TAKİP ET

AKP-MHP koalisyonundan demokrasi, özgürlük, AB çıkar mı?

Meclis aritmetiği ve tüm veriler bir AKP-MHP koalisyonuna doğru yol aldığımıza işaret ediyor.

Programları, dayandıkları milliyetçi-muhafazakar sosyal tabanlar bu koalisyonu mantıklı kılıyor. AKP’nin lafta kalan “çözüm” projesini bir yana bırakırsak, politik programları da önemli ölçüde örtüşüyor. Buna rağmen koalisyon kolay değil. Seçim kampanyalarının merkezinde olan Cumhurbaşkanı Erdoğan ile simgeleşen, “başkanlık” meselesi ve yolsuzluk soruşturmaları önemli bir engel. MHP’nin seçim kampanyasının merkezinde olan bu iki konuda taviz vermesi, siyasi intiharı olur. Yolsuzluklar konusunda AKP’yi de tatmin edici, siyasi yıkımı sınırlı tutan bir meclis soruşturması öngörmek mümkün. Ama Erdoğan’ın Çankaya’ya taşınması anlamına gelecek, “Ak Saray Külliyesi” kolay çözülür bir mesele değil. Erdoğan sandıktan çıkan iradeye uyup, Anayasal sınırları tanısa bile, Ak Saray artık israf ve “başkanlık” hayallerinin simgesi oldu. Bahçeli’nin Ak Saray’a çıkması zor, Erdoğan’ın Çankaya’ya taşınması kolay değil.

Her neyse, demokrasilerde çözüm bitmez. Bu iki parti “Ak Saray” sorununu şu veya bu şekilde aşabilir. Belki AKP iç dinamikleri sandığımız gibi ölü, ve sadece Erdoğan endeksli değildir. Kim bilir? Soruların anası da zaten, koalisyon olur mu sorusu değil, AKP-MHP koalisyonu ülkeye ne getirir sorusu. Bu soruyu merkeze aldığımızda, AKP’nin yükselişini simgeleyen, demokrasi, özgürlük ve AB rayına dönme ihtimali MHP ile oldukça zayıf.

Demokrasi ve özgürlük konusunda sorunların anası Kürt meselesinde mesafe almadan yol almak kolay değil. Kürtler ve liberal Türkler barış beklentisi ile HDP’ye kaydılar. AKP 2010 referandumu ve 2011 seçimlerinde olduğu gibi artık bu oyların adresi değil. Erdoğan ve “çözüm elçisi” Akdoğan sayesinde AKP Kürt meselesinde inandırıcılığı tümden kaybetti. Davutoğlu’nun bu derin güven krizini aşması zor. “Çözüm” kelimesini bile duymak istemeyen, bu kelimeyi “vatana ihanet” olarak okuyan MHP ile koalisyon Erdoğan-Akdoğan çizgisinin teyidi olacaktır. MHP ile son aylarda Meclisten geçen güvenlik yasalarını geri almak bir yana, yenilerini beklemek yanlış olmaz. Lafta kalsa da AKP-HDP diyaloğu ve çözüm beklentisi ülkeyi rahatlatmıştı. AKP-MHP koalisyonundan Kürt meselesinde “diyalog” beklemek saflık olur.

Daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük devamlı AB süreci ile aynı cümlede kullanıldı ve hâlâ kullanılıyor. AB süreci ekonomide istikrar, Batı’ya, demokrasi ve özgürlüklere giden yol olarak okunuyor. AKP-MHP koalisyonu Avrupa Birliği ile üyelik müzakereleri için yeni bir ivme olmaz. MHP içerisinde AB politikasının güçlü temsilcisi yok. Ayrıca Türkiye’nin AB tarafından rencide edildiğine inanan, ilişkileri “gurur” meselesi yapan bir görüş etkin. AB süreci tabii dış ilişki değil, tümden Türkiye iç politikası ile iç içe bir süreç. Bu kapsamda MHP hukuk devletinin restorasyonunda ısrar eder, Bank Asya olayı gibi keyfî politik uygulamalara kapıyı kapar, internet ve güvenlik yasaları gibi baskıcı politikalara son verir, basın özgürlüğünün önünü açar, ihale yasasını keyfî çıkar endeksli yazboz tahtası olmaktan kurtarırsa, dolaylı da olsa AB yolunda mesafe almış olur. Ne dersiniz, küçük koalisyon ortağı MHP bu tür bir etken olur mu?

Sanmıyoruz. Zira MHP’nin “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” inancı, AKP ve Ak Saray’da etkin “inanın bizi sevmiyorlar” his dünyası ve Batı karşıtlığı ile buluşursa, Ankara’nın biraz daha içine kapanık, “güvenlikçi” havaya kapılması büyük bir ihtimal. NATO ve genel olarak müttefiklerle ilişkileri gözden geçirmeden, Türkiye’nin oyun kurucu olması mümkün değil. Türkiye bu günlerde Suriye üzerine Moskova ve Tahran ile Brüksel ve Washington’dan daha sık konuşuyor. Bir şey değişiyor mu? Hayır. Esed bu iki ülke sayesinde varlığını sürdürüyor ve çözümü tıkıyor. Türkiye daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük ve yüzünü AB’ye çevirirse etken olur ve yalnızlığını aşar. Ne dersiniz AKP-MHP koalisyonu Erdoğan’a rağmen “müttefiklerini” yeniden keşfeder, Hukuk devletini etkin kılar, umut kaynağı olur mu? Pek geçekçi gelmiyor, değil mi?

25.06.2015 20:30