TAKİP ET

Almanya ile ilişkiler bitiyor mu?

Davutoğlu hükümeti son altı ayında Erdoğan’ın 12 yıllık Başbakanlığı döneminde başaramadığı üç AB-Türkiye zirvesi gerçekleştirmekle kalmadı, vize konusunda Saray efradının hayal edemeyeceği bir başarıya da imza attı. Son günlerde Davutoğlu’nun bu başarısının yıkılışını izliyoruz.

Vize muafiyeti AB Türkiye ilişkilerinde “seyahat” olayına indirgenemeyecek kadar önemli bir karar. Gümrük birliği ile malların serbest dolaştığı Türkiye ile AB arasında ticaret ve iş çevreleri 20 yıldır vize engeli ile karşı karşıya. Kaç milyon, hatta milyar iş fırsatının vizeye takıldığını sayılara dökmek mümkün değil. Kararların saatler içerisinde alındığı, transferlerin bazen dakikalar ile ölçüldüğü günümüzün iletişim dünyasında vize inanılamayacak kadar büyük bir engel.

Vize muafiyeti ile kışın zemherisinde konsolosluk önlerinde vize kuyrukları bitecekti. Genç nesiller Avrupa ve dünya ile tanışma, yakın ilişki kurma olanağı bulacak, vizeye takılmayacaktı. Olmadı. Tüm veriler Almanya ile ilişkilerin kopmakta olduğuna, AB sürecinde Merkel faktörünün devre dışı kaldığına işaret ediyor.

Rusya’dan sonra ilişkilerin çökmek üzere olduğu ikici ülke Almanya olacak. Havuz medyasının paranoyak ve akıl almaz bir şekilde terör saldırılarının arkasında olduğunu savunduğu Almanya. Sultanahmet’te terör saldırısı ile vatandaşlarını kaybeden Almanya. Bu saldırıya ve Türkiye’deki güvenlik sorununa rağmen, vatandaşlarına Türkiye’de tatil konusunda uyarı yapmaktan kaçınan Almanya. Türkiye dışında en çok vatandaşımızın yaşadığı, meclisinde 11 Türkiye kökenli milletvekilinin olduğu Almanya.

Dış ticaretimizde, turizmde birinci sırada olan Almanya. İhracatımızın %25 gibi bir bölümünün gerçekleştiği pazar ile kavgalıyız artık. Saray, bu ülkeye ‘yaptırım kataloğu’ hazırlığı içerisinde. Saray’dan gelen sinyali okumada hızlı havuz medyası yaptırımlarını başlattı bile. İpe sapa gelmez suçlama, hakaretler gazete sayfaları, köşe ve ekranlarda. Saray her halde siyasi ve ekonomik yaptırımlar kataloğu ile devreye girecek. Bakalım, ne çıkacak. Umarız Saray efradına birileri dış ticaretimizde en büyük pazarın Almanya olduğunu söyler. Türkiye’nin Almanya dış ticaretindeki yeri ve ağırlığını da söylemeyi unutmasalar iyi olur. Almanya dış ticaretinde Türkiye 14 sırada. İhracatımızda Türkiye’de üretim yapan Bosch ve Simens gibi firmaların yerini, önemini araştırmaya gerek yok.

Almanya’da bu tür hakaret, provokasyon, yaptırımlara, karşı yaptırımlar konuşulmuyor. Veya havuz medyasına, dolduruşa gelmiş güruhun küfürlerine karşı kimsenin dava da açmayacağından emin olabilirsiniz. Almanya’nın Türkiye ekonomisi ve turizmine darbe vurmayacağını bilmek de rahatlatıcı bir duygu. Açıklamalarından Almanya’da yaşayan 3,5 Milyon vatandaşın önemli olduğunu, ateşe körükle gitmeyeceklerini okuyoruz. Ama Almanya sesiz değil.

Uzun yıllardır izlediğim Almanya politikasında meclisin bir yabancı politikacının söylemi, tehditleri üzerine oturum kararı aldığını hatırlamıyorum. Meclis Başkanı’nın tüm siyasi guruplar adına 11 Türkiye kökenli milletvekiline arka çıktığı konuşması tercüme edilir, Saray ve bakanlıklarda okunursa fena olmaz.

Almanya ile Rusya benzeri bir süreç şüphesiz yaşamayız. Ama, Erdoğan Türkiye politikasında belirleyici olduğu sürece Almanya ile verimli ilişki, AB sürecinde olumlu gelişme beklemek saflık olur. Erdoğan artık Türkiye için pahalıya mal oluyor. İstanbul iş çevreleri bunun farkında. Ankara ne zaman uyanır göreceğiz.

Ne demişti Erdoğan Eyüp konuşmasında? “Siz yolunuza, biz yolumuza” değil mi? Bu cümle tüm boyutu ile devrede. Berlin’de de büyükelçimiz yok artık…

12.06.2016 09:02