TAKİP ET

Evet, tutulacak sulh yolu hayırlı yoldur!

Hep mutedil yazılarıyla dikkatimizi çeken Ali Bulaç kardeşimiz, Mescid-i Nebevi’de yazdığı makalesinde düşündüklerini böyle dile getirmektedir.

Ben de bu “Sulh yolunu tutalım!” teklifine, sahip çıkılacak derecede bir görev olarak bakıyor, kardeşler arasındaki gerilimi gidermenin yine kardeşlerin iradesine bırakılan bir imtihanımız olduğunu anlatan (Kırık Testi)’den derlediğim önemli bir bilgilendirme yazısını da, bir daha arz etme ihtiyacı hissediyorum. Bakalım fert fert hepimiz neden sorumlu tutulmuşuz sulh yolunda birlik beraberliği sağlamaktan, bir daha hatırlayalım istedim.

******

Efendimiz (sas) ümmet-i Muhammed’in kökten ve toptan yok edilmemesi, umumi bir kıtlığa maruz kalmaması ve çoğunu helak edecek bir düşmanın onlara musallat kılınmaması için Cenâb-ı Hakk’a dua dua yalvarmış ve Allah (cc) Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm’ın bu duasını kabul buyurmuştur!.

Buna göre bu ümmet, umumi bir helake uğramayacağı gibi, devamlı olarak başkalarının hâkimiyeti altında da kalmayacaktır! Bu çok sevindirici bir sonuçtur.

Ancak Efendimiz’in (sas) bu ümmetin kendi arasında birbirleriyle vuruşmamaları, birbirlerine düşmemeleri için yapmış olduğu duası, Cenâb-ı Hak tarafından kabul buyurulmadığı ifade edilmiştir. (Müslim, Fiten, 19/20)

İşte bu son talebin kabul edilmeyiş hikmetine bakıldığında her birimizin şu imtihan sorumluluğumuz ortaya çıkmaktadır.

Birlik beraberlik konusu, insanların kendi iradeleriyle kazanacakları bir husustur. Zira insan, akıl ve şuur sahibi bir varlıktır. Kendi iradesi işin içinde olmadan sürü gibi güdülmek, bir yere toplanmak, ağaçlar gibi üst üste yığılıp bir arada bulunmak, insan haysiyet ve şerefine terstir!. Bunun yerine insanın, iradesinin hakkını vererek bir arada yaşayabilme ve başkalarıyla beraberlik tesis edebilme yollarını araştırması ve birliğini korumaimtihanındanbaşarıilegeçmesi gerekir!.

Cenâb-ı Hak, İlahî kelamında farklı âyet-i kerimelerde tekrar tekrar insanların birbiriyle imtihan edileceğini ifade buyurarak ümmet-i Muhammed’in maruz kalabileceği bu büyük fitne imtihanı hususunda bizi ikaz etmektedir.

-“Bazınızı bazınızla imtihan edeceğiz!” (En’am Sû resi,6/53)

Evet, Allah (cc) bizi pek çok şeylerle imtihan etmektedir..

İşte bu imtihanlardan biri de (bazımızın bazımızla imtihan) edilmesidir. Çünkü Allah (cc) insan nevinde değişik neviler yaratmıştır. İnsanlardan her bir fert, başlı başına bir nev gibidir. Herkesin mizaç ve huyu farklıdır. Kimse kimseye benzemez. Allah insanları bu şekilde farklı farklı yaratmakla, esma-i ilâhiye ve sıfat-ı sübhaniyesinin tecellilerini gösteriyor. Ve aynı zamanda bununla bizi imtihan ediyor ve imtihanda başarılı olanlara İlahi mükâfatlar vaat ediyor. Nitekim senin huyun onun huyuna uymadığı gibi, onun huyu da sana uymayacak. Sen ayrı bir meşrebin çocuğu, o ayrı bir mizacın evladı olacaktır. Aranızdaki bütün bu farklılıklara rağmen, iradenizi kullanarak beraber yaşayabilmenin yollarını arayacak, birlik beraberliği koruma yönünde özel gayretler göstererek imtihanı kazanacaksınız!.

Bu yüzden fertler arasında oluşan küslük ve kırgınlıklardan sonra ilk defa özür dileyip “kusura bakma kardeşim, hakkını helal et..” diyerek el uzatan kimse, birlik beraberliği koruma kahramanı sayılmıştır. Bir hadis-i şerifte Efendimiz (sas), bu hususa işaret ederken, birbirine küsen iki kişiden hayırlı olanı, önce selâm vererek arayı önce düzeltmeye çalışan olduğuna dikkat çekmiştir.

Diyebiliriz ki, eğer birlik beraberliği sağlamanın bizim irademize bırakılan imtihanımız olduğunu biliyorsak, kardeşliğimizi zedeleyecek her türlü itici ve uzaklaştırıcı duygu ve davranışın bizleri etkilemesine fırsat vermemeli, bize sırtını döneni dahi kucaklama yolları arayarak beraberliğimizi koruma gayret ve azminde olmalıyız.

Çünkü birlik beraberliği korumayı kullarının imtihanı olarak takdir eden Rabb’imiz, önce sevgi ile selam verip tebessümle el uzatanı, imtihanı önce kazanan barış kahramanı olarak derecelendirmektedir..

Biz bu derecelendirmede yerimizi alma azminde olmalıyız.

02.02.2015 21:30