birimlerinin olması tesadüf değil. Yolsuzluğun suç olduğu bir düzene dönmek zorunda Türkiye.

Türkiye, G-20 içerisinde de karar vermek zorunda. Brüksel trenine mi, yoksa Şanghay trenine mi binmek istiyoruz? Saray’da Şanghay trenine binmek isteyen bir irade var. Basın özgürlüğünü, hukuk devletini hiçe sayan, toplumdan biat bekleyen bir baskı rejimi arayışı içerisindeler. Biat etmeyenleri cadı avı hedefi yapan, mal mülk güvenliğinin olmadığı Şanghay ülkelerine özgü bir hava esiyor ülkemizde. Türkiye bundan 15 yıl önce demokrasi ve ekonomik kalkınmayı yakaladığı “fabrika ayarlarına” dönerse etkin bir G-20 üyesi olur ve kazanır. Umarız ülkemizde ortak akıl, adalet ve temel haklara saygın bir düzen kurulur. Sadece Anadolu değil, bölgemizdeki milyonlarca insan, ülkemize sığınmak zorunda kalanlar için de demokrasi mücadelesini vermek zorundayız. Despotizmin bıraktığı harabeleri bölgemizde tüm çıplaklığı ile yaşıyoruz.

19.11.2015 16:04