TAKİP ET

Siz de sofranızda bu duygular içinde misiniz?

Müslüman’ın sofrasını anlatan siyer alimleri, sofrada (dört şeyin farz, dört şeyin sünnet, dört şeyin de edep) olduğuna işarette bulunmuş, bunların sofrada düşünülmesi gerektiğine de dikkat çekmişlerdir.

En başta sofradaki dört farzı şöyle sıralamışlar:

1-Sofrada yenilecek yemeğin helal olması, haram yolla kazanılmış olmaması.

2-Helal yemeği Allah’ın ihsan ettiği sıhhat ve verdiği fırsat ile kazandığını düşünüp hep şükür duyguları içinde yenmesi.

3-Kendine layık olanın verilen nimet olduğunu düşünmesi, bunu küçümseyip de şikâyet duygusuna kaymaması, ‘bundan da mahrum olanlar var’ diyerek hep haline şükretme duygusu içinde olması.

4-Yediği yemeğin verdiği kuvvetle Allah’a (cc) itaat edip emirlerini yerine getirme niyet ve azminde olması.. sofranın farzlarından sayılmıştır.
Sofradaki dört sünnet de şöyle sıralanmış:

1-Sofraya elleri yıkadıktan sonra oturup besmele ile başlamak.

2-Yemeğe devam ederken, bu nimetleri ihsan edeni düşünüp şükür duyguları içinde yemek.

3-Yemekten ‘elhamdülillah’ diyerek kalkıp yine el yıkayarak yerine oturmak.

4-Yer sofrasında yiyorsa, sağ dizini midesine kuvvet verecek şekilde dikip sol dizi yere yatırarak üzerine oturmak. Yani sofrada (zikirfikir-şükür) duyguları içinde olmak.

Sofradaki bu duyguları da şöyle sıralamışlar:

-Başta Bismillah demek zikirdir, ortada bu nimeti vereni düşünerek yemek fikirdir, sonunda Elhamdülillah diyerek kalkmak da şükürdür!.

Sofranın dört edebini ise şöyle dikkate vermişler:

1-Yemeğe kendi önünden başlamak, başkasının önüne uzanmak gibi bir dalgınlığa düşmemek.

2-Lokmayı küçük alıp, başkasını rahatsız etmeyecek şekilde ağzı kapalı çiğnemek.

3-Yemek boyunca başkasının ağzındaki lokmaya bakmaktan da kaçınmak.

4-Şüpheyi çekecek şekilde yemeği koklamamak, üflemekle yenecek sıcaklıkta ise soğuyuncaya kadar beklemek.

Sofrada görgüsüzlük sayılan hallerden kaçınmayı da şöyle ifade etmişler:

1-Beklenenler gelmeden yemeğe başlamaktan kaçınmak.

2-Lokma ağızda iken konuşarak ağız içindeki çiğnemin görülmesine yol açmamak. Lokmayı çiğnerken ağız şapırdatıp tiksinmelere sebep olmamak.

3-Bardaktaki suyun birazını içip gerisini bekleterek bardaktan başkasının istifadesine engel olmamak. Bu üç görgü kuralına dikkat etmeyen kimse kıtlıktan çıkmış aç insan gibi görülür, görgüsüz ve sabırsız insan diye de tarif edilir.

Sofrada iştiha varken çekilmeyip tıka basa yemenin zararları da şöyle ifade edilir:

1-Çok yemekte ısrar eden kimsenin kalbinde Allah korkusuna ait hassasiyet azalmaya başlar.

2-Acıma, şefkat etme hissi körleşir, acımasız, şefkatsiz insan haline dönüşür.

3-Şevkle yaptığı ibadetlerini isteksiz şekilde yapmaya başlar.

4-Hikmetli bir söz işitse takdir etme duygusu azalır.

5-Kendisi değerli bir söz söylese değersiz söz gibi karşılanır.

Bunlardan dolayı sofrada çok yemeyip mide üç bölüme ayrılır. Bir kısmı yemek için, bir kısmı su için, bir kısmı da rahat nefes almak için.. Nefes almaya yer bırakmayacak kadar mideyi doldurmak, hastalığa kendi isteğiyle davetiyle çıkarmak şeklinde yorumlanır.

Besmele ile başlayacağınız yemekleriniz afiyet olsun.

16.03.2015 20:30