TAKİP ET

IŞİD’i ciddiye alın beyler

Arapçada bir deyim vardır: “Kellim kellim la yenfa’ (Konuş konuş faydasız)”. Fuzuli’nin sözü daha güzeldir: “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.” İktidar erkinin Arap Baharı sonrası daldığı rüyadan yeni yeni uyanmaya başladığı ve bu istikamette kırmızıçizgimiz dediği nice politikalardan U dönüşü yaptığı şu günlerde, IŞİD konusundaki duyarsızlığı devam ediyor.

Hâlbuki “bir şey sabitse levâzımatı ile sabittir.” IŞİD konusundaki duyarsızlık değişmeye başlayan dış politikanın önemli bir ayağını oluşturuyordu. O değişmeye başladığına göre bunun da değişmesi gerekmez mi? Burada akla gelen tek şey – inşallah yanlıştır temennisiyle ifade edelim – piyasadaki ‘IŞİD destekçisi’ iddialarının doğruluğu olur.

Meselenin aktüel siyasi yanını, ekonomik çıkarlara bakan veçhesini, ulusal ve uluslararası hukuku ilgilendiren kısımlarını işin uzmanlarına bırakarak devam edelim. Şahsen benim bu düzlemde gördüğüm en büyük yanlışlardan birisi IŞİD’in küçümsenmesi. Maalesef IŞİD’i küçümseyenler arasına önceki gün HaberTürk gazetesine verdiği röportajla DİB Başkanı Mehmet Görmez de katıldı.

Önce şu tabloya, ardından Sayın Görmez’in verdiği röportaja bakalım. Bayram öncesinde Yemen Mukalla’da 43, İstanbul Atatürk Havalimanında 45, Bengaldeş Dakka Lokantasında 20, Bağdat’ta 272 kişi. Son bir yılda IŞİD’in sadece Türkiye topraklarında yaptığı eylem sayısı 17 ve ölü sayısı 200’u aşkın.

Pekâlâ, DİB Başkanı ne diyor? “Bir tek kişi bile katılsa tabii ki kendimizi mesul sayarız” dedikten sonra ülkemizde bu tür aşırı düşüncelerin başka ülkelerle mukayese kabul etmeyecek ölçüde az olduğunu söylüyor. Ama gerçekler böyle demiyor. Dünyaca ünlü PEW Araştırma Merkezi’nin yaptığı ankette IŞİD’e sempati ile bakan insan sayımızın yüzde 8 olduğu görülüyor. Bu oran Pakistan’da yüzde 9.

Bundan daha detaylı sonuçların yer aldığı ve Ağustos 2015 ile Nisan 2016 tarihleri arasında bağımsız ve tarafsız bir ekibin Türkiye ve IŞİD ekseninde yaptığı araştırma sonuçları ise çok daha ürpertici. Raporda Türkiye’den IŞİD, el-Nusra saflarına katılan eylemci sayısı 5 bin 200 ile 9 bin kişi arasında olarak tespit edilmiş. Şimdiye kadar bu terör örgütü ile girilen mücadelelerde öldürülen kişilerin hepsinin Türkiye’den katılanlar olduğu düşünülürse, şu an itibariyle IŞİD saflarında bin 800 ila 3 bin kişi arasında vatandaşımız olduğu tahmini yapılıyor.

Ve daha da garibi hangi ilimizden kaç kişi IŞİD’e katılmış bunun listesi veriliyor. İhtimal devletin arşivlerinde bunların isimleri de vardır. Şimdi, daha ailelerin dâhil olmadığı bu rakam az mı ki Sayın Görmez başka ülkelerle mukayese kabul etmeyecek ölçüde az diyor?

Başkan bu tespitini – bence doğru kelime temenni ve ümit – “bu toprakların inşa ettiği din anlayışına” bağlıyor. Doğru, bu topraklar bir zamanlar kesret içinde vahdeti yakalamış, insanımız hiç kimsenin dini, etnik, cinsi, mesleki kimliklerine bakmadan herkesle uyum içinde yaşamış. “Yaratılanı Yaratan’dan ötürü hoş gören” bir zihniyetin temsilcisi olmuş. Ama ya şimdi?

Dünde bugünü yaşamayalım. Dünü destanlaştırarak bugünkü gerçekleri görmezlikten gelmeyelim. Zira bu bakış açısı bize, bırakın yarınları inşa etmeyi bugünü de ıskalamayı netice verir. Nitekim bugün iktidarın IŞİD konusundaki bu duyarsızlığının bedelini ödüyoruz bugün ve böyle devam ederse yakın gelecekte çok daha büyük bedellerini ödeyeceğiz.

Yine sözü Cemaat’e getirdi demeyin ama bu gerçeği lütfen görün; hayatını dinine, milletine ve kültürüne adamış Fethullah Gülen ve onun yol rehberliği içinde yol alanlar bugün “MGK ve Bakanlar Kurulu kararıyla” terörist ilan edilir, sayıları binleri bulan hayırsever vatandaşlar hapishanelerde ömür tüketirken, gerçek IŞİD teröristleri karakolun ön kapısından girip arka kapısından çıkmaktadır.

Allah’ı ve Hz. Peygamberi anlatan kitapların, sırf Fethullah Gülen imzasını taşıdığı için satışı yasaklanır, içinde makalesi var veya ismi geçiyor diye aylık dergiler basılmazken, IŞİD’in terör propagandası yaptığı kitaplar ve dergiler serbestçe basılmakta, satılmakta hatta cami çıkışlarında, otobüs duraklarında bedava dağıtılmaktadır. 4-5 gün boyunca IŞİD ile alakalı gerçekleri manşet yaptı diye Yeni Hayat ve Yarına Bakış gibi gazetelere internet erişimi yasağı getirilmektedir.

İktidar erkinin bu aymazlıktan bir an önce uyanmasını beklerken, uykuya devam etmeyi işaret eden ninni mesabesinde sözlerle halkın duyarsızlığına hizmet edecek düşüncelerden vazgeçelim derim. Aksi hâlde “din afyondur” değirmenine şu taşıyan insanlara haklılık kazandırmış olursunuz. Yoksa uyanmak için IŞİD’in kapı zilimizi çalmasını mı bekliyoruz? Yukarıdaki tablo bu zilin defalarca çalındığını göstermiyor mu?

09.07.2016 23:18