TAKİP ET

Herkesin oruç tuttuğu Ramazan’da kimler tutmayabilir?

Rabb’imiz sonsuz merhamet sahibidir. Bütün sene boyunca verdiği nimetlerine karşı serbest bıraktığı kullarını, sadece bir aylık oruç ibadetiyle mükellef kılmış, hem sıhhatlerini kazanmaları hem de sahip oldukları nimetlerin farkına varmaları için günahlarının affına sebep olacak bir aylık açlık imtihanına tabi tutmuş tüm mümin kullarını.

Bu açlık imtihanında irade zaafı göstermeyip oruçlarını tutanlar çok şey kazanırlar, hiçbir şey kaybetmezler. Tutmayanlar ise hiçbir şey kazanmazlar; ama (ebedi hayatları adına) çok şey kaybederler.

Bunun için nefse ve şeytana uymayan irade kahramanı müminler, Ramazan-ı Şerif’in şanına ait hürmeti çiğnemeyerek tüm Müslümanlarla birlikte oruç tutarlar, yine herkesle birlikte iftar ederler, bayrama da kulluk görevlerini yerine getirerek ulaşırlar. Böylece bir aylık irade imtihanından yüz akıyla çıkar, şükür duyguları içinde toplumla birlikte bayram yapar, mutluluk ve huzura ortak olurlar.

Bununla beraber, yine sonsuz merhamet ve şefkatin sahibi Rabb’imiz, kullarının oruç tutamayacak durumda olanlarını da ayırır, onlara oruçlarını ileride özürleri geçince tutma izni de verir.

-Kimler Ramazan’da herkes oruçlu iken oruçlarını tehir edip sonra tutma iznine sahip olan bu mazeretli masumlar? Bunları kısaca şöyle sıralayabiliriz.

1-En başta oruç tutacak erginlik yaşına erişmemiş çocuklar: Bunlar erginlik yaşına ulaşmadıkça oruç tutmakla yükümlü olmazlar. Tutarlarsa sevabı, onları alıştıranlara da şamil olur. Mükellefiyet yaşının son sınırı, on beş yaş denmişse de esas yükümlülük, kızlarda özel hal, erkek çocuklarda ihtilam olma durumunun başlamasıyla kesinleşmiş olur. Bu tespitler yapılamazsa on beş yaş son mükellefiyet yaşı olarak kabul edilir.

2-Oruç tutma gücünü kendinde bulamayan yaşlılar: Bunlar oruç tutmaları halinde halsizlikleri daha da artarak zor durumda kalacaklarsa tutmazlar. Bu yaşlıların maddi imkanı müsait olanları, tutamadıkları her oruç başına birer fitre verirler yoksula. Oruçlarını yoksula verdikleri bu fitre miktarı fidyelerle tutmuş sayılırlar. Her oruç başına bir fitre veremeyecek durumda olanlardan ise Rabb’imiz onu da bağışlar, borçlu da kalmazlar.

3-Yaşlı değil, fakat hasta olanlar: Oruç tutacak olurlarsa hastalıkları fazlalaşacak, sıhhatleri daha da bozulacaksa sıhhatine kavuşunca tutmaya niyet ederek beklerler. İyileşince tutarlar.

4-Hamile hanımlar: Taşıdıkları çocuklarına bir zarar geleceğini düşünüyorlarsa doğumdan sonraki müsait devrede tutmaya niyet ederek oruçlarını tehir ederler.

5-Doğumdan sonra çocuk emdirmekte olan anneler: Oruçlu iken sütün azalacağını, emen çocuğun ya da annenin zarar göreceğini düşünüyorlarsa oruçlarını tehir eder, sonra tutarlar.

6-Her ay belli günlerdeki özürleri başlamış bulunan hanımlar: Bunlar da oruçlarını bu halleri başlayınca bırakırlar; bitince başlarlar. Bu özürlerini başlatmamak için önceden ilaç almaya mecbur değiller.

7-Seferde (yolcu) olanlar: Oruç günlerinde doksan kilometreden az olmayan yolculuğa çıkmış bulunanlar, tutarlarsa sevaplısını tercih etmiş olurlar, tutmazlarsa verilen ruhsattan istifade etmiş sayılırlar, vebale girmiş olmazlar.

Ramazan’ın ilk günlerinde karıştırılan orucun başlama vakti olan (imsak) dakikası  ile bitme vakti olan iftar dakikasını iyi tespit etmek gerekmektedir. Şöyle ki:

-Oruç, sabaha karşı takvimlerdeki imsak dakikasının girmesiyle başlar, akşam da iftar dakikasının girmesiyle biter. Bu giriş ve çıkış sınırları içinde oruçlu bulunan insan, yeme, içme gibi orucu bozucu hallerden kesinlikle uzak durur. Ancak unutarak orucunu bozacak olursa hatırladığı anda hemen ağzındakini dışarıya çıkarır, orucuna yine devam eder. Çünkü Rabb’imiz unutarak oruç bozmadan sorumlu tutmuyor kullarını.

Ancak unutarak orucunu yiyen insan, nasıl olsa orucumu bozdum diyerek yemeye devam etmemeli, hemen ağzındakini çıkarıp orucuna devam etmelidir. Hatırına geldiği halde orucum bozuldu diye yemeye devam eden adam, o orucu sonra tekrar tutmaya mecbur olur. Hatta kefaret cezası gerekir diyenler bile vardır. Onun için bu inceliğe dikkat etmek gerekmektedir.

Ramazan-ı Şerif boyunca bu gibi önemli meselelere dikkat çekmeye gayret edeceğim inşallah.

17.06.2015 18:30