TAKİP ET

Erdoğan ve Şefik Birkiye

Meslek yaşamlarında başarılı ve zirvede olduklarına şüphe yok. Cumhurbaşkanlığı ile bir politikacının yükselebileceği en yüksek makamda oturan Recep Tayyip Erdoğan ile Şefik Birkiye’nin yolu Ak Saray ile kesişiyor.

Şefik Birkiye de bir mimarın hayal edebileceği, ulaşabileceği en onurlu düzeylere gelmiş. Brüksel şehir mimarisine damgasını vuran, kendine özgü stili ile şehir merkezini yeniden yapılandıran sayılı mimarlardan kendisi. En güzel meydan ve caddelerde, Birkiye mimarisinin modern şehir yorumlarını görmeniz mümkün. Bu iki başarılı insanın buluşmasından çıkan ürünün baş döndürücü olması, Süleyman-Sinan buluşmasını beklemek -“külliye” – yanlış olmazdı. Ama olmadı. Ak Saray kurumsal demokrasi ve hukuk devletinin değil, keyfilik, israf ve despotizmin betona dönüşmüş abidesi oldu. Biri dışarıdan, diğeri Türkiye’den iki yorum ile yaygın Ak Saray algısına ışık tutalım.

Dieter Bartetzko, Frankfurter Allgemeine Zeitung’un kültür sayfasında bakın ne diyor: Devasa binada Selçuklu-Osmanlı mimarisi değil Çavuşesku’nun “Casa Poporului” veya Saddam’ın “Al Salam” stilinin hakim olduğunu, oryantal film kulislerini gölgede bırakan iç mimarisi ile, Mimar Şefik Birkiye’nin “Topkapi à la Hollywood” yarattığını söylüyor, Baratezko. (FAZ 30/10/2014) Mimar Nevzat Sayın’a göre “AK Saray, kafası karışık, ne yapacağını bilemeyen, geriye doğru bakmayı bilmeyen, geriye doğru baktığında bulabileceği şeylerin sayısı hakkında bile bir fikri olmayan, ileri doğru bakışı tıkalı, arada bir yerde kalmış bir adamı yansıtıyor.” (Taraf, 26 Ekim 2014)

Ak Saray üzerine eleştirilerin nerede ise tümü bu çizgide. Ak Saray bu kadar katı eleştiriyi hak ediyor mu? Bilmiyorum, ama tüm veriler Erdoğan-Birkiye buluşmasının ikisi için de “kriz” sembolü olduğundan şüphe yok. Ak Saray ve Birkiye mimarisine döneceğiz. “Başbakanlık Hizmet Binası” olarak başlayan, “Ak Saray” ile meşhur olan, yeni adı ile “Beştepe Külliyesi” ve tarihçesine kısa bir göz atalım.

Ankara’da ulaşabildiğimiz tüm kaynaklar, olayın 2008 yılında başladığına işaret ediyor (Karafatmalar bu tarihte mi Başbakanlık binasına musallat oldu bilmiyoruz). Başbakanlık üç mimardan 2000 memurun çalışabileceği “Başbakanlık Hizmet Binası” olacak bir proje istiyor. Şefik Birkiye bu mimarlardan biri. Projesi kabul görüyor. Birkiye projenin koruma altında olan Atatürk Orman Çiftliği’nde gerçekleşeceğini biliyor muydu, meçhul. Projenin sahibi Erdoğan 2008 yılında “Külliye” hayalleri görüyor muydu? Belki, ama bilmiyoruz.

Veriler Ak Saray projenin “Başbakanlık Hizmet Binası” olarak planlandığına ve gerçekleştirildiğine işaret ediyor. Bina üç üniteden oluşuyor. Resimlerini basında bolca gördüğümüz “Protokol Binası” Başbakanın üçüncü katta konuşlandığı, bu katın alt ve üstünde Başbakan yardımcılarının yerleştiği, 200 civarında çalışma ofisi ve toplantı salonlarından oluşuyor. “Protokol Binası” kendi başına “büyük” sayılmaz. Bu binanın arkasına iç bahçe oluşturan iki ayrı “hizmet binası” yerleştirilmiş. Her biri bin civarında çalışma ofisi, toplantı salonları ve diğer hizmet alanları kapsayan bu binalar üzerine bilgimiz oldukça sınırlı. İki binin üstünde çalışma ofisi içermesi de, Başbakanlık veya “Başkanlık”, yani yürütmenin merkezi olarak planlandığını gösteriyor.

Her neyse, 2011 yılına doğru Ankara’da işler hızlanıyor, karışıyor da diyebilirsiniz. Ak Saray, 50 personelin çalıştığı Protokol binasını andıran “yavru saray” ile genişliyor. “Külliye” fikrinin artık şekillendiğini 3 bin kişilik bir cami, 2 bin kişinin aynı anda yemek masasında olduğu, 800 garsonun servis yaptığı bir “yemekhane”, devasa bir sergi alanı ve Milli Kütüphane’yi her yönüyle gölgede bırakan bir “Külliye Kütüphanesi” ile anlıyoruz. Erdoğan’ın Ak Sarayı Orta Amerika’dan getirilen ‘Guatemala yeşili’ taşları ile, israfın sembolüne dönüşüyor. Ak Saray ile sadece Osmanlı saraylarını gölgede bırakan bir israfa değil, kendi siyasi tarih ve misyonuna da ihanete imza atıyor Erdoğan. Son seçimler mazlumların sesi olup yükselen bir siyasetçinin, israf ve despotizmin batağında bitişini simgeler nitelikte idi. Trajik değil mi?

06.08.2015 18:46