TAKİP ET

Unutarak ya da hata ile oruç bozmanın sonuçları!

Orucun başladığı ilk günlerde ‘unutarak’ yahut ‘hata’ ile oruç bozmalara maruz kalınır. Bilhassa ilk günlerde maruz kalınan böylesi oruç bozmalar oruçluyu şaşırtabilir. Halbuki unutarak bozma ile hata ile bozmayı ayırıp hükümlerini bilse, ona göre hareket eder, bir endişe ve şaşırma da söz konusu olmaz.

Nitekim unutarak oruç bozmalarda hiçbir şey gerekmezken hata ile oruç bozmalarda kaza lazım gelir, o günkü orucu sonra yeniden tutmak icap eder.

İsterseniz çok karşılaşılan bu hata ile unutarak oruç bozmaları misalleriyle açıklayalım.

Mesela, oruçlu insan abdest alırken yahut gusül sırasında ağzına burnuna su çekerken boğazından aşağıya su kaçırmamaya dikkat etmesi gerekir. Ancak böyle dikkatine rağmen bir hata sonucu boğazından aşağıya su kaçırırsa bu hata ile bozma olur. Bu oruca yine devam eder. Ancak Ramazan’dan sonra ilk fırsatta hata ile bozduğu bu orucunu yeniden tutarak kaza eder. Borçtan kurtulur.

Demek oluyor ki oruçlu, abdest alırken yahut banyo yaparken dikkat etmeli, ağızdan burundan içeriye su kaçırmamalıdır. Şayet bir hata olur da boğazdan aşağıya su kaçırırsa oruca yine devam eder, ancak bu orucu bayramdan sonra yeniden tutarak kaza eder, böylece bozduğu orucun borcundan kurtulmuş olur.

Bundan dolayıdır ki gusülde ağız ve burun içini iyice yıkamak gerektiği halde, oruçlu iken fazlasına ihtiyaç duyulmaz. İçeriye su kaçmayacak şekilde yıkamakla yetinilir.

Hata ile oruç bozmaya ait başka misaller de verilebilir.. İftarda saatine bakan oruçlu:

-Oooo!. Vakit gelmiş de haberimiz yokmuş! diyerek orucunu açsa, yahut dışarıdan başka şehrin televizyondaki ezanını işiterek kendi şehrinin ezanı okunuyor zannederek orucunu açsa, sonradan anlaşılsa ki, saatine yanlış bakmış, işittiği ezan da başka şehrin ezanı imiş, vakit girmeden orucunu bozmuş.

İşte bu orucun da sonra kazası lazım gelir. Çünkü bu da hata ile bozulan oruçtandır.

Bunun sahurdaki misali de şudur.

-Henüz imsak girmedi zannıyla yemeye devam etse, halbuki yediği sıralarda imsak girip oruç başladığı sonradan anlaşılsa, o oruca da yine devam edilir. Ancak Ramazan’dan sonraki bir günde hata ile bozulan bu oruçta kaza edilerek borçtan kurtulma çaresi bulunulmuş olur.

Hata ile oruç bozmanın hükümlerine böylece baktıktan sonra bir de ‘unutarak’ yani oruçlu olduğunu hatırlamayarak bozmanın hükümlerine de bakalım.

-Mümkündür ki, insan oruçlu olduğunu unutmuş, bir şey yiyor, yahut içiyor olsun. Böyle birinin yapacağı ilk iş, oruçlu olduğunu hatırladığı anda hemen yemeyi-içmeyi durdurup ağzındakini derhal dışarıya çıkarıp orucuna hiçbir şey olmamış gibi devam etmektir.

Çünkü unutarak bozulan oruçların kazası da lazım gelmez. Bir cezası da söz konusu olmaz. Rabb’imiz kulunu bağışlamaktadır unutarak bozmasını. Yeter ki hatırladığı anda hemen vazgeçsin yeme, içmeyi durdurup orucuna devam etsin.

– Şayet, unutarak oruç bozmadan sonra artık orucum bozuldu diyerek yemeyi sürdürürse işte tehlike o zaman söz konusu olur. Bu bilerek yemeye iki ay kefaret orucu tutması lazım gelir diyenler (az da olsa) vardır… Ancak kasıtlı yemediğinden  kefaret gerekmez diyenler de çoğunluktadır.

Durum böyle tehlikeli olunca, dikkatli olmalı, orucu bozma gibi bir unutkanlığa düşmemeli, düşülmüş olursa hemen ağızdakini çıkarıp tutmayı sürdürmeli, orucum bozuldu diyerek yemeye devam etme gibi bir hataya düşmemeli, kaza etme borcunu yüklenmemelidir..

Özetleyecek olursak diyebiliriz ki:

1- Unutarak oruç bozmalara bir şey lazım gelmiyor. Hatırlayınca hemen vazgeçmek gerekiyor..

2- Hata ile oruç bozmalara ise gününe gün olarak kaza lazım geliyor..

Gelelim (unutarak değil, hata ile de değil) belki bilerek, kasten oruç bozmalara!

İşte büyük tehlike ve korkulacak durum burada.. Çünkü özürsüz oruç bozmalarda, kefaret yüklenmek söz konusu oluyor. Nefsine, şeytanına uyup imsaktan sonra, iftardan önceki oruç vakti içinde, başladığı orucunu özürsüz bozan adam artık bozduğu tek oruç için tam iki ay hem de hiç ara vermeden kefaret orucu tutma borcunu yüklenmiş olur.  Ramazan içinde keyfî olarak orucunu bozduğu, ayın hürmetini ayaklar altına aldığı, yaratanına isyan bayrağı açtığı için böylesine ağır iki aylık oruç tutma cezasını yüklenmiş olur.

Şayet bu oruç bozmalar, iftara kadar dayanılması zor bir hastalık ve rahatsızlık gibi ciddi bir özürden dolayı olmuşsa, buna kefaret değil sadece kaza lazım gelir. Çünkü oruç bozma nefsine uyarak, keyfî şekilde olmamış, sıhhi bir zaruretten dolayı mecbur kalınarak gerçekleşmiştir.

Rabb’imiz ibadetlerimizi bilerek yapmayı nasip eylesin!

23.06.2015 22:30