TAKİP ET

‘Aileleri elinden alınan çocukların, bir de kültürlerini ellerinden almayalım’

Düsseldorf Başkonsolosluğu Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği Köln’de, koruyucu aile adaylarını bilgilendirdi. Etkinliğe, Alman ve Türk yetkililerin ortak dileği olan “Bir çocuğun elinden ailesini almak zorunda kalıyoruz, bir de kültürlerini ellerinden almayalım” dileği damgasını vurdu.

Türkiye’nin Düsseldorf Başkonsolosluğu Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği Köln Başkonsolosluğu’nda koruyucu aile adaylarını bilgilendirme etkinliği düzenledi. Burada konuşan Ataşe Raci Mazı, Kuzey Ren Vestfalya (KRV) Eyalet Gençlik Daireleri Üst Kurulu (Landesjugendamt) yetkilisi Legemann’ın sözünü aktararak, “Bir çocuğun elinden ailesini almak zorunda kalıyoruz, bir de kültürlerini ellerinden almayalım” dedi.

Köln Başkonsolosu Hüseyin Emre Engin’in ev sahipliğindeki etkinlikte, gençlik daireleri (Jugendamt) tarafından himaye altına alınan çocukları sahiplenmeye aday vatandaşlar bilgilendirildi. Yoğun ilgiden salonda sandalye takviyesi yapılmak zorunda kalındı. Etkinlikle, konuya duyarlılık gösteren kişiler, sivil toplum kuruluşları ile yetkili kuruluş temsilcileri buluştu.

KORUYUCU AİLEYE İHTİYACI OLMAYACAK BİR TOPLUM OLUŞTURMALIYIZ

Etkinlikte Köln Başkonsolosu Hüseyin Emre Engin, 55 yıllık göç tarihinde birçok sivil toplum kuruluşu kurulsa bile, gençler, yaşlılar ve kadınlar için sosyal ağlar kurmada çok geç kalındığını vurguladı. Türk kökenli toplumun kırılgan kesiminin sorunlarını ele almak, rehberlik etmek için Düsseldorf Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği kurulduğunu hatırlatan Engin, STK ve vatandaşların bu imkanlardan faydalanmasını önerdi.

Konunun iki temel ayağı bulunduğunu, bunlardan birinin koruyucu aile olmanın öneminin yaygınlaştırılması olduğunu kaydeden Engin, diğer ve daha önemlisinin ise koruyucu aileye ihtiyacı olmayacak bir toplum tesis etmek olduğunun altını çizdi. Engin, “Aile birliği bir kere çatırdadıktan sonra, bildiğiniz gibi seramik gibi bir şey bu, tekrar bir araya gelmesi zor oluyor.

O yüzden çocuklarımızın kendi ailelerinde mutlu, kendi kuracakları aileye örnek olacak şekilde yetişmeleri gerekiyor” dedi. Etkinliğe yoğun ilgiden memnun kalan Engin, “Umarım buradan alacağınız bilgilerle sizler de bir çocuğumuza destek olursunuz, onun koruyucu ailesi olursunuz ve bununla da kalmaz, bu bilinci çevrenize yayarsınız” diye konuştu.

Ardından Türkiye kökenli bir koruyucu aileye ilişkin belgesel izlendi. Yaşlı gözlerle izlenen belgeselden sonra kürsüye çıkan Aile ve Sosyal Politikalar Ataşesi Raci Mazı önemli noktalara dikkat çekti. Mazı, KRV Gençlik Daireleri Üst Kurulu (Landesjugendamt) Yetkilisi Lengemann’ın, “Bir çocuğun elinden ailesini almak zorunda kalıyoruz, bir de kültürlerini ellerinden almayalım” temennisini paylaştı.

Bir çocuk için en doğal yetişme ortamının aile olduğunu hatırlatan Raci Mazı, “Ailesiz kalan bir çocuk için de en ideal alternatif, ona gönüllü olarak kucak açabilecek başka bir ailedir” tespitini yaptı. Güncel istatistikler paylaşan Ataşe Raci Mazı, Almanya genelinde koruyucu aileye olan ihtiyacın karşılanamadığını, ihtiyacın artarak devam edeceğini bildirdi.

ALINAN TÜRK ÇOCUĞU ORANI ALMANYA ORTALAMASININ OLDUKÇA ALTINDA

Dortmund Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarını aktaran Mazı, kamuoyundaki olumsuz algının tersine Türkiye kökenli ailelerin diğer ailelere göre çocuklarını dahi iyi koruduğunu, daha az müdahaleye muhatap kaldıklarını vurguladı. Mazı, Alman gençlik dairelerinin Türk ailelerin çocuklarına ortalamanın altında bir oranda müdahale etmekte olduğunu vurguladı.

Dortmund Üniversitesi araştırmasına göre, himayeye alınan her yüz çocuktan 3.2’sinin Türkiye kökenli olduğunu aktaran Ataşe Mazı, ancak Türk koruyucu aile oranının yüzde 1.7 ile çok daha düşük olduğuna dikkat çekti. Ataşe Mazı, “Çocuklarımız kendi kültürlerine ait bir ailede yetişme hakkına sahip olmasına rağmen ya farklı kültüre ait bir ailede, ya da çocuk yurdu ortamında yetişmek zorunda kalıyor” tespiti yaptı.

Tavsiyelerini sıralayan Ataşe Mazı, “Türkiye kökenli aileler sahip oldukları avantajlı ve güçlü yanlarıyla özgüven içinde olmalıdır. Kendi kültürüne özgün çözüm önerileriyle, kendi problemleriyle baş etmeyi öğrenmelidir. Almanya hukuk sistemi içinde kendi kültür ve aile değerlerini koruyarak yaşadığı topluma katkı sunabilecek bir hedefe sahip olmalıdır” dedi.

Koruyucu aile adaylarına her türlü desteği verdiklerini vurgulayan Mazı, “Bizler Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği olarak koruyucu aile adaylarının, adaylığa başvuru aşamasından başlayarak her aşamada sizlere gerekli desteği vermeye hazırız. Bu onurlu yolculukta yalnız değilsiniz“ diye konuştu.

Etkinlikte Ataşelik uzmanlarından Harun Kandemir ise, Nöbetçi Koruyucu Aile (Bereitschaftspflege), Kısa Süreli Koruyucu Aile (Kurzzeitpflege), Süresiz Koruyucu Aile, (Dauerpflege), Akraba ve Yakın Çevre Koruyucu Aile (Verwandtschaftspflege) ve Uzmanlaşmış Koruyucu Aile (WPF/Erziehungsstellen)  aile modelleri, koşullar ve akreditasyon yolları hakkında katılımcıları aydınlattı. Kandemir sözlerini, “Koruyucu aile olun, hayatınız renklensin” diye bitirdi.

KÖLN – ZAMAN

FOTO: Malik Kalay

25.11.2016 13:40