TAKİP ET
Süleyman Bağ

Süleyman Bağ

AKP: Eski Türkiye’nin yeni partisi

İstanbul – Atatürk Havalimanı’ndan çıkıp E 5 karayolu üzerinden Edirne-Tekirdağ istikametinde ilerliyoruz. Giderken lamba direkleri arasında ağırlıklı AKP’nin olmak üzere parti flamaları, binalarda Başbakan Tayyip Erdoğan ile il veya ilçe adayların dev posterleri asılı. En sık asılı afişlerden birinde başbakanın Pazar günü Yenikapı’da yerel seçimlere bir hafta kala yaptığı mitingin duyurusu var: “Haydi İstanbul bir daha, Yeni Türkiye için Yenikapı’ya”.

12 yıldır iktidarda olan AKP’nin diğer afişlerinde de ‘Yeni Türkiye’ vurgusu dikkat çekiyor Normal şartlarda da Türkiye için önemi tartışılmaz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yarışan AKP’li Kadir Topbaş ve CHP adayı Mustafa Sarıgül genel parti afişleri, ilçe adayları ve parti liderlerinin afişleri arasında kayboluyor.

İki dönemdir İstanbul’u yöneten Topbaş ‘İstanbul’un Kadir abisi var’, Sarıgül ise ‘Vakit tamam, İstanbul’da değişim zamanı’ sloganları ile seçmenden oy istiyor. Kendileri ile yolculuk yaptığım iki tanıdığın ikisi de AK Partili. Yol üstü bir lokantada mola verdiğimizde söz yerel seçimlere geliyor. İkisi de seksenli yıllarda taşradan Trakya’ya gelen tanıdıklardan biri ile son Türkiye ziyaretlerimden birinde tanışmıştık. Konuya hemen giriyor: “İlk oyumu 1983 yılında Anavatan Partisi için kullandım. Her seçimde AK Parti için 40-50 bin lira harcıyorum. Partideki parıltıyı daha yeni kurulduğunda gördüm.”

Devamında 1990’lı yıllarda yaşadığı ekonomik sıkıntıları ve AK Parti ile gelen rahatlamayı destansı bir dille anlatmaya başlıyor. Yolsuzluk şayiaları, Ergenekon tutukluların serbest bırakılması, Twitter yasağı; kısacası ne olursa olsun bu tanıdık AKP’ye toz kondurmuyor. Almanya’dan Türkiye’yi takip ederken uzaktan gördüğüm manzara burada ete kemiğe bürünüyor. AKP 2011 genel seçimlerinde neredeyse her iki seçmenden birinin oyunu aldı. Oy eren bu yüzde 50’yi üç gruba ayırmak mümkün:

-Ölesiye Erdoğancı olan yüzde 5-7’lik bir kesim. Bunlar meraklılarla beraber meydanları dolduran kalabalıkları oluşturuyor.

-AKP’nin iktidarda olması ile partiye bağlanan ve çıkarını düşünen kesim. Bu kesimi daha çok iktidar nimetlerinden yararlanan ve değişimin getireceği riskleri göze alamayanlar oluşturuyor. Tahminen AKP seçmeninin yüzde 15-20’sini oluşturan bu kesimin içinde havuz medyasının yöneten yeni zenginler de yer alıyor.

-Bir de içinde Hizmet Hareketi’nin de yer aldığı AKP’ye değerler üzerinden destek çıkan, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü önemseyen kendi içinde çok renkli olan bir seçmen grubu var.

AKP 17 Aralık 2013’te ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet skandalı ile üçüncü grupta yer alan seçmeni kaybetti. Her ne kadar AKP ‘Yeni Türkiye’ sloganı ile seçmeni sandığa çağırsa da aslında eski Türkiye’nin zihniyetini yansıtan üç vaatle oy istiyor.

-Yasaklar devam etsin: En son Twitter örneğinde görüldüğü gibi, özgürlük alanının daraltılması, vatandaşa karşı devletin güçlendirilmesi.

-Yolsuzlukların aklanması: Verdiği oyla seçmen aslında mahkemeye ait bir hükmü vermiş olacak.

-Hizmet Hareketi’ni imha politikasına destek.

Erdoğan üçüncü konuyla ilgili kuralsız bir karalama kampanyası takip ediyor.‘Haşhaşi’ ve ‘terör örgütü’ suçlamalarını bile çok hafif bulan Erdoğan, neredeyse her mitingde Hizmet Hareketi ve gönüllüler hakkında yeni iftiralarla kamuoyunun karşısına çıkıyor. Seçimde hedeflediği yüksek oyu alırsa bunu Hizmet’e karşı takip ettiği sert ve acımasız politikanın onayı olarak değerlendirecektir.

Önümüzdeki pazar günü seçmen sadece yerel yönetimleri seçmeyecek. Partinin son 12 yılda yaptığı çalışmaları da değerlendirmeyecek aslında. 17 Aralık 2013 tarihine kadar perde arkasında kalan, son üç ayda sahneye çıkan, eski Türkiye’nin tezlerini savunan üç aylık geçmişi olan yeni AKP’yi değerlendirecek.

23.03.2014 18:21