TAKİP ET

Hoş geldin, safalar getirdin Yeni Hayat

28 Şubat’ın isim babası benim hatırladığım kadarıyla Cengiz Çandar’dır. “Post-Modern Darbe” demişti Çandar 28 Şubat zulmünün zirve yaptığı dönemlere.

Benim tahlillerime göre Çandar Türkiye’nin yetiştirdiği en kaliteli ve uzman gazetecilik kavramının ülkemizde yerleşmesinde büyük katkıları olan birisidir. Bilginin, ufkun, tecrübenin prim yaptığı bir zamanların Türkiye’sinde Orta Doğu denildiği zaman akla gelen ilk isimdi o. İşte bu isim 40 yıllık meslek hayatını kendi iradesiyle noktaladı. Çalışmış olduğu Radikal gazetesinin kapatılmasının bu kararda etkisi büyük.

Çandar çoklarının “Sivil Darbe, Sivil Vesayet” adını verdiği ve hala içinde yaşadığımız sürece ne diyor bilmiyorum ama bu süreçte Doğan Grubu’nun da içinde bulunduğu basının AKP hükümeti karşısında almış olduğu tavrı “rükûda” diye tasvir etmişti iki yıl önce. Gazeteciliği bıraktıktan sonra T 24’e geçen hafta verdiği röportajda ise bu tasviri değişen hadiselerin seyrine bakarak bir adım daha ileri götürdü ve aynen şunları söyledi: “İki sene önce verdiğim bir söyleşide, medya alanında neredeyse herkes secdede, benim içinde bulunduğum grup ise rükûda” demiştim. Bugün geldiğimiz noktada benim birkaç gün öncesine kadar içinde bulunmuş olduğum grup rükûdan secdeye de geçmedi, yere kapaklandı.”

Buraya bir şerh düşmek istiyorum; Çandar’ın iki yıl önce verdiği röportaj esnasında iktidarın baskılarına boyun eğmeden yoluna devam eden, müzmin muhalefet değil gazeteciliğin “kamu adına denetim” “kamuyu doğru bilgilendirme” misyonunu yere kapaklanma bir yana secdeye ve rükûya da gitmeden elif gibi dimdik kıyamda durarak devam ettiren, eğriye eğri doğruya doğru diyen gazeteler vardı. Bugün ve Zaman gazeteleri dostun ve düşmanın ittifakıyla bunun örneğini teşkil eden iki gazeteydi. Ne yazık ki onlar bugün yoklar. Neredeler? Ben cevabını vereyim; sivil vesayet karşısında diklenmeden dik durmanın bedelini ödediler. Kayyımların kıyımına maruz kaldılar. Bugün Gazetesi tarih sahnesinden çekildi. Zaman’a gelince 3 binlere kadar düşen tirajıyla yayınlanıyor ama havuzun kirli sularında boğulan iktidar borazanı gazetelerden farksız can çekişen haliyle.

Net konuşalım, hayatı bugünden ibaret görenlerin zulüm politikalarında başarılı olması mümkün değildir. İki şeyden dolayı. Birincisi; hayat bugünden ibaret değildir. Bugünün yarını da vardır. İkincisi; tarihten nice örneklerini gördüğümüz üzere zulmün devam etmesi ve kalıcı olması imkansızdır. O zaman dünde takılıp kalmanın bir anlamı yok. Durdukları kıyam pozisyonunun doğruluğuna inananların yapacağı şey, dünü bir kenara bırakıp, oradan ibretler çıkartıp yarınlara odaklanarak hayatı yeninden planlama ve bugünü öylece değerlendirmeleridir. İşte dünün Bugün’ü ve Zaman’ı, Meydan’ı terk etmeden Özgür Düşünce perspektifinden Yarına Bakış atfetmekte ve Yeni Hayat deyip, her gün yenilen bugünü ve her an yenilenzamanı ter ü taze haliyle yaşamayı ve yaşatmayı hedeflemektedir.

Bu hedefin hayat bulabilmesi için öncelikle Allah’ın izni ve arkasından okuyucunun maddi-manevi desteğine ihtiyacımız var. Allah’ın izni konusunda, niyetlerimiz sahih, ellerimiz havada O’nun dergahına iltica etmiş ve iznini talep ediyoruz. Amacımız tuhaf zamanlardan geçen ülkemizde insanımıza faydalı olmak. Gazete vesilesiyle iyiyi, güzeli, doğruyu anlatabilmek. İyiliğe destek kötülüğe engel olabilmek.

Okuyucu desteğine gelince; bütün dünyanın ittifakıyla zulme maruz kalan bir avuç gazeteci Yeni Hayat’la sabır gösteriyor. Yanlış okumadınız; sabır dedim. Sabır, bizim kültürümüzde yanlış anlaşılan bir kavramdır. Kelimenin Arapçadaki sözlük manasına, Kur’an ve hadislerde geçen bağlamına bakarsanız görürsünüz ki; sabır başa geleni sineye çekme ve bir kenara çekilip miskin miskin oturma demek değildir. Aksine sabır, başa gelen musibetleri savma, mücadele etme, kararlılık gösterme, dik durma, direnç gösterme demektir. Bu noktada arzumuz bu sabırda sizlerin de bizlerin yanında yer almasıdır. Karşımıza çıkartılan bin bir zorluğu birlikte göğüslemektir. Kaldı bu Allah’ın emri değil midir: “Ey iman edenler! Zorluklara karşı azim ve kararlılıkla direnin ve bu direnişte birbirinizle dayanışma ve yarışma içinde olun, mevzilerinizi koruyun ve Allah’a karşı sorumluluk bilincini kuşanın ki ebedi saadete erebilesiniz.” (3/200)

Merhaba Yeni Hayat. Hoş geldin, safalar getirdin.

28.04.2016 20:27