TAKİP ET

Mevcudiyetinize düşman

Hizmete ve Hizmete gönül veren insanlara yönelik nefret operasyonlarının her geçen gün yeni bir boyut kazandığı, insaf, iz’an ve adaletin öfke, kin ve nefretle yer değiştirdiği ve bütün bunlar karşısında mazlumun yürekler dağlayan iniltilerini ninni gibi dinleyenlerin hakim olduğu inkar kabul etmez bir gerçek.

Pekala bugünleri yaşayacağımızı kim ihtimal verebilirdi? Muhalefette kaldıkları sürece devlete tagut diyen İslamcı devlet ideolojisinin devletle bu denlu bütünleşebileceğini ve hatta Neo-Selefi, Neo-Zahiri, Neo-Harici ve Neo-Mürcie halinde zuhur edeceğini kim tahmin edebilirdi?

Ben tarih okumalarımdan hareketle 17/25 Aralık sürecinin hemen başındaki savrulmayı gördüğümde, bu işin AKP yandaşı olmayan herkesi tekfire/kafirlikle itham etmeye kadar uzanacağı tahmininde bulundum ve “inşallah yanılırım” kaydıyla Türkiye’nin çeşitli büyük illerinde yaptığım konferanslarda bunu açıkça dile getirdim. Çoklarının, “Cemaat-AKP savaşı bu. Bırakın birbirlerini yesinler.” dedikleri dönemde bunun böyle olmadığını, eğer yolsuzluk soruşturmaları karşısında hukukun yanında tavır alınmazsa sürecin bizi partili cumhurbaşkanı, tek parti ve hatta tek adam devletine kadar götüreceğini konuştum ve yazdım. Bugün geldiğimiz yer zaten bunun göstergesi.

Fakat temel insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan bir yola girileceğine, iktidarını ile’l ebed sürdürmek uğruna kadın-erkek, çoluk-çocuk, genç-ihtiyar, masum-suçlu ayırt etmeksizin herkese devlet eliyle fiilen zulüm yapılabileceğine ihtimal vermedim. Meselenin genele bakan veçhesinde tekfir söylemi, eylemde ise 17/25 Aralık soruşturmaları ile gerçek yüzlerinin açığa çıkmasına vesile olan bürokratik kesimle sınırlı kalacağını tahmin ettim. Yanılmışım.

Pekala ya Hocaefendi? Bu gözle bugünden düne baktım. 2011-2012-2013 yıllarında dar dairede yapılan sohbetlerde aldığım notlarımı karıştırdım. Bu üç yıl içinde yapılan sohbetleri 4 ana kategoride ele alıyorum. Danışman kadro; enaniyet, makam-şöhret ve maddi menfaat hırsı; rekabet ve haset duygusu ve nihayet kin, nefret. Sırasıyla her biri 6’şar,7’şer ay devam eden sohbetlerde kategori başlığı olarak koyduğum bu hususlara vurgu yaptı Hocaefendi. İsterseniz bu dönemdeki sohbetleri yorumladığım “Bize de Çekmek Düştü” ve “O Razı İse” isimleri ile kitaplaşan yazılarıma bakabilirsiniz.

Karıştırdığım notlar arasında bir cümle gördüm. Aslında unutmuş değildim o cümleyi. O günden bugüne yaptığım bazı muhabbetlerde kaç defa kullandım. İşte o cümle bugünden düne bakınca yukarıda sorduğum “Pekala ya Hocaefendi?” sorusunun cevabını verdiğini düşünüyorum. Aynen şöyle diyor: “Onlar sizin yaptığınız hizmetlere değil, sizin varlığınıza, mevcudiyetinizi düşman.” Bence bu cümle bugün geldiğimiz noktayı o günden görüldüğünün ispatı.

Nedir geldiğimiz nokta? Milli Güvenlik Kurulu tavsiye kararına istinaden Bakanlar Kurulu kararı ile eline silah niyeti ile tırnak çakısı bile almamış insanları terörist ilan etme teşebbüsü. Bir ayet hatırıma geldi. Der ki Allah: “Size olan düşmanlıkları, zaten ağızlarından taşıp meydana çıkmıştır. Kalplerinin gizlediği düşmanlık ise daha fazladır.” (3/118) Bir sonraki adım; herhalde idam. Nitekim hukukun katledildiği zeminde bir hikayeden hareketle iki yıldan beri zulüm ile özgürlüğünden men edilen, nice maddi ve manevi işkencelere tabi tutulan Hidayet Karaca söyledi bunu.

“Varlığınıza/mevcudiyetinize düşmanlar” sözünün fiili plana yansıması da bunu gerektirir herhalde. Bir İmam-Hatip Hocasının cemaat fertlerine karşı kadın-erkek ayırt etmeden savaş hukukuna göre davranılacağına dair mektupları ve failinin hukuki bir işleme tabii tutulmaması bunun bir göstergesi değil mi? Onun için yaptıkları hiç bir şey beni şaşırtmıyor ve bundan sonra da şaşırtmayacak. Dibe vurma söylemlerine de kulak asmıyorum. Bu işin ne dibi var, ne de dibin sonu. İndikçe inecekler, alçaldıkça alçalacaklar derinlere doğru. Sonra; bir gün gelecek zaman aşımına uğramayan “nefret, ayrımcılık ve soykırım” suçlarından dolayı hesap verecekler ulusal ve uluslararası mahkemeler önünde. Bediüzzaman yaklaşımı ile suçunun büyüklüğünden dolayı bu dünyadan cezasını çekmeden gidenlerle de ahirette hesaplaşma olacak.

04.06.2016 21:59