TAKİP ET
Abdullah Aymaz

Abdullah Aymaz

Titiz ve huysuz atın düşündürdükleri

Kastamonu Lâhikası’nın son bölümlerinde anlatılan titiz bir atın hikâyesinden çıkarılan ibretli hikmetler açısından başımıza gelen sıkıntılara bambaşka bir açıdan bakabiliriz… Üstad Bediüzzaman Hazretleri diyor ki:

“Bugün, dört saat evvel ben yalnız, Karadağ’ın hâlî (kimsesiz) ormanları içindeydim. Gayet titiz bir ata binmiştim. Ben binerken, birden dizgin kayışı koptu. O da ürktü, ma’reke takıldı. Beni öyle fena bir tarzda çiftelerle yere düşürdü. Ben o halde sağ elim, sol ayağım kırılmış gibi ihtimal verdiğim gibi, vaziyet de öyle gösteriyordu. At da başkasının malı. Etrafta kimse yok ki imdada yetişsin. (…) Bu küçük musibette dokuz cihette niyet olduğunu tasdik ettik. (…) Halimi soranlara dedim ki: Hem nazar, hem ervah-ı gayr-i tayyibe (habîs ruhlar, şeytanlar) cihetinden başıma gelen bu musibet, İlâhî rahmetle, on âdetten bire indi, dokuzu nimet oldu. Bâkî kalan birisi de dokuz menfaati  oldu.

Birinci menfaati: Hastalıkla her saat ibadeti, dokuz saat ibadet hükmüne getirdi.

İkinci faydası: On beş tane Hastalar Risalesi’ni (Yirmi Beşinci Lem’a), tam zevkle tashih etmek ve bu hastalık zamanında, hastalara ve muhtaç olanlara çabuk yetiştirmeye sebep oldu.

Üçüncü faydası: Eski Said’i, Yeni Said’e kalbedip değiştiren eski bir hastalık gibi, şimdi de Risale-i Nur’un parlak bir tarzda neşredilmesi, Yeni Said’i de dünyayla  bir derece alâkadar ettiği cihetle, o hâlin zararından kurtulmaya sebep oldu.

Dördüncüsü: Bu mübarek aylarda, pek çok iştiyak ve ihtiyaçla fazla uhrevî amellerde bulunmak arzusuyla beraber, mevsim ve bazı sebepler cihetiyle muvaffak olamayarak fazla müteessir idim. Bu hastalık tam bu aylara lâyık bir tarzda, hastalıktan gelen ihlâs ve sevap çokluğu cihetiyle büyük bir menfaati oldu. Beni gündüzde dağ ve bağları gezmekten men ettiği gibi gece uyku ve gafletten kurtarıp tam bir tazarru ve niyaz ile geceleri ihyaya sebep oldu.

Beşincisi: Geçenki Ramazan’daki hastalık gibi, bu hastalık da, fedâkâr kardeşlerimin şefkatlerini heyecana getirip, benim hesabıma uhrevî amellerin bir nevi zekâtını vermek; nâkıs kusurlu sermayemi, birden ona, belki yüze ve bine çıkarmaya sebep olmasıdır.

Altıncı faydası: Hastalara, yirmi beş, îmanî deva  veren Hastalar Risalesi’nin ilaçlarını nefsimde tatbik ederek ayn-ı hakikat olduğunu tasdik edip, asap ve sinirden gelen ziyade hassasiyetimden kıymetsiz, fâni işleri lüzumsuz ve endişeli meraktan, faydasız ve zararlı alâkadan bir derece kurtulmaya sebep olmasıdır.

Yedinci faydası: Risale-i Nur’un ehemmiyetli bir talebesinin ehemmiyetli bir hatasını tamir etmesidir. Şimdilik bu ehemmiyetli faydayı izah etmek münasip değil.

Sekizinci faydası: (özetle) Şahsıma ait hizmetle ilgili, kumandan hizmetinde bulunmaktan gelen uhrevî zevki ve şerefi ve dünyada uhrevî meyvesini gösteren hizmet-i imaniyenin şahsıma ait  lezzeti ve imtiyazı ihlâs sırrı için bırakmak ve kardeşlerime havale etmek ve onların şeref ve zevkleriyle iktifa etmeye nefs-i emmârem de muvafakat ederek, dünyanın bu uhrevî ve güzel yüzünde gözünü kapamak, eceli ve ölümü ferahla karşılamaya tam kabul etmesidir.

Dokuzuncu faydası: (özetle) Çoktan beri benim hususî bir virdim olan İsm-i Azam ve Besmele ile dokuz âyeti izhar etmeye sebep olmasıdır…

İşte görüyoruz ki, Üstad Hazretleri, titiz bir attan düşüp hastalanmasında bile birçok faydalar buluyor. Hayrı da, şerri de Allah yarattığına ve yarattığı her şeyde güzellik ve hayır cihetleri bulunduğuna göre biz de içinden geçmekte olduğumuz süreci böyle okumaya mecburuz.

01.02.2016 17:07